Giriş
(8)

Aslında ölmediğini düşündüğünüz ünlüler?

yakalayamadığın.ışıklar
Öldüğü belirtilen ama ölmediğini düşündüğünüz ünlüler?
Öldüğü belirtilen ama ölmediğini düşündüğünüz ünlüler?
0
yakalayamadığın.ışıklar
(07.06.26)
Jeffrey Epstein
+4
sadegazoz
(07.06.26)
Jim Morrison, o zaman ölmedi, simdiye yasadigini sanmiyorum gerci
0
sadegazoz
(07.06.26)
cem garipoglu
+12
banach
(07.06.26)
tupac
0
denizgonen
(07.06.26)
Adolf hitler. Su anda 140 yasinda da olsa arjantin'de bir yerde yasiyordur.
+2
baldur2
(07.06.26)
Hazreti İsa aleyhisselam.

Düşünmekten öte müslümanlar kesin olarak böyle inanır .
-1
diyecevaplandı
(07.06.26)
Rasim Öztekin.
0
kizil karga
(07.06.26)
ye
-2
Hallegadola
(08.06.26)
(5)

Eve kertenkele girdi

egerbiryolcu
Holde gordum derin dondurucunun arkasına girdi. Yanda oda var oraya geçti mi hala dondurucu arkasında mi bekliyo bilmiyorum. Nasıl bir planlama yapayım da cikartayim. Bu bölümde eşya pek yok ama odalara girerse sıkıntı olacak :/
Holde gordum derin dondurucunun arkasına girdi. Yanda oda var oraya geçti mi hala dondurucu arkasında mi bekliyo bilmiyorum. Nasıl bir planlama yapayım da cikartayim. Bu bölümde eşya pek yok ama odalara girerse sıkıntı olacak :/
0
egerbiryolcu
(05.06.26)
Zararsızdır. Öldürmeyin, yol açın cama/kapıya doğru, arkasından fiti fiti yapın ürküp kaçar zaten en kısa yoldan. Ama bir yerlere saklanma eğiliminde olur, yol boyunca saklanacağı bir yer olmaması lazım.

Edit: Keler’dir o. Süleymancık diye bilinir.
+2
orient blue
(05.06.26)
Geko da olabilir o, yiyecek böcek möcek bulamazsa çıkıp gider kendisi.
0
kizil karga
(05.06.26)
Harika bir şey. Evde sinek böcek bırakmaz. Bırakın yaşasın.
+1
Mirket
(05.06.26)
Cidden severim bu arada sevimli bulurum ama görür görmez çığlık da attım :/ yani huylaniyorum. Hızlı hareket ediyor falan. Uyuduğum yerde oldugu ihtimali de ürkütücü geliyor.
-1
🌸egerbiryolcu
(05.06.26)
İnsana yaklaşmaz. Çok korkak bir hayvandır. Yıllarca, süleymancıklarla bir evde yaşadım. Söylediğin şekilde bir karşılaşma hiç olmadı. İnsan kokusu sinmiş alanlardan uzak duruyor olsa gerek.
+1
Mirket
(05.06.26)
(13)

Yeterince su içiyor musunuz?

ekimoloji
Su içememe sorunum var öyle ki bazen başım ağrıyor, su içince hafifliyor. Kolay kolay susamıyorum günlük içtiğim zorla, yaşamak için. Artık düzenli içeceğim diye karar alıyorum ama içemiyorum. Bol su içebilen insanlara imreniyorum sizde durum ne?
Su içememe sorunum var öyle ki bazen başım ağrıyor, su içince hafifliyor. Kolay kolay susamıyorum günlük içtiğim zorla, yaşamak için. Artık düzenli içeceğim diye karar alıyorum ama içemiyorum. Bol su içebilen insanlara imreniyorum sizde durum ne?
0
ekimoloji
(05.06.26)
Su içmek bence acayip abartılan bir konu ya, yani şöyle düşünmek lazım normalde susuz kalsak zaten ölürüz, demek ki aldığımız sıvılardaki suyu vücut kullanıyor bu çaydan geliyor kabul etmem bu kahveden geliyor daha neler köpek demiyor, bence yeteri kadar sıvı tüketiliyorsa sıfır su içerek de rahatlıkla ve aynı konforla hayatımıza devam ederiz, bence asıl kerizlik ihtiyaçtan fazla bol bol su içmekte, içilen suyla birlikte terle çişle atılan elektrolit bizi daha çok bozuyor.
-2
kizil karga
(05.06.26)
Devamli su icmekle, litresini saymakla, devamli cise gitmekle insanlarin yuzde 99'u ugrasmiyor.
0
baldur2
(05.06.26)
Her gün 2 şişe. (500 mL x 2)
-5
arbre
(05.06.26)
günde 5 litreye yakın su içiyorum; çay-kahve hariç, salt su. bunun da kendine göre ciddi zorlukları var ama azaltamıyorum da.
-1
lil siztah
(05.06.26)
Dün görüştüğüm Nefrolog dedi ki:

Ne zaman su içmen gerektiğini vücudun sana söyler.
-2
Mirket
(05.06.26)
gunde ortalama 4lt tuketiyorum. bu aslinda bilerek yaptigim bir sey degil, cocukluktan beri soguk havayi ve soguk suyu severim. sigara ve cay kullanimim cok yuksek. gunde iki tane cortadom kesin var. bir ilac kullaniyorum mesela bogaz kurulugu yapiyor. yani zaten soguk su icmeyi seviyorum, bir de bu faktorler eklenince zorunlu olarak tuketiyorum. ornegin cay iciyorum boyle bir kuruluk hissediyorum. hemen siseyi dikiyorum kafaya zaten 750ml direkt tuketmis oluyorum. ayran da cok tuketiyorum bu arada. bilgisayar basinda olunca da gidiyor acikcasi, ben icecek insaniyim simdi fark ettim. :))
0
arakaali
(05.06.26)
3 aya yakındır evet günde en aşağı 4 litre içiyorum. Hayatimda içmediğim döneme göre dramatik iyileşen bir şey yok. Çok çiş yapıyorum o kadar
0
artıküyeolmakistiyorum
(05.06.26)
19luk damacayı koy önüme hiç usanmadan içerim, o kadar çok severim su içmeyi.
günlük 5 litreye yakın içiyorumdur.
0
my fault
(05.06.26)
evde, iş yerinde elinizin altında şişeleriniz olsun. zorla da olsa için, ama bir dikişte içmenize gerek yok. yudum yudum içseniz bile yetrli su içmiş olursunuz.

bu teyzeden neyiniz eksik? www.youtube.com
0
exlibris
(05.06.26)
günde 2,5 -3 lt. dikkat de ediyorum sandığımızdan daha fazla etkiliyor bizi susuzluk
0
darthvader
(05.06.26)
Bolca içiyorum. Sabah kalktığımda yaptığım ilk iş su içmek
0
gadlemler
(05.06.26)
Böbrek taşı düşürdüm daha önce oluşmasını engellemek adına mecburen içiyorum.
0
black holes in the sky
(06.06.26)
Sürekli bir diyet döngüsü içinde olduğum için kendimi içmeye zorluyorum ama zorlamazsam aklıma bile gelmiyor su içmek.
0
mutekebbir
(06.06.26)
(4)

kreatin ve protein tozu

kojonotsuki
Hangi ürünü kullanıyorsunuz?
Hangi ürünü kullanıyorsunuz?
0
kojonotsuki
(05.06.26)
İkisinde de supplementler.com'un kendi ürünlerini kullanıyorum.
0
kizil karga
(05.06.26)
Decathlon.
0
logisticsmanager
(05.06.26)
sadece creatin kullanıyorum marka olarak da elimdeki bittiğinde hangisi ucuzsa o, kreatin markası farketmiyor.
0
nahtoderfahrung
(05.06.26)
ikisinde de optimum kullanıyorum.
0
false pretension
(05.06.26)
(19)

Kol saati sektörünün Toyotası hangi marka? (Sadece 35 yaş üstü cevaplasın)

sinematematikci
İki tane Tissot saatim var. Artık para kazanma uğruna Swatch grubu, tüm pil değişim işlemlerini bir bakım işlemi haline getirmiş. Aynı arabaların 15.000 bakımı gibi, tüm saatlerin pil değişimi için bile geldiğinde contasının, vidalarının, sızdırmazlık yapıştırıcılarının değişmesini istiyorlar. İstem
İki tane Tissot saatim var. Artık para kazanma uğruna Swatch grubu, tüm pil değişim işlemlerini bir bakım işlemi haline getirmiş. Aynı arabaların 15.000 bakımı gibi, tüm saatlerin pil değişimi için bile geldiğinde contasının, vidalarının, sızdırmazlık yapıştırıcılarının değişmesini istiyorlar. İstemeseniz bile camında çizik varsa, mekanizmasında gecikme varsa vs, zorunlu olarak mekanizma değişimini dayatıyorlar. Yok ben sadece pil değiştireyim desen de kurtulamıyorsun. Yani her iki üç yılda bir pil değişimi için servise gittiğimizde artık mecburen saatin üçte biri gibi bir para dökmek zorunda kalacağız gözüküyor. Bu da benim midemi bulandırdı artık. İki saatimi de satıp, Swatch grubu hariç bir markaya geçmeyi düşünüyorum.

Arabam Toyota Corolla Hibrit. Genel olarak teknolojik ürünlerde tarzım, bir kez alayım uzun süre arıza ve dertsiz şekilde kullanayım, görevini yerine getirsin yeter şeklinde. Fancy saatler, moda markalarının saatleri gibi yeni nesli kandırdıkları tarzdaki saatlerden istemiyorum. Mekanik, pilsiz, 1000-5000 dolar arası bir değerde ne tür saatleri önerirsiniz veya hangi markanın ürünlerini önerirsiniz, onu sormak istedim.

35 yaş altındaki arkadaşlar, sizleri de seviyorum, ama bana modadan etkilenmemiş, olgun adam görüşü gerekiyor.
0
sinematematikci
(01.06.26)
Mekanik saatlerin bakım masrafı swatch pil değişimi ve bakımından fazla olur. Saatin değeri arttıkça bakım masrafı da artar. Mekanik saatlerin bakımı 5 yılda bir yapılması gerekiyor.

Tarzını bilmeden öneri yapmak mümkün değil. Dress watch mı yoksa daha spor modelleri mi seviyorsun veya çalıştığın ortam hangisine uygun, bunlara göre öneri yapmak lazım.

Dress: Tissot visodate, Tissot Le locle
Spor: Longines hydroconquest, Omega speedmaster

17500 USD ye çıkabileceksen Cartier Tank.
0
michael harddd
(01.06.26)
39 yaşındayım. 20 yılı aşkın süredir saatler hobim. Swatch'la başladım. Önce dijital, sonra analog Casio aldım. Ardından Tissot/Hamilton ile devam ettim. 15 senedir de Rolex (önce Milgauss, şimdi de Submariner) kullanıyorum. Özetle, bilgim de tecrübem de az değildir.

Tissot çok güzel bir marka, Tissot'dan çıkmanıza gerek yok. Meseleye Swatch Grup ya da başka bir marka/grup olarak bakmayın. Anormal özel (tourbillon, minute repeater, perpetual calendar vs) bir saatiniz olmadıkça yetkili servis tercih etmeyin, sorun çözülür.

Arkadaşım Omega'sında bir sorun yaşadı. Elbette gitmedik yetkili servise. Son derece tecrübeli ve yetkin bir ustaya gittik, sorunumuz çok daha ucuza ve çok daha kısa sürede, markaların dayattığı aptal şartlar olmaksızın çözüldü. Hangi markayı alırsanız alın, satış sonrasında böyle aptal şartlar dayatılacaktır. Kimisi az dayatır kimisi çok dayatır ama hepsi dayatır sonuçta.

Bence saati değiştirmekten ziyade, güvenilir bir usta bulmaya bakın çünkü saat hobisinde idame ettirmek kritik ve bunun yolu da iyi ustadan geçiyor. Tanıdığınız usta yoksa İzmir ve İstanbul'da usta adı verebilirim. Bu sırada bana doğrudan güvenmeyin, kendiniz de usta araştırın. Bulduğunuz isimler olursa bana gönderin, ben de onları kurcalarım nasıl ustalar olduklarını öğrenmeye çalışırım.
+3
10551037
(01.06.26)
Bence tool watch kategorisindeki saatlere bakmalısın; Oris big crown pointer iyidir son çıkan sürüm Tudor ranger da çok güzel. Rado captin cook da iyidir.
0
kizil karga
(01.06.26)
sinn 104 st sa olabilir.
0
baldur2
(01.06.26)
Bana sanki longines tarif etmişsiniz gibi geldi. Hydroconquest güzel bir seri. Camı, mekanizması üzmez.
0
eisberg
(01.06.26)
saatci degilim, ama bir petrolhead olarak Toyota Corolla takintisi olan abileri iyi bilirim.

bence buncenin ust limitine yakin degil de alt limitine yakin bir saat bakman lazim.

longines bulunabilir mi bilmiyorum o fiyata ama benim de bildigim longines en sikintisiz saatlerden biri. o yuzden longines +1 diyorum. Hydroconquest guzelmis yaw :D
0
cooperr
(01.06.26)
Swatch Grup’tan çıkmak isteyene Tissot, Omega, Rado ve ısrarla Longines önermek gerçekten çok iyi 😀

Tissot’nun X lira olan bakımı Longines’te en az 2X, Omega’da ise en az 5X olacaktır.

Hocam, yukarıda yazdım ama tekrar ediyorum: Sizin iyi bir saat ustasına ihtiyacınız var. Sorunuzu anlamadan cevap verenlerin gazına gelip saatlerinizi değiştirirseniz büyük zarar edersiniz.
0
10551037
(01.06.26)
Bence corollası (bkz: seiko 5)
(Yaş 40+)
+1
yadigar
(02.06.26)
Otomatik saatler için ayırabileceğiniz paraya göre sıralama şöyledir benim gözümde:
Seiko-Orient
Hamilton-Tissot
Longines - Rado
Oris

Swatch grup dışında seçenekler azalıyor maalesef. christopher ward olabilir.
-1
matematisyen
(02.06.26)
Pilsiz diye seiko kinetic aldım kapasitör değişimi başlı başına maliyet.

Full mekanik Armani ar4612 aldım, mekanizma arızası yüzünden saat çöp oldu, yetkili firma yedek parçaları imha etmiş, dişli yok.

Mekanik saat bakımları yüzünden daha pahalıya gelir.

Ben akıllı saate geçtim, bir tek ekstradan swatch bioceramic siyah bir saat aldım.
0
kimlanbu
(02.06.26)
bu baremde longines ve tag heuer kullanıyorum memnunum. önemli olan sadece mekanizma değil, bir de ruhunuza dokunması lazım. almış olmak için almayın.
0
awlmi
(02.06.26)
ben de seiko 5 diyecektim ama en az 1000 dolar dedigin icin demedim.
0
baldur2
(02.06.26)
tissot memnunum. seiko da giriş seviyesi iyi. amerikadan almıştım iyiki almışım.

otomatik saat harici para vermem saate.

digital saatlere de karşıyım.
-1
kveldulv
(02.06.26)
Soruya yancı olmayacaksa 18 yaşına yeni giren bir gence hangi saat daha uygun olur?

Hazır bu kadar saatçi'yi bulmuşken. 10.000 - 20.000 arası olabilir.
0
liberal
(02.06.26)
@liberal

seiko 5.
0
baldur2
(02.06.26)
Yaklaşık 8-10 adet saatim var. 3 yıldır pil değiştiremiyorum. Kullanmam gerekirse pilsiz aksesuar olarak takıyorum. Zaten telefonum her daim yanımda. Saatin kaç olduğunu öğrenebiliyorum.
-1
Caletti
(02.06.26)
Öncelikle geç yanıt veriyorum, ancak müsait olabildim, kusura bakmayın.

Benim ihtiyacım biraz daha marka bazında az bakım isteyen, az arıza yapan, az masraflı; mekanizması sağlam ve uzun ömürlü bir saat markası veya serisi öğrenmekti. Toyota'ya atıfta bulunmam da bu amaçlaydı.

Gelen yanıtları üç başlık altında toplarsam;
1. "şu model iyidir" tarzı önerileri biraz kopuk buldum. Neden iyi, neyi iyi, neden önerildi... gibi konularda altı boş kalmış. Ayrıca gelen önerilerdeki saatler hoş gözükse de, derdim görüntü değil, kalite.
2. Servis prosedürlerinden dolayı şikayet ettiğim ve kavga ettiğim yerin yine başka markalarının saatleri önerilmiş. Hayret ettim. Ama Seiko önerilerini not aldım.
3. "İhtiyacın yetkili servis değil, özel servis. Her saat markası benzer durumda, yoksa saatin iyi açıklamaları en işime yarayan açıklamalar oldu.

Yelkenciyim, bizim sektöre çok sponsorluk desteği verdiği için Tissot marka saat aldım hep. Sailing Touch ve Klasik bir saati var. İkisi de ortalama 1000-2000 dolar arası saatler. Çok da memnunum ama servis prosedürleri canımı sıkmıştı.

Teşekkürler hepinize. İstanbul'da saat ustası önermek isteyenler buradan veya mesajlardan yazabilir.
-1
🌸sinematematikci
(03.06.26)
Sirkeci Şah As Han (Doğubank'ın yanı)

Ramazan Usta: Bizzat tecrübe etmedim ama çok insandan yetkin bir usta olduğunu duydum. Eski ustadır.
Cengiz Usta (Bengi Saat): Arkadaşımın Omega'sını yapan usta. Birkaç sene önce Ayvalık'a taşınmıştı ama dükkan hala açık sanırım.
+1
10551037
(03.06.26)
eminonu'de yuksel abla var, biz ailede bir saat bozuldugunda ona gotururuz.
babasini tanirdik, herhalde istanbul'un en eski saatcilerinden biridir bu aile.
www.youtube.com
0
cooperr
(03.06.26)
(3)

Bira göbeee ile ilgili

darkling i listen
Merhabalar. Ehm, bir yandan bira tüketmeye devam ederken, bir yandan da bira göbeeni eritmek mümkün müdür aceba? Bırak demeyin, bırakamam a dostlar. Birayı seviyorum, onunla evlenmek istiyorum. Söyleyin hele, var mıdır bir yolu? Hancı bira getir!!
Merhabalar. Ehm, bir yandan bira tüketmeye devam ederken, bir yandan da bira göbeeni eritmek mümkün müdür aceba? Bırak demeyin, bırakamam a dostlar. Birayı seviyorum, onunla evlenmek istiyorum. Söyleyin hele, var mıdır bir yolu? Hancı bira getir!!
0
darkling i listen
(28.05.26)
ne kadar içtiğine, ne kadar fazla kilon olduğuna bağlı. kardiyo ile olur ama zahmetli olur. bir de her gün içiyorsan 700-1000kcal sadece alkol + yanında atıştırdıklarından ortalama gelir. yani yaptım ondan biliyorum, bir süre sonra kendini çok yorgun hissediyorsun ve kilo kaybın öyle insanı motive edecek düzeyde olmuyor. belki biraz sıkılaşıyorsun, eforun artıyor falan ama onlar da bir yere kadar. alkolü bırakınca daha kolay oluyor.
0
malheiros
(28.05.26)
Bi büyüğüm bana kanda alkol varken yağ yakımı imkansız değil ama imkansız gibi bir şey demişti, bira göbeğinle mutlu olmayı öğrenmeye çalış.
0
kizil karga
(28.05.26)
Alaka gösterdiğiniz için teşekkür ederim.
0
🌸darkling i listen
(28.05.26)
(11)

Ideal kahvalti aliskanliginiz nedir?

Sour
Ideal dedim cunku yaptiginiz degil yapilmasini dogru buldugunuzu merak ediyorum. Secenek ekleyebilirsiniz.
Ideal dedim cunku yaptiginiz degil yapilmasini dogru buldugunuzu merak ediyorum. Secenek ekleyebilirsiniz.
📊 Ideal kahvalti aliskanligi nasil olmali?

Bu anket sona erdi. 50 oy kullanıldı.

+1
Sour
(27.05.26)
Sabah kalkar kalkmaz iştahım hiç olmaz. En azından 1 ya da 2 saat geçmesi lazım. Ne çok az ne de çok yerim.

Bazen hiç açlık hissetmediğim de oluyor o zaman direkt öğlen yemeği de yiyebiliyorum bazen direkt akşam yemeği şeklinde de olabiliyor.
0
rock n roll
(27.05.26)
Atlanması da, hafifi de, dolu dolusu da zamane uydurmaları.
Yüzyıllardır '3 öğün yemek' diyen ataların bir bildiği vardır.
Kahvaltı da diğerleri gibi normal bir öğündür.

Tahlil için kan vermeyeceksem kahvaltısız evden çıkmam.
-3
Mirket
(27.05.26)
protein ağırlıklı, tuzlu bir kahvaltının en iyisi olduğunu düşünüyorum.
0
black holes in the sky
(27.05.26)
Bayram seyran, aile ile özel vakit geçirmek harici normal günde hiç kahvaltı yapmam.
0
gabe h coud
(27.05.26)
Yumurta ve zeytinyağı dökülmüş peynir zeytin domates yeşillik.
0
kizil karga
(27.05.26)
Her sabah kahvenin içeriğinden bağımsız çünkü hangisi olursa olsun iki kupa kahve içmeden bir şeyler yemek aklıma gelmez. Bu da en az 3-4 saat yapıyor. Çünkü o kahveleri içerken adeta keyifle, zaman zaman orgazm hissiyle doluyorum. Şimdi bir de kahve içerken bir tane de teanin atıyorum aman yarabbi. Deneyiniz.
-1
artıküyeolmakistiyorum
(27.05.26)
kahvaltının nasıl yapılması veya yapılıp yapılmaması gerektiğine dair güçlü bir fikrim yok açıkçası. sağlık konusunda beslenme düzeni, uyku, stres, fiziksel aktivite, besin kalitesi çok önemli. kahvaltının konsept olarak kendisi bunların yanında bence ihmal edilebilir düzeyde önemsiz sayılır.

benim kişisel olarak kahvaltı alışkanlığım yok, sadece pazar kahvaltısı gibi özel yeri olan ve "etkinlik" olarak gördüğüm kahvaltıları severim. tok uyanıyorum zaten gün başlangıcı telaşesinde aklıma da pek gelmiyor. 8'de uyandım diyelim zehir gibi şekersiz filtre kahveyle cuvaret içince 12'ye kadar acıkmam ben. genelde öğlen ve akşam yemeyi tercih ediyorum.

ha ama ben rafine şeker bağımlısı, sigara ve alkolü sıkça tüketen, sağlıklı yaşama tepki olarak doğmuş biriyim mesela. yiyince de öküz gibi yerim. haliyle kahvaltıyı atlamanın bir faydasını görmedim. ama zaten dediğim gibi sağlık için filan yapmıyorum benim nezdimde gereksiz, anlamsız bir öğün. yeni uyandım zaten niye yiyeyim diyorum. acıkan, canı çeken, isteyen de yesin ben izin veriyorum nfjdkdkd
-1
der meister
(27.05.26)
Kalktiktan sonra hemen degil, 1-2 saat sonra yumurtali sebzeli bir kahvalti. Fresh ve doyurucu oluyor
-2
mor oje
(27.05.26)
Kişiden kişiye değişen bir şey. Yıllardır kahvaltı yapmadım (özel bir gün vs dışında).
Bu işin doğrusu bu diyemem, gerçekten umrumda olan bir konu değil ve hayatıma etkisi sıfır. ama kahvaltı yapılmalı diye kafa ütülenmesi güldürüyor.
+1
logisticsmanager
(27.05.26)
evden calisiyorum ve son 6 yildir ayni kahvaltiyi yapiyorum.

7.30ta basliyorum mesaiye.
10:00 - 11:00 gibi kahvalti/ogle yemegi yiyorum, ve istikrarli olarak 2 yumurta, 1 dilim tam tahilli ekmek, peynir, zeytin, domates, salatalik, humus, fistik ezmesi ve recel yiyorum. bazen domates salatalik yerine roka yedigim oluyor. yumurta da nasil denk gelirse, bazen peynirli, soganli, biberli, ispanakli filan. o saate kadar acikmamis oluyorum, kahvaltiyi da daha cok gunun geri kalaninda acikmamak icin yapiyorum,

aksam 6-7 gibi de aksam yemegi, bazen corba salata, bazen tenere yemegi, bazen pizza makarna, bazen zeytinyagli biseyler, bazen kofte/tavuk pilav fln ne denk gelirse. genelde acikmamis oluyorum, oylesine yiyorum. ama spor yapacaksam daha erken yiyip yapmaya calisiyorum, ozellikle kardiyoda nefes nefese kalmamami sagliyor. fiziksel olarak aclik hissetmesem de spor performansim kotu oluyor yemeyince.

arada nadiren meyve yedigim oluyor, bi de kahvaltidan 1-2 saat sonra kahve iciyorum. aksam yemegi sonrasi bisey yemiyourm.

uzun yillardir hep ayni kilodaydim, bence sagligim yerinde, beyin sisi vs gibi durumlarim olmuyor, yemek yediken sonra surda bir kestireyim gibi dertlerim de olmuyor. son 1 senede 3 kilo aldim ama, hep o fistik ezmesiyle recelin sucu bence.
0
taurina
(28.05.26)
Uzun zamandır muz+ kahve+ varsa ceviz veya hurma şeklinde yapıyorum. Hızlı, pratik, pek de kötü bir beslenme şekli olduğunu düşünmüyorum. Tok tutuyor ve zahmetsiz

Bildiğimiz, sağlam bir kahvaltı masasına bir tek aile evine gittiğimde oturuyorum. Onun dışında aramam
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(28.05.26)
(6)

Bayramligi 1 gun once giymek ugursuzluk getirir mi?

narod
Giyeyim mi bugun?
Giyeyim mi bugun?
-8
narod
(26.05.26)
Gün bitti
+2
arbre
(26.05.26)
giyme, getirir.
0
cooperr
(26.05.26)
7 yıl kıtlık 7 yıl çekirge istilası olur, yapma.
+3
kizil karga
(26.05.26)
Memleketin haline şaşırmamak lazım. Kafalara bak
+5
artıküyeolmakistiyorum
(26.05.26)
Arkadaşım geçen bayram giydi şimdi evli, sakın ha
+2
kisa
(26.05.26)
Giymek değil de o giysilerle kurbanlığa görünmemelisin derler.
-2
ground
(27.05.26)
(7)

bayramda müzeler kalabalık olur mu?

matilda
müze gezmeyi çok seven biri olarak henüz beylerbeyi sarayına, yıldız sarayına da gitmedim. diyorum ki hazır bayram tatilindeyken beylerbeyi sarayı, yıldız sarayı, saray koleksiyonları müzesi, topkapı sarayı (yeni yerler açılmış), yere batan sarnıcını gezeyim. ama bayramlarda normalden kalabalık olur
müze gezmeyi çok seven biri olarak henüz beylerbeyi sarayına, yıldız sarayına da gitmedim.
diyorum ki hazır bayram tatilindeyken beylerbeyi sarayı, yıldız sarayı, saray koleksiyonları müzesi, topkapı sarayı (yeni yerler açılmış), yere batan sarnıcını gezeyim.
ama bayramlarda normalden kalabalık olur mu yoksa insanlar ne işimiz var bayramda müzede der mi? deneyiminiz ya da gözleminiz varsa yazar mısınız?
0
matilda
(26.05.26)
Herkes köyüne gitti hocam gitmeyenler de müzeye gitmez, kalabalık olmaz yani.
0
kizil karga
(26.05.26)
bayramda müze gezen çok olur. ama ramazan bayramındansa, kurban bayramı nispeten tercih edilebilir.
+1
lil siztah
(26.05.26)
normalden çok daha kalabalık olur.
artık herkes selfie, foto falan çekip story attığı için içerde geçirdiği süre de normalden daha fazla oldu. bu da ekstra kalabalık yaratacaktır.
0
plastic_angel
(26.05.26)
Cumartesi gününden beridir müze, cami geziyorum. Sabah ilk açıldığı saatler en güzel saatler oluyor. Galata Kulesi 8.30'da ilk çıkanlardan biriydim, neredeyse kimse yoktu gönlümce gezebildim. Aynı gün öğleden sonra Eminönü tarihi yarımada tarafı inanılmaz kalabalıktı, üç gibi gezimi sonlandırarak evime döndüm. Bugün yine Sakıp Sabancı müzesine gittim, hissedilir bir kalabalık vardı hem saat 12 gibi gittim (geç kaldım sayılır bence) hem de bugün ücretsiz giriş günüydü ondan kaynaklı olabilir.
Sabah saatlerinde giderseniz eminim daha rahat olacaktır. Ama onun dışında özellikle bayramlarda ulaşımın ücretsiz olduğu gerçeği de varken (ve bazılarında bayramdan dolayı ücretsiz giriş oluyor) az kalabalık olma ihtimali yok gibi bir şey.
Bahsettiğiniz sarayları bayramın ilk günü kapalı gibi okumuştum, onun dışında neredeyse hepsi ilk gün 13.30'da açılacak yazıyordu müzekart sitesinde.
Bir de saray koleksiyonları müzesine cumartesi gittim fakat almadılar, önemli biri ziyaret ediyordu sanırım her yer çevik kuvvetti.
Bir de en son şunu ekleyeyim, dün öğleden sonra yerebatan önünde inanılmaz bir kuyruk vardı.
+1
umutt
(26.05.26)
sorduğunuz yerlerden topkapı sarayı hariç keyif alabilmek için en geç 12-1'e kadar gezmeniz lazım, sabah gittiğim yerle öğlen-akşam gittiğim yer aynı değil desem yeridir. özellikle beylerbeyi sarayı için.
0
gule gule
(26.05.26)
bayramın birinci günü nispeten sakin olsa da diğer günleri kalabalık olur.

benim ev beylerbeyi sarayının dibinde. normal günde bile kapısında kuyruk görüyorum. bayram günü kalabalığını tahmin bile edemem.
0
yurtsuz john
(26.05.26)
Bayramda kapalı olanlar var. Kontrol edip gidin hüsrana uğramayın.
0
beetlejuice
(27.05.26)
(13)

Türkiye'nin En Popüler Yerleri web sitesi

beyinter
şöyle bir site yaptım.https://mycity.yds.today/görüşlerinizi alabilir miyiz?
şöyle bir site yaptım.
mycity.yds.today

görüşlerinizi alabilir miyiz?
-1
beyinter
(24.05.26)
another ai slop.
migros çıkıyor bir şehrin en popüler yeri olarak.
biraz benchmarking yap.
0
plastic_angel
(24.05.26)
hangi şehir için migros çıkıyor acaba, elimden geldiğince manuel güncellemeye çalıştım.
0
🌸beyinter
(24.05.26)
Otobüs terminali, avm, havalimanı.
Görüşüm negatif yani. Kullandığı dataya bence değmiyor.
0
logisticsmanager
(24.05.26)
uygulama en turistik mekanlardan ziyade en popüler mekanları listeliyor.
milletimiz için en popüler yerler avm veya otobüs terminali :)
-1
🌸beyinter
(24.05.26)
Ben beğendim. Eline sağlık.
0
Mirket
(24.05.26)
beğendim
0
herzan
(24.05.26)
Küçük bir fotoğraf da eklenebilir mi o yerle ilgili?
Amaca uygun olur mu bilmiyorum ama ufak bir fikir edinir listeye bakan kişi.
0
egerbiryolcu
(24.05.26)
Manisa bakıyorum İzmir çıkıyor sonuçlarda bir sürü. Gene karşımıza otobüs terminali geliyor. Kaçamiyoruz terminalden.
0
logisticsmanager
(24.05.26)
fikir super, ama pratikte cok daha gelistirilmesi lazim iyi bir arac olmasi icin. kataloglamakla baslanabilir.
0
gule gule
(25.05.26)
Çok iyi bildiğim birkaç küçük şehir için arama yaptım güzel sonuçlar verdi.
0
kizil karga
(25.05.26)
kütahya için baktım 88 km uzaktaki afyon avm dedi. pek doğru olmayan sonuçlar verdi.
biraz geliştirme gerekiyor ama beğendim, fikri ve siteyide
0
basond
(25.05.26)
pratik güzel
mycity.yds.today
burada yemek doğa vs. filtresi çalışmadı
bir de google puanına göre sıralama yaptırırsan daha pratik olur
0
mantık
(25.05.26)
arama sıralamasında ilin isminin yanında plakası yazıyor. ama arama yerine sayıyı yazdığımda şehri bulmuyor. bence eklenebilir
0
hakmut
(25.05.26)
(16)

Bu erkeğin vücudunu ve giyim tarzını yorumlayalım

64654942
https://ibb.co/7hd5wtP
-1
64654942
(21.05.26)
Çömünce çatalı görünen tesisatçı abiye benzettim ben.
Karbonhidrat tüketimine kısıt koymalı.
+2
Mirket
(21.05.26)
Olumsuz anlamda söylemiyorum bunu, ama ortada çok tartışacak bir şey göremedim açıkçası. Sokaktaki herhangi birinden ayıran, öne çıkan bir vücut tipi veya belirgin bir tarz bulamadım.

Eğer bir tarzdan bahsedilecekse biraz daha kafa yorması gerekecek gibi.

Ben normal diyeceğim.
+2
akhenaten
(21.05.26)
giyim tarzı güzel ama vücut berbat. göbek var, bel kalın, kalça leğen gibi geniş. böyle erkek olmaz.

erkek vücudu budur: img-s1.onedio.com
+1
yurtsuz john
(21.05.26)
en azindan siyah giyiyor.
0
baldur2
(21.05.26)
kalça ve göbekte toplanan yağları vurgulayacak kesimlerden kaçınsın derim.
0
lil siztah
(21.05.26)
Erkeğe göre komik bi vücudu var, östrojeni yüksek olabilir.
0
kizil karga
(21.05.26)
Poğaçayı bıraksın.
Çok klasik giyiniyor. Simsiyah, pantolon çok klasik, deri ceket filan. Yağ yaksın ve giyim tarzını biraz değiştirsin
+1
mor oje
(21.05.26)
2 metreyse gerisi teferruat. Boy oldugu surece kadinlar ustune atlar, Notre Dam'in kamburu olmussun onemli degil.
-5
freedonia
(21.05.26)
Hantal, sıradan. Spora ihtiyacı var.
0
ekimoloji
(21.05.26)
Full östrojen bu. Klinefelter sendromu falan olabilir
-2
michael harddd
(21.05.26)
Allahın yarattığına laf etmem ama hiç olmazsa pantolon seçimini değiştirsin kesimi bu vücuda uygun değil.
0
yenibirgüzelnick
(21.05.26)
alamanci gibi.
spor sart, birayi, arpayi, unu kesmesi lazim.
hormonlu sergen.
0
cooperr
(22.05.26)
Giyime özenmesi yok, ayak uydurmak adına rahat hissedeceği bir şeyler tercih etmiş. Özenli değil
0
gadlemler
(22.05.26)
tişört boyu ceketten uzun, bu biraz eğreti duruyor.

spor ayakkabı ya da bot olsa daha iyi dururdu. özellikle siyahla kombin olunca beyaz stan smith ayakkabılar iyi gözüküyor.
0
galahad reloaded
(22.05.26)
ata demirer'in zayıf hali.
0
ground
(22.05.26)
kolye var bir şeylere özenmeye çalışmış.
0
mikahakkinen
(22.05.26)
(16)

Ateistlerin cenaze namazı sorunsalı

mertumursamaz
Ateistlerin cenaze namazı sorunsalıBugün Ahmet Arslan'ı dinlerkenİslamiyetin başı, sonu, ortası, her tarafı yalan Ahmet Arslanhttps://youtu.be/LMDAxTm_REo?si=LVQHbkmDSDKYEN92Bu sorun gene aklıma geldi çünkü Ahmet Arslan hocamda ateist yaşıda ilerledi kendisi 82 yaşında ve zamanı dolunca ölecek. Çok
Ateistlerin cenaze namazı sorunsalı

Bugün Ahmet Arslan'ı dinlerken

İslamiyetin başı, sonu, ortası, her tarafı yalan Ahmet Arslan
youtu.be

Bu sorun gene aklıma geldi çünkü Ahmet Arslan hocamda ateist yaşıda ilerledi kendisi 82 yaşında ve zamanı dolunca ölecek. Çok büyük ihtimalle eğer olmasın diye vasiyeti yoksa ölüsü tabuta konacak, tabut camide musalla taşına konacak ve bir imam ceneza namazı kıldıracak çünkü maalesef daha önce birçok ateistin ölüsüne de bu ilkel uygulama uygulandı.

Doğrusu ateist olanların camiye götürülmeden, cenaze namazı kılınmadan, cenazenin morgtan direkt mezarlığa götürülüp gömülmesidir. Apateist olarak böyle düşünüyorum ben çünkü öteki türlü adeta bir gövde gösterisi oluyor ve bir şekilde ateistlere, bak sen ateist olarak yaşadın, öldün, yaşarken seni müslüman yapamadık, ibadet ettiremedik, bir müslüman gibi davranmanı sağlayamadık ama bak şimdi öldün ve ölünü müslüman adetlerine göre gömüyoruz, sana bir son dakika golü attık, son sözü biz söyledik demek oluyor.

Bu çok adice, kalleşçe, kahpece çünkü ölen ateist zaten ölmüş itiraz edecek durumda değil ve onuru aşağılanarak gömülüyor çünkü müslüman olmadığı halde müslümanmış gibi cenaze namazı kılınıyor. Bugün tanınmış bir sağcı müslüman siyasetçi ex olsa tabutuna Yunan bayrağı örtülse arkadaşları ortalığı birbirine katar o türktü neden tabutuna yunan bayrağı örttünüz ölü olduğundan itirazda edemiyor derler tabuttan bayrağı kaldırırlar madem öyle neden Tarık Akan'ın Genco Erkal'ın (Evet, usta tiyatrocu Genco Erkal ateistti. Yaşamı boyunca inançsızlığını açıkça ifade etmiş, hatta cenaze törenine Ateizm Derneği tarafından da çelenk gönderilmiştir.) ve daha birçok ölen ateistin arkadaşları yahu bizim ölen arkadaşımız ateistti nedir bu saçma tiyatro, kıldırmıyoruz cenaze namazını, müslüman şovu yaptırmıyoruz diyemediler. Gerçi ölenlerde de hata var ölmeden önce açıkça müslüman adetlerine göre gömülmek istemiyorum, cenazem camiye götürülmesin, morgtan direkt mezara götürülüp gömülsün diye vasiyet bırakmalıydılar.

İşte sorum bu özellikle ateist bir avukat cevaplarsa cevap daha da anlamlı olacaktır. Ölen ateistin, cenazemi camiye götürmeyin diye vasiyeti varsa cenazesi camiye götürülmez mi demokrasi varsa götürülmemeli eğer cenazemi camiye götürmeyin diye vasiyeti olduğu halde cenazesi camiye götürülürse zaten o faşistliktir. Gerçi iyice diktatörlüğe evrilen ülkede vasiyette bir işe yaramıyor. Usta tiyatrocu Yıldız Kenter, sağlığında verdiği röportajlarda mezarlıkların dolması nedeniyle ölümünden sonra cesedinin yakılmasını vasiyet etmişti. Ancak Türkiye'deki hukuki prosedürler ve defin gelenekleri nedeniyle bu vasiyeti gerçekleştirilemedi. 2019 yılındaki vefatının ardından, cenaze namazı kılınarak Kilyos Mezarlığı'nda toprağa verildi.

www.google.com

Olayın iki boyutu var bir ateist öldüğünde cenazesi camiye götürülüp cenaze namazı kılındığında, müslüman olmadığı halde müslüman adetleri ile gömüldüğü için kişilik hakları ihlal ediliyor, onuru aşağılanıyor, yaşam tarzına karışılıyor daha doğrusu yaşarken yaşam tarzına karışılamadığından ölüm tarzına karışılıyor, yaşarken dayatılamayan müslümanlık savunmasız ölüsüne dayatılıyor. Diğer cephede ise müslümanlarda haklı olarak bu ölen ateistti camide ne işi var diyorlar hele dini sert eleştirmiş ölen ateistler için, din hakkında kötü eleştirileri olan bu ateistin ölüsünü camiye getirerek camiyi kirlettiniz diyorlar ki onlarda kendilerince haklı ama haksız oldukları konu o ölü bir an için dirilse, ona sorsalar camide olmak ister miydin diye, tabii ki asla istemezdim direkt mezarlığa götürselerdi derdi.

Sonuç ilkel ülkede her şey çok zor ateist olmakta çok zor, her ateiste düşen görev eğer müslüman adetlerine göre gömülmek istemiyorlarsa, ölülerinin camiye götürülmelerini istemiyorlarsa, mutlaka cenazem camiye götürülmesin asla camide ya da mezarlıkta cenaze namazı kılınmasın, cenazem morgtan alınıp direkt mezarlığa gömülsün diye noter onaylı vasiyetlerini avukatlarına bırakmalarıdır.

Bu günlük bu kadar. Yazımın tamamını okumayan talihsiz okurlarım arasında çekiliş yapacağım allahın hakkı üçtür derler, çekilişi kazanan üç talihsiz okuruma, eğer öldükten sonra yakılmaları için vasiyetleri olduğundan, öldükten sonra yakılacaklarına inanıyorlarsa, krematoryum hediye edeceğim, kargo masrafları kendilerine ait olacak hahaha. Bir sonraki soruda görüşmek üzere eyvallah. İyi günler.
-10
mertumursamaz
(19.05.26)
Abi çok uzun yazmışsın, bu kadar uzun yazıyı okuyacak kadar saygım yok kimseye ama özetlemem gerekirse benden sonrasının amk şeklinde düşünüyorum ben, yani çok unurumda değil benden sonrası ben ölmüşüm amk zaten kendi sorunlarım bana yeter ama ardımda kalanlar öyle mutlu olacaksa öyle yapsınlar. Mesela ben ateistim ama annem namazında niyazında bir kadın, ben önce ölsem annem istediği dini ritüeli uygulasın ne olacak, bu şekilde mutlu edeceksem böyle mutlu olsun. Ha illa istemeyen varsa kendince tedbirini alsın napalım.
+8
kizil karga
(19.05.26)
ateistim. öldükten sonra bana ne yapıldığı umrumda değil.

mümkün olsaydı, uzaklarda bir yerlerde bir ormanda, kedilerimle beraber gömülmek isterdim. üstümüze de bir ağaç dikilsin. o ağaca gübre olalım. mutlu bir son.

bunun olması sanırım mümkün değil. bu yüzden ne yapılsa yapılsın sorun değil.

gömülmeye de müslüman stili gözüyle bakmıyorum. benim için sorun değil, çiçek ekecekler üstüme o da olumlu.

---

ölen kişinin yakılması ateistlerin ritüeli değil ayrıca. ateistlerin ritüeli yok zaten amaç o. ateistler için öldükten sonrasının önemli olmaması gerekmiyor mu? apateistsen hele bu konulara zaten hiç kafa yormuyor olman ve umursamıyor olman gerekiyor.

hinduizm, budizm dinlerinde insanlar yakıyor ölülerini. hristiyanlar da gömüyor, yahudiler de gömüyor. sadece müslümanlara özgü bir şey değil.

evet, ülkemizde ölüm sonrası çeşitli dini ritüellere izin verilmeli, isteyenler yakılmalı ama bu ayrı bir konu. hiçbir ritüel ateistler için değil. ateistler ritüel gerektirecek konulara inanmıyorlar çünkü. bir ateist ve hele ki apateist bunları umursamıyor olmalı bence.

---

benim istediğim gibi bir gömülme şekli de toplum düzeni vs. açısından uygun değil. ölümler de kayıt altında tutulmalı. o zaman katiller öldürüp öldürüp ormana gömer ve rahmetli öyle arzulamıştı der işin içinden çıkar. herkesi istediği yere gömemeyiz. bu topraklar hepimizin ve bir düzen olmak zorunda.
+1
art cat chocolate
(19.05.26)
Ateistin müslüman mezarlığına gömülmesine okeysin gibi geldi.
0
duyuruuser
(19.05.26)
Şöyle bir yöntem uygulanabilir.

anatomy.hacettepe.edu.tr
0
Mirket
(19.05.26)
Hepsini okumadım ama cenaze geride kalanlar içindir. Zaten ölmüşsün yoksun artık. Bunları düşünmeye gerek yok bence.
+3
peki madem
(19.05.26)
ben ateist olarak bunu umursamıyorum. ben öldükten sonra istedikleri kadar camide namazımı kılsınlar isterlerse mekkeye muhammedin yanına gömsünler ben yine ateist olarak ölmüş olacağım. ben tüm bunlara karşı dimdik ateist olarak öldüm bunu hiç kimse değiştiremez. asıl onların zoruna gitmesi lazım. onların dinini peygamberini tümden reddeden birinin cenazesini kıldırmak aslında onlar için utanç olmalı.
bana kalsa yakılmak isterim. tek bir parçamın bile bu dünyada kalmamasını isterim.
+1
my fault
(19.05.26)
cenaze vb diğer toplumsal ritüellerin ateizmle alakası yok bence. ateistim ve cenazem camiden kalkabilir, cenaze namazım kılınabilir. zaten esnafla selamlaşırken selamün aleyküm diyorum yerine göre. hanginiz konusurken allah kahretsin, allah allah gibi şeyler söylemiyorsunuz. bunlar sosyal şeyler. ateizmle falan alakası yok.
+1
abelardo
(19.05.26)
ben 26 sene ara ile iki ateist gomdum, ve ceyrek asir gecmesine ragmen surecte hicbir sey degismemis biraz sinir oldum.

yazili ve imzali vasiyetiniz olsa dahi sallamiyorlar, saygisizliktan ote kimse ne yapmasi gerektigini bilmiyor. hem morg hem imam hem de belediye ne yapilacagini bilemiyor afalliyorlar.

dava acsaniz ne olacak, ya sonuclanana dek morgda beklenecek, ki buna kimse yanasmiyor, ya da mezar kazilip baska bir defin olacak. ikinci secenekte de "nereye gomecegiz" sorunu doguyor. kimsesizler mezarligi dahi "uzerinde pasaport/hac/davut yildizi vb yoksa" herkesi musluman usulu gomuyor..

ozetle suruden ayrilana yasasa da olse de asla saygi duyulmuyor.
+1
adrianapole
(19.05.26)
ateistseniz neden gomulmeyi talep ediyorsunuz ki? gomulmek, yakilmak, mumyalanmak, hatta eskiden orta asya turklerinde oldugu gibi agaca asilmak vs. bunlarin hepsi bir inancin urunu. oluye ne olacagi sorusu her zaman icin dinlerin konusu olmus. bundan yuzlerce, binlerce yil once bunlarin hicbiri ateist dusunce ve(ya) pratik vasitasiyla ortaya cikmadi. nedense ateizmin (bu arada ben de ateistim) bilimle ic ice gecmis gibi bir algisi var. bilimsel method ayni zamanda ateist methodmus gibi sacma bir dusunce. bir de sunlari corba yapanlari goruyorum: ateizm, bilimsel method, ekoloji ve bu nedenle yakilmayi talep etme. ama ne alaka? krematoryum ekolojik acidan gomulmekten daha kotu (karbon salinimi ve harcanan enerji acisindan). gomulmek iyilerden biri ama bilimsel degil cunku bunlarin hicbiri bilimsel olamaz. cunku bu ateizmin sorunu/konusu hic olmamis. ama bilimsel ve ekolojik methodla birlikte ele alacaksiniz ki dedigim gibi bence sacma bir dusunce, komposto yapilmayi talep etmelisiniz (besin degeri olarak topraga gitme, ekolojik ama bilimsel degil cunku bu pek bilimin konusu degil). bu kadar uzun yazmamin nedeni ateistlere ozel bir oluye ne yapilacagi dusuncesi olmamasi, cunku inanmayan insan icin bu ontolojik bir mesele degil, o nedenle ekolojik, efendime soyleyeyim topluma faydali olma (bagis vasitasiyla) gibi alternatiflere yoneliyorlar. fakat her ateist neden dogaya veya topluma faydali olmak istesin ki? bu paket olarak gelmiyor nihayetinde. en az dindarlar kadar kotu olan ateistler de var.
+2
Sour
(19.05.26)
Bir hukukçu olarak, bizdeki bu tür durumların hatta kişi yakılmasını vs diye resmi vasiyet yapsa dahi vasiyetlerin bir anlamı yok. Murisler ne derse o. Fekat onlar da her hangi bir şey diyemiyorlar çünkü yasal olarak kısıtlı seçenekleri var. En fazla kadavra olarak verebilirler bir tıp fakültesine.
0
ground
(19.05.26)
öldükten sonra bana ne olduğu umrumda değil. sağlıklı olsam organlarımı bağışlardım, kalanı da tıp fakültesine verin derdim. ne diriyken, ne de ölüyken faydalı olamadığım bir hayat.
0
late viper
(20.05.26)
Bu konu bir kaç yönden ele alınmalı.

1. Müslümanlar da bir ateistin namazını kılmaktan hoşnut değiller

2. Ateistin noterden vasiyetinin olması da sorunu tam olarak çözemiyor

3. Cenaze işlemleri için son vasiyetinin bilinmesi gerekiyor, nihai durumda belki bir ihtimal fikir değişimi varsa, yani noter kesinliğinde küçük bir değişim ihtimali varsa bu durum geride kalan tüm Müslümanları ilgilendiren bir soruna dönüşüyor

4. Yani bir kişinin cenaze namazını bir kaç kişi kılarsa tüm Müslümanların üzerinden sorumluluk kalkıyor, ancak cenazesi kılınmayan biri olduğu durumda onun günahı tanısın tanımasın tüm Müslümanları üzerine oluyor. Dolayısıyla bir kaç kişinin dini usulde cenazeyi kaldırması gerekiyor.

Dolayısıyla böyle bir sorun var. Aileler de belki kalbinde inanç vardır falan diye istiyor sanırım.

Hasılı Müslümanlar da ateistlere cenaze kılmaktan hoşnut değil ki zaten, konuyu bilen bilinçli bir müslüman o cenazeyi kılmaz. Çünkü Allah’a karşı gelen birine şahitlik edip dua etmesi uygun değil.

Yukardaki cevaplarda genelde ateistler açısından bakılmış, ben de Müslümanlar tarafını açıklamış olayım.

Güya maddeledik kısa yazalım diye, yine uzun olmuş istemsizce..:(
-2
epitaf
(20.05.26)
sana hangi hoca el verdi?
0
mikahakkinen
(20.05.26)
bu ülkede cami ve cemevi dışında cenaze merasimi yapılacak bir yer yok. eğer alevi değilsen camiden cenazen kaldırılıyor. bir tür resmi uygulama gibi bir şey olmuş. bir tane video çekip intihar eden adam vardı.. cenazemi tıp fakültesine bağışlayın demişti sanırım ailesi yine camiden kaldırdı. metin uca yaşarken bedenimin yakılmasını istiyorum dedi.. yine camide namazı kılındı.

camimizi kirletiyorsun diyen müslümanlar da biraz sakin olsun çünkü camiler bu ülke vatandaşlarına ait yapılardır.. günü gelir bir savaş sırasında başka amaçla da kullanılabilir. sen cebinden ödemedin sonuçta. ya da devletin cami dışında bir cenaze töreni düzenleme yeri için bütçe ayırmasına okey misin yoksa ona da saldıracak mısın?

kısacası vasiyet etsen bile vasiyetine uyulmuyor ki?
+1
jepa
(21.05.26)
Yeniden cevap verme ihtiyacı hissettim ateist birisi olarak çünkü:

"bu ateistin ölüsünü camiye getirerek camiyi kirlettiniz diyorlar"

Çok iyi ya verdiğimiz vergiler ile imamların maaşı ödenirken camiler yapılırken tamir edilirken iyi o zaten müslümanların hakkı, ama ölümüz camiye girince kirletiyoruz hadi oradan. Benden para almayın o zaman.
+1
peki madem
(21.05.26)
DÜŞÜNCE

Ülfet belâlı şey, fakat uzlet sıkıntılı,
Bilmem nasıl geçirmeliyim son beş on yılı?

İnsanlar anlaşıldı. Cihânın da sırrı yok,
Kalsaydı terkeşimde bugün tek bir altın ok

En tatlı bir hayâl için atmazdım ufkuma.
Dalsın yakında gözlerim artık son uykuma!

"Yalnız duyan yaşar" sözü, derler ki, doğrudur
"Yalnız duyan çeker" derim, en doğru söz budur.

Gördüm ve anladım yaşamak mâcerâsını,
Bâkiyse rûh eğer dilemezdim bekasını.

Hulyâsı kalmayınca hayâtın ne zevki var?
Bitsin, hayırlısıyla, bu beyhûde sonbahar!

Ölmek değildir ömrümüzün en fecî işi,
Müşkül budur ki ölmeden evvel ölür kişi.

Yahya Kemal BEYATLI
-1
🌸mertumursamaz
(22.05.26)
(4)

Kaç saat uyuyorsunuz?

artıküyeolmakistiyorum
Ben 8 saati göremiyorum. En az 800-900 kalori açık birakarak diyet sürecine girdim, 62 gün oldu. Spor, yürüyüş derken yoruluyorum da ama olmuyor. Gece 00:30 civarı uyuyorum 5:30-6:30 en geç 7:30 gibi kendi kendime uyanıyorum. Son 62 gündeki maksimum uyku sürem 7.5 saat. Bana asla yetmiyor. Bugün 5 s
Ben 8 saati göremiyorum.
En az 800-900 kalori açık birakarak diyet sürecine girdim, 62 gün oldu. Spor, yürüyüş derken yoruluyorum da ama olmuyor.

Gece 00:30 civarı uyuyorum 5:30-6:30 en geç 7:30 gibi kendi kendime uyanıyorum. Son 62 gündeki maksimum uyku sürem 7.5 saat. Bana asla yetmiyor. Bugün 5 saat 50 dk uyudum mesela şu an gözlerim zor açılıyor. Birazdan kestirebilirim.

Denemediğim şey de kalmadı. Uyumadan 1 saat önce magnezyum bisglisinat, L Teanin hatta Gaba takviyesi alıyorum. Gaba sabah uyandığımda beni sersemletiyor o yüzden her gün almıyorum ama uyku sürem uzamiyor. Glisin aldım bir işe yaramadı. Sleep-good Night temalı bitkisel takviyelerden aldım yok yine aynı.

İlla ki benzer bir sorunu yaşayan ve çözen vardır, vardır değil mi?
Tek sorun kalori açığı olamaz diye düşünüyorum çünkü uykuya dalmakta sorun yaşamıyorum. Aşırı açlık hissetmiyorum.
-1
artıküyeolmakistiyorum
(17.05.26)
7-9 saat arasi degisiyor.
10'da yataga giriyorum. erken uyaniyorum.
daha cok uyumak istiyorsan daha erken uyuman lazim.
12:30da mi yataktasin yoksa 9da bile girsen uyuyamiyor musun anlayamadim.
-3
Purple life
(17.05.26)
En az 800-900 kalori açıkla ya platoya girersin ya da bir yerlerden sağlık sorunları çıkmaya başlar. 500 kalori açığını aşmamanı, makrolara aşırı dikkat etmeni öneririm.

Uykudan ani uyanıp bir daha uyuyamamayı karaciğer fonksiyonlarına bağlayan birkaç video seyretmiştim. Ne derece doğrudur bilemem.

Uykuya çekilme saatini öne alman da bir çözüm olabilir.

Benzer sorunlar yaşıyorum. Beyaz gürültü ya da sesli kitap dinlemek, uyuyamama stresine çözüm oluyor, işe yarıyor bende.
0
Mirket
(17.05.26)
900 kalori eksikle besleniyorsan ciddi bir enerji dengesizliği yaşaman normal, uyuduğun süre az değil. Bu kadar agresif kalori açığı bırakmanın olumlu anlamda çalışma ihtimali çok az.
0
kizil karga
(17.05.26)
dün gece 23 gibi uyuyakaldım, 2 gibi uyandım. 3 gibi uyudum ve sabah 8 gibi de uyandım. sonra da 13 gibi tekrar uyuyup 15 civarında uyandım.

rezalet uyuyorum ya.
0
art cat chocolate
(17.05.26)
(3)

Bu kuşlar nereye uçuyor?

messina123
Köydeyim yarım saattir balkonda bi kuşu izliyorum. Bir o tarafa bir diğer tarafa uçup duruyor. 2 dk durmadı. Hayır yaptığı bir şey de yok. Fena kuruldum hayvana. Bu kuşlar ne yapmaya çalışıyor?
Köydeyim yarım saattir balkonda bi kuşu izliyorum. Bir o tarafa bir diğer tarafa uçup duruyor. 2 dk durmadı. Hayır yaptığı bir şey de yok. Fena kuruldum hayvana. Bu kuşlar ne yapmaya çalışıyor?
0
messina123
(17.05.26)
rızkının peşindedir muhtemelen. bu arada siz de yarım saattir onu izlemekten başka bişey yapmamışsınız. bence hayvana kurulmadan önce bunu bi düşünün.
kalt'ta vardı; "kedi hızlı hızlı bir yere gidiyordu, izledim, meğer işi falan yokmuş" diye not defterine yazıyordu; aynı hesap.
+3
lil siztah
(17.05.26)
Abi ben uçabilsem ben de sürekli uçardım uçmak süper bi şey olmalı, kuş da bunun farkına varmış olabilir.
+1
kizil karga
(17.05.26)
Onun uçması sizin oturmanızla aynı gibi. Metabolizması bizden hızlı. Yani çocuklar da hiç bir şey olmasa bile sağa sola koşarlar(dı). Kuşu telefon/tablete alıştırın, o da uçmaz.
-1
yadigar
(17.05.26)
(6)

Ölümsüzlük en erken ne zaman bulunur?

mertumursamaz
Ölümsüzlük en erken ne zaman bulunur?İnsan Beyni Klonlanabilir mi? | Gelecek Teorilerihttps://youtu.be/OHlxkAePurc?si=_A0y1Pz2dKwfqdtUNeden Ölürüz? Ölümsüzlük Mümkün Mü?https://youtu.be/UC2FDECQ_Mk?si=TWrb5md1d-IM13mPÖlümsüzlük Bir Sinekle Başladıhttps://youtu.be/B2A6_734rGU?si=ugz92kN01PbmYtfRGerçe
Ölümsüzlük en erken ne zaman bulunur?

İnsan Beyni Klonlanabilir mi? | Gelecek Teorileri
youtu.be

Neden Ölürüz? Ölümsüzlük Mümkün Mü?
youtu.be

Ölümsüzlük Bir Sinekle Başladı
youtu.be

Gerçek Beyinli Dijital Sinek
youtu.be

Sinek Beyni Dijital Dünyaya Aktarıldı!
youtu.be

Peki sizler ne diyorsunuz 10 yıl sonra 50 yıl sonra 100 yıl sonra ölümsüzlük en erken ne zaman bulunur?
-1
mertumursamaz
(17.05.26)
Akp dönemi bittikten sonra inşallah.
+8
kizil karga
(17.05.26)
20 mart 2103 tarihinde bulunur diye düşünüyorum.
+1
fobfilm
(17.05.26)
Sadece bir hayal olarak kalacak.
Asla bir çare bulunmayacak.
yaşlanmayı , cilt kırışıklığını önleyici uygulamalar vs ilaçlar ile ölümle araya mesafe koyduğumuz, ölümden uzak kaldığınızı sandığımız bir inançla kozmetiğe cilt ameliyatlarına para harcamaya devam edilecek .

İnançta asla
şüphe olmaz. Olduğu şekilde kabul edilir.
Bilim ise şüphedir . Yer ve zaman değiştiğinde sarsılmaz denen bilimsel kurallar değişebiliyor.

Zaman geçtikçe artan bir iç gerilim ile Ölümsüzlüğü aramak yerine rahat bir şekilde ölmeye hazırlıklı olmak çok daha güzel yol olmalı bizim için .
0
diyecevaplandı
(17.05.26)
içinde yaşadığın evrenin sonu gelecek ne ölümsüzlüğü ya
0
deranzo1
(17.05.26)
hiçbir zaman. daha genetik saç dökülmesinin bile çaresi bulunamadı.
0
ercu cozer
(17.05.26)
aslında ölümsüzlük bulundu ancak makro-ekonomik dengeler, ekolojik sürdürülebilirlik gibi engeller nedeniyle kitlelerin erişimine henüz açılmıyor. yaşamsal kaynaklar sabit kalırken ölüm oranı sıfırlanır, nüfus çok hızlı artarsa küresel ekosistem 5-10 yıl içinde çöker. bu yüzden ölümsüzlük, bazı elitler haricinde kimsenin bilmediği bir sır olarak kalmaya devam edecek.
-1
co2s2
(18.05.26)
(11)

Araç camından kül atmak

Teran
Araçta sigara içip külünü ve en son köz kısmını atıyorum ve kalan izmariti içeriye alıp uygun bir yerde çöpe atıyorum, sizce yanlış mı kabul edilebilir mi?
Araçta sigara içip külünü ve en son köz kısmını atıyorum ve kalan izmariti içeriye alıp uygun bir yerde çöpe atıyorum, sizce yanlış mı kabul edilebilir mi?
-5
Teran
(16.05.26)
hiç atmasan daha iyi ama kötünün iyisi diyelim.
-1
jelly bear
(16.05.26)
Tabi ki en güzeli arabada kültablası bulundurup tamamını ona atmak ama sizin yaptığınız da ülke standartlarının gayet üstünde. araba camından pet şişe, bisküvi ambalajı hatta boklu bebek bezi fırlatanlara şahit oluyoruz.
+1
faberkastelli
(16.05.26)
memleket şartlarında gayet makul. jelatini açıp tepesindeki folyoyu yırtıp atan, en sonunda da izmariti dışarı atan insanlar var. siz onların yanında cennetliksiniz.
0
exlibris
(16.05.26)
Bireysel olarak bakınca önemsiz gibi görünüyor ama binlerce milyonlarca insan aynı şeyi yapınca yekünde bu da bir çevre kirliliği.
+1
kizil karga
(16.05.26)
arabanın içine küçük çöp torbalarından koyar onun içine ne varsa boşaltırsın. sen sadece kül diye atarsın, başkası da elma yer zaten organik bu diye atar, bir başkası zaten geri dönüşümcüler topluyor diye içtiği bira kola kutusunu atar. çöp atmayı normalleştirerek olmaz. çevre kirliği böyle oluşuyor.
+3
malheiros
(16.05.26)
acunun jetinin kalkış sırasında çıkardığı emisyon senin 100 yılda sokağa attığın izmaritten daha fazla çevre zararı veriyor. takma çok fazla.
-5
plastic_angel
(16.05.26)
Acun'un jeti argümanı Starbucks'ta kağıt pipet kullanıldığında işe yarayan bir argüman, kişisel olarak çevreye verilen zararlarda bu tip argümanlar çok salakça kabul edilir ve ciddiye alınmaz genelde, o zaman Acun'un Survivor yarışmacıları çevreye daha çok sıçıyor benim bireysel olarak sıçmam sorun olmaz deyip davar gibi yolun ortasına sıçalım madem.
+2
kizil karga
(16.05.26)
senin evine misafir geldiğinde evde osurup osurup gidiyor işte bu normali. senin camdan dışarıya genirmen misafirin yaptığıyla eş değer. eğer misafir senin evine gelip, odalara küçük küçük sıçarsa; işte senin kül atmana eş değer bir durum.

dünyanın zaten içine sıçıyoruz, sen daha da fazla sıçıyorsun.
-2
mikahakkinen
(16.05.26)
Mutlaka bir şeyleri sokağa mı atmak lazım; hepsini çöpe atsan olmuyor mu?
+2
rock n roll
(16.05.26)
düşük ihtimal olsa da yangın çıkarma riski var köz atmanın
+2
mezzosprite
(16.05.26)
late viper
(17.05.26)
(2)

Bu ne maçı? Forma ne forması?

64654942
https://ibb.co/1fzPgPdk
0
64654942
(15.05.26)
Beyzbol maçı takım da muhtemelen Seattle Mariners.
0
kizil karga
(15.05.26)
"Detroit Tigers" olabilir
0
Uncle Sam
(16.05.26)
(14)

Simülasyonda mıyız

mertumursamaz
Simülasyonda mıyızEskiden tc de doğduğum için tanrıya isyan ederdim artık olmayan bir tanrıya isyan etmiyorum onun yerine beni simülasyonda tc ye yazan ya da yazanlara isyan ediyorum şu videodakiler gibi Modern Talking Cheri Cheri Lady (NOKARA Remix)https://youtu.be/3gDHNMm8qEY?si=EeTjspQAhxm6iglF1
Simülasyonda mıyız

Eskiden tc de doğduğum için tanrıya isyan ederdim artık olmayan bir tanrıya isyan etmiyorum onun yerine beni simülasyonda tc ye yazan ya da yazanlara isyan ediyorum şu videodakiler gibi
Modern Talking Cheri Cheri Lady (NOKARA Remix)
youtu.be
1 gün bile olsa çılgınca eğlenemeden ölecek olmak çok acı

Elon musk simülasyondayız diyor

elon musk simülasyon teorisi

Elon Musk, gerçekliğimizin üstün bir medeniyet tarafından yaratılan gelişmiş bir bilgisayar simülasyonu olduğunu öne süren "Simülasyon Teorisi"nin en tanınmış destekçilerinden biridir. Musk, insanlığın teknolojik gelişimiyle oyunların gerçeklikten ayırt edilemez hale geldiğini, bu nedenle simülasyonda yaşamama ihtimalimizin "milyarda bir" olduğunu savunmaktadır. 

Elon Musk'ın Simülasyon Teorisi Görüşleri:

Temel Argüman:

Teknolojik ilerleme hızı (örneğin 40 yıl önce iki çubuk ve bir kareden oluşan Pong oyunu varken bugün gerçekçi oyunlar olması), çok uzak olmayan bir gelecekte gerçeklikten ayırt edilemeyen simülasyonlar yaratılabileceğini gösterir.

"Milyarda Bir" İhtimal: Musk, 2016'daki Code Konferansı'nda, yaşadığımız evrenin "temel gerçeklik" (yani orijinal evren) olma ihtimalinin milyarlarda bir olduğunu söylemiştir.

Mantıksal Çıkarım: Eğer bir simülasyon oluşturma yeteneği (medeni bir topluluk tarafından) bir kez bile kazanılırsa, bu teknolojiyle sonsuz sayıda simülasyon çalıştırılabileceği için, mevcut tecrübemizin bunlardan biri olması daha olasıdır.

Karşı Argümanlara Yaklaşım: Musk, bilim insanlarının bu konuda farklı görüşleri olsa da, teknolojinin gidişatının sanal ve gerçek arasındaki ayrımı ortadan kaldıracağına inanıyor. 

Teorinin Kökenleri ve Bilimsel Durumu:

Nick Bostrom: Teori, 2003 yılında filozof Nick Bostrom tarafından ortaya atılan hipoteze dayanır.

Bilimsel Tartışma: Bazı kuantum fizikçileri, evrenin dijital verilerden oluşabileceği fikrini simülasyon teorisi için bir kanıt olarak görse de, diğer fizikçiler bu fikrin matematiksel olarak mümkün olmadığını öne sürmektedir. 

Özetle, Musk için simülasyon teorisi, insanlığın teknolojik gelişiminin doğal bir sonucu olarak gördüğü, simüle edilmiş bir dünyada yaşamamızın şaşırtıcı olmayacağı bir senaryodur

ben demiyorum elon musk diyor. peki ya elon musk neden bunu söylüyor ve gerçeği yaşamıyorsak tam olarak neyi yaşıyoruz?

(bkz: simülasyon teorisi)

simülasyonun argümanının en büyük dayanağı 'sınırlar'.

peki nedir bu sınırlar?

normal şartlarda, bir simülasyon programı, iki veya üç boyutlu, zamanla ilerleyen bir modele sınırlamalar koyacaktır. yani, simülasyonu kurgulayanlar tarafından çizilmiş sınırların dışına çıkmanız mümkün değildir. kısacası, kurgulanmış bir simülasyonun içindeysek yazılımın izin vermediği noktaya (sınır değerler) gidemeyiz. 

fizikte var olan kurallar üzerine düşündüğümüzde, çevremizde birtakım sabitleri kabul ederek ilerleyebiliyoruz. sabit olan ışık hızını değiştiremiyoruz, yani ışık hızını arttıramıyor yahut azaltamıyoruz. aynı şekilde, kuantum mekaniği için çok önemli bir yer teşkil eden planck sabiti üzerinde de herhangi bir oynama yapamıyoruz.

bu sınırlara genel anlamıyla örnek vermek gerekirse; 

ulaşılabilecek maksimum hız olan ışık hızı (c=299,792,458 m/s), minimum sıcaklık olan mutlak sıfır (=-273.15 °c=0 °k), minimum uzunluk olan planck uzunluğu (=1.616 × 10^-35 m), maksimum sıcaklık olan planck sıcaklığı* (=1.41 × 10^32 k), minimum zaman aralığı olan planck zamanı* (=5.39 × 10^-43 s), maksimum yoğunluk olan planck yoğunluğu (=5,1 × 10^96 kg/m³), ...  

• kuantum mekaniğinin geçerli ve tanımlı olduğu limitlere göre.

evrensel sabitler (evrenin her yanında aynı olduğu düşünülen):

kütleçekim katsayısı (g=6.67 × 10^-11 m³/kg×s²), planck sabiti (=6.62 × 10^-34 j·s), protonun kütlesi (=1.67 × 10^-27 kg), elektronun kütlesi (=9.109 × 10^-31 kg), avogadro sayısı (=6.022 × 10^23 1/mol), evrensel gaz sabiti (r=8.314 j/k×mol)...

yapılan deneyler de bu görüşü destekliyor

gerçekliğin bir illüzyon olduğuna dair, geçmişte uzun felsefi ve bilimsel teoriler öne sürülmüştür. simülasyon argümanı, ilk olarak 2003 yılında nick bostrom tarafından öne sürülmüştür. bostrom ve diğer yazarlar simülasyon argümanının geçerli olduğuna dair ampirik verilerin mevcut olduğunu öne sürer. bu konuda 2012 yılında almanya’nın bonn üniversitesinde de deneyler yapılmış ve sonuçlar simülasyonlarda olması gereken üst enerji sınırlarına işaret etmiştir.

son zamanlarda ise a.ı. ve simülasyon üzerine ciddi anlamda dizi/filmler görmekteyiz. bunlara örnek vermek gerekirse sanıyorum ki en önemlisi geçen sene ilk sezonuna başlayan westworld uygun olacaktır. ama en önemlisi ise sanıyorum ki matrix

simülasyonun esas amacı "anlamak" üzerine kuruludur. neyi anlamak? bir üst evreni, sınırların aşılıp aşılamayacağını vs.

eğer ki simüle edildiysek bizi simüle edenler ile aynı fizik kurallarına sahip olmamız mümkün. çünkü simülasyona göre her şey "aynı" olmak zorundadır. bu da akıllara vr teknolojisi ile birlikte bizimde bir simülasyon yaratabileceğimiz gerçeğini getiriyor.

fakat bu bir döngü, esasen bu sonsuz evrenlere dayalı olabilir. bizi yaratanları yaratanlar, onları da yaratanlar olabilir. bunun bir sonu olmayabilir.

peki bu işin merkezinde ne var? en başa döndüğümüz zaman tekrardan kapı tanrıya mı çıkıyor?

ya da tüm bu olaylar zamanın linear akmamasıyla bir alakası olabilir mi, zaman düz bir şekilde değilde yuvarlak bir hal almış ve ilk evreni bizim simüle ettiğimiz evren simüle etmiş olabilir mi?

bu sınırları aşarsak eğer nereye ulaşırız? ışık hızını aşarsak ve evrenin genişleme hızına yetişebilirsek mekansal olarak evrenin dışına çıkabilir miyiz? çıkarsak ne ile karşılaşırız? 

ya da tüm her şeyi anlamak üzerine kurduğumuz için var olmayan bir gerçeklik yaratmış olup bütün evrenler üzerindeki hayatlar sahte, yalan olabilir mi? düşündüğümüzün aksine hiçbir amacımız olmayabilir mi? 

esasen her şey en başa dönüyorsa, ilk yaratıcıya dönüyorsa bu kişi tanrı olabilir mi, tanrı ise nasıl yoktan var olabildi ya da nasıl hep vardı? daha da önemlisi, tanrı hiç olmayabilir mi, zaman linear değil de circle bir şekilde işleyebilir mi? hatta ve hatta gerçekten insan "tanrı" figürünü soyut ve somut bir şekilde yaratıp adlandırmış olabilir mi? 

ve en önemlisi, tanrı olabilir miyiz? var olan bütün soruların cevaplarına ulaşabilir miyiz?

bu ve bu gibi soruların cevaplarını belki de hiçbir zaman öğrenemeyeceğiz lakin elon musk gibi bir adam böyle bir şey söylüyorsa mutlaka bir bildiği vardır diye düşünüyorum.

Sonuç elon musk simülasyondayız diyor peki sizler ne diyorsunuz simülasyonda mıyız değil miyiz?
-11
mertumursamaz
(15.05.26)
Değiliz.
0
kizil karga
(15.05.26)
westworld 10 sene oldu çıkalı. copy paste bir yazıysa hiç yorma bizi.
0
buenosdias
(15.05.26)
Çok uzun bir duyuru olmuş, okuyup anlamaya çalışmak için mecalim yoktu açıkçası. Başlıktan yola çıkarak yazıyorum:

Simülasyonda olsak ne değişir? Toplumlarda hâlâ cehalet ve cehalet kaynaklı bilinçsiz kötülükler yaygın. Hâlâ çarpıklıklar fena halde iş görüyor. Ne değişecek? Simülasyondaymışız madem bu hayatı iyiliklerle yararlı işlerle geçirelim mi diyecek herkes? Yoo? Ben uzay çalışmalarını da anlamıyorum, dünyanın içine edip her yeri boka çevirenlerin uzayı anlamasının anlamı ne olabilir ki? Saf kötülük var başka bişey yok, uzayı bilsen ne olur bilmesen ne olur, o parayı hayatın kalitesini artırıp doğayı korumaya harcamayı eblehlik olarak gördükten sonra. Hangimiz uzaya gidicez Allah aşkına ya. O kadar boş ki bunlar.
0
muhayyer divan
(15.05.26)
parka
(15.05.26)
bir çocuğun rüyasında yaşamadığımızı ispatlayabilir misin?
tanrının varlığını ispatlayabilir misin.
bizi, makarna canavarının yaratmadığını ispatlayabilir misin?

bu da öyle bir soru işte.
+2
parka
(15.05.26)
Elon musk ın kast ettiği annunakiler ya da alien filmdeki mühendisler.

Ya hepsine inan ya de hiçbirine inanma seçim senin
0
Hallegadola
(15.05.26)
Soruyu sorup orada bıraksaydın keşke. Altındaki afili teoriler kuramlar simulasyon teorisiyle çok da alakalı değil, instagram postlarındaki Tevfik Fikret metnine benziyor.

Simülasyonda değiliz. Kuantum ölçekten kozmik ölçeğe detayları çok fazla çözünürlüğü çok yüksek, milyarlarca gözlemciye aynı anda bu kadar kusursuz ve hatasız bir deneyim yaşatabilecek teknoloji var olamaz. Erkcan özcan çok güzel anlatıyor bunu.

Gitmediğim görmediğimiz halde evrenin herhangi bir noktasında, ışığın gidemeyeceği bir yerde rastgele bir yıldızı hayal edip düşünebiliyoruz. Aklen oraya gidebiliyoruz ama evrenin ötesini hayal dahi edemiyoruz çünkü fizik kanunlarının çalışmadığı bir yer orası. İlla bir yaratıcı bir bilinç merağımız varsa evrenin kendisine niye allah demiyoruz niye bununla yetinmiyoruz acaba.
0
beyfendi
(16.05.26)
Simulasyonda olduğumuza inananlar, oytun erbaşçılar ve şekspir şeyh pirdir diyen fesli tipin müritlerini ciddiye alma oranım eşit.
+1
wilhelmwasmuss
(16.05.26)
Sanmam.
Öyleysek de umarım uyandırılmam.
0
mutekebbir
(16.05.26)
bana makul geliyor.

elon musk "biz insanlar sadece en ilginç simülasyonları devam ettiriyoruz o zaman dünya da ilginç bir yer olmalı" anlamında bir açıklaması da vardı. bence dünya oldukça da ilginç ve absürd. koca usa in başında trump var mesela. komik bence. böyle aralarda ipucu da veriyorlar gibi (matrix vs.) geliyor sanki bunu yaşayacağız ve sonrasında diyeceğiz ki vay be ne kadar benziyor matrix e.

yapay zekanın humanoid robotlarla tam kapasiteyle kavuşmasına belki 10 belki 20 yıl uzaktayız. sonrasında da bir nokta da terminatör filminin gerçekleşmeme olasılığı da oldukça zayıf.

kısaca absürd komedi tadında bir simülasyonda olabiliriz.
0
visenfoni
(16.05.26)
simülasyonda olup olmamanın şu an hissettiğin şeyi değiştirip değiştirmediği önemli. iyi hissetmiyorsan ne fark eder ki?
0
gurur
(16.05.26)
kendisi 'en iyi mühendis de benim, en iyi ekonomist de benim, her şeyi ben tasarladım' modu olan gerçek bir narsist. Özellikle de arkasındaki binlerce dahi mühendisin, bilim insanının ve teknisyenin emeğini tek bir tweet’le kendi hanesine yazdığında içimden pipimi ye diyorum. gelsin yüzüne de söylerim. höt zöt ederse de tekte alırım kendisini.

hayatı bu kadar irdelemeye ve yerinizi yurdunuzu bu kadar deşelemeye gerek yok. 50 sine yaklaşan biri olarak bir formülde ben vereyim size ;

çalışın, bir işte uzmanlaşın, bu sırada insan biriktirin.
uzmanlaştığınız işte para kazanın.
bir insanla hayatınızı birleştirin, birbirinizi dizayn etmeden beraber yaşamayı öğrenin.
ailenize küçük birini daha katın ve aile kurun.

eğer bu aileyi duygusal ve maddi olarak ayakta tutabiliyorsanız hayatta başarılı birisinizdir. gerçek simülasyon budur.
0
galahad reloaded
(04.06.26)
Simülasyondayız

Bu Dünya Gerçek mi, Simülasyon mu? Planck Sınırı ve Kodun Görünmeyen Duvarları!
youtube.com

Sonuç simülasyondayız
-1
🌸mertumursamaz
(04.06.26)
Simülasyondayız

CERN'deki deneyler boşuna mı?
youtube.com

Sonuç simülasyondayız
0
🌸mertumursamaz
(23.06.26)
(10)

Evlilikte zamanla yıllar geçtikçe eşle samimiyet azalıp, kopuklaşılıyor mu? (5+yıl evlilere soru)

psmstc
Evetse neden oluyor ve çözümü sizce nedir? Çok Teşekkürler...
Evetse neden oluyor ve çözümü sizce nedir?

Çok Teşekkürler...
0
psmstc
(14.05.26)
Abi işte evde falan denk gelince merhaba-merhaba.
+1
kizil karga
(14.05.26)
çevremdeki evlilikler öyle herkes kendi hayatına bakmaya başlıyor. seks eskisi kadar zevk vermiyor. kendi evliliğimde ise daha çok yakınlaştık. artık her şeyi beraber yapmak istiyoruz.
+1
gercekdunya
(14.05.26)
İnsanların birbirine tahammülü azalıyor, saygı azalınca sevgi de azalıyor. Özellikle kadınların çocuk olunca yalnız bırakılması, erkeğin ev işlerine yeterince katkı sağlamaması vb.
-1
ekimoloji
(14.05.26)
+35 yaş sonrası evlilikler daha sağlam ilerliyor.
+4
HellKeePer
(14.05.26)
kopuklaşmadan çok artık alışıyorsun. er kişi çocuk olunca eşinin uzaklaştığını sanıyor ancak durum öyle değil. anne çocuğuna bakım veriyor. evlilik zaten birbirini idare etmek. bunu en iyi idare etme işi kafanın uyduğu insanla yaşamak.
+1
mikahakkinen
(14.05.26)
Çocuğun bakımına erkek katılmıyorsa ortada evlilik filan kalmıyor.
Erkek de sorumluluk alıyorsa yıllar geçtikçe daha çok bağlanıyorsun alışıyorsun birbirine.
+2
yenibirgüzelnick
(14.05.26)
Çözüm çok basit sosyal medyayı başta olmak üzere diğer unsurları dışarda bırakmak. 2 taraf da gördükleri, duydukları sebebiyle karşı tarafa bileniyor. Evliliğin modası geçti.
O yüzden sürekli bi yerlerden evliliğin bitmesi pompalanıyor. Yani zenginler hizmetçileriyle, metresleriyle videolar çekiyor. Biz de bakıp kendi hayatımızı sorguluyoruz, evliysek eşimize; değilsek aileye, coğrafyaya, kadere suç atıyoruz.

Yukarda da yazılmış erkeğin çocuğa bakmaması, yardım etmemesi vs. diye.
Bunların hepsi ince bi çizgide. Göre göre; en çok yardım eden kocaya bile bir süre sonra "benim kocam yardım etmiyor" demeye başlıyor.
Aynı şekilde erkek tarafı seks bitti diyor, sanki bütün millet her dk. sevişiyor gibi.

Çözüm çok basit boşanmak. Koca koca insanlar bunu göremiyorsa zaten yaşamasınlar.
-2
nickini vermek istemeyen uye
(14.05.26)
Biz farklı mıyız bilmiyorum da ben şahsen eşimi öncesinden daha çok seviyorum bence.
Benim genel tanımım şu video olabilir (ağırlık da kaldıran biri olarak)
www.instagram.com

Genç evlendik biz, ben 25 o 23tu. Seneye 10 sene olacak.bu soru sonrası konuştuk; bize hiç 10 sene olmuş gibi gelmiyor açıkçası. Bence ilişkinin ilk yılları şu anki yıllarından çok daha zordu.
Etrafımda evli insanlardan sorun yasayanlarin çoğu beraber yasamadan evlenmiş oluyor diyebilirim. Bence onun bir etkisi var. Biz iki sene beraber yasamistik.

Açıkçası neden nedir bilmiyorum da benim çevremde eşiyle ciddi sorun yaşamayan bir ben varım galiba. Ve sebebini gerçekten bilmiyorum, sansliyiz heralde. Bir de benim annemle hanım çok iyi anlaşıyor birbirlerini cat pat anlasalar da. O hayatı gerçekten kolaylastiriyor. Ben de kendisinin ailesiyle çok iyi anlasirim.
0
logisticsmanager
(14.05.26)
@kizil karga, ahahhaha :D

logistics +1.

9 yil olacak bu sene eveleneli, oncesinde de 2 seneye yakin beraber yasamistik. her gecen gun daha cok seviyorum esimi, bence o da beni. cocuk yok ama, belki onemli bir ayrintidir.

ayni yerde calistik, farkli yerlerde calistik, evden calisiyoruz, surekli dib dibeyiz vs ama hala gunun en sevdigim saatleri birlikte kahvalti yaptigimiz, birlikte kahve ictigimiz, birlikte yemek yapip yedigimiz saatler. evde olmayinca ozluyorum, gun icinde ziyaretine gidiyorum filan.

hayatin kendisi rutin ya da sikici olabiliyor bazen, bunu ilisikinin sikicilasmasindan ayrimak gerek. is-toplanti ekseninde gecen sacma sapan gunlerin sonunda simsiki sarilabilmek, yanaklarini fln isirabilmek bence cok keyifli. bir noktadan sonra o gun icinde olanlar disinda cok konusacak konu cikmayabiliyor ama bunu samimiyetin azalmasi olarak dusunmemek lazim, hayatin dogal akisi o.
+2
taurina
(15.05.26)
5.yıla birkaç ay kaldı, 7yıldır birlikteyiz daha bi samimi olduk. bence hayır.
0
gadlemler
(16.05.26)
(11)

Moka pot kahvesi lezzetli mi? Almaya değer mi?

?
Granül kahveden gelen biri değilim. 10 sene öncesine kadar espresso makinem vardı. Kahve forumlarında dolandırdım. Çok fazla tüketmek istemediğimden makine almayı düşünmüyorum. Moka potun basıncının az olması nedeniyle espresso tadı beklentim yok. Peki ortaya çıkan şey lezzetli mi bari? Aluminyum iy
Granül kahveden gelen biri değilim. 10 sene öncesine kadar espresso makinem vardı. Kahve forumlarında dolandırdım. Çok fazla tüketmek istemediğimden makine almayı düşünmüyorum. Moka potun basıncının az olması nedeniyle espresso tadı beklentim yok. Peki ortaya çıkan şey lezzetli mi bari? Aluminyum iyi pişirir ama metal tadı verir gibi yorumlara denk geldim. Çelik mi tercih etmeliyim? Yoksa french press ve Türk kahvesi ile devam mı edeyim?
0
?
(12.05.26)
aluminyumda temizlik zor olabiliyor. celik var bende, o daha rahat temizlik icin. tad vs konusunda da bi sikinti yok aluminyumla karsilastirinca

tadi bana guzel geliyor. espresso kadar foamy degil tabi.
0
fakyoras
(12.05.26)
içmeye içilir, tadı da kötü olmaz ama çok gerekli değil bence. bana göre mokapot, filtreden espressoya geçiş türü. az para ile önce filtre kahveye başlarsınız, sonra biraz bütçe ekleyip mokapot, sonra iyi para ayırıp espressoya geçersiniz. bende bu şekilde oldu en azından.

kahveyi nasıl içtiğiniz de önemli. siz mokapotta yapıp su ekleyip americano gibi yapacaksanız anlamsız olur, onun yerine filtreden devam edin derim. sek içecekseniz de zamanında espresso içtiğiniz için hafif kaçabilir. sütle karıştırırım derseniz bir ihtimal olabilir.

illa denemek isterseniz de çelik olanlardan alın. bu aletlerin mantığı çok basit, bir ton para verip bialetti'nin alüminyum olanlarını almaya gerek yok. sadece kap fincanlık alacağınızı doğru seçmeniz lazım. "6 fincanlık (cup) alayım, istersem 2 fincan yaparım" olayı bunlar için geçerli olmuyor. daha az yapmaya çalıştığınızda kahvenin kalitesi düşüyor.

çok kahve içmeyeyim derseniz alternatif olarak kapsüllere yönelebilirsiniz, birim fiyat gereksiz pahalı olduğu için normal espressodaki gibi abart(a)mıyorsunuz. bunların makineleri de ucuzdu bi ara, son durumu bilmiyorum tabi.
0
shadowfollower
(12.05.26)
alın gitsin pişman olmazsınız.

espressoya yakın. kahvesini mochaya göre biraz daha iri tanecikli çekince daha güzel oluyor.

temizliği de arada sirkeyle kaynatırsınız bişe olmaz.
0
kveldulv
(12.05.26)
Çelik alacaksan Bialetti Venüs öneririm.
0
kizil karga
(12.05.26)
Tek fincanlık Bialetti'm ile mutlu mesut yaşayıp gidiyoruz.
Gelen olursa diye de iki fincanlık olanı kenarda bekliyor.

Memnunum.
0
Mirket
(12.05.26)
Birkaç hafta önce bana hediye geldi, hep istiyordum almayı. Tadı güzel bence, taze çektiğiniz kahveyle yapınca özellikle. Bir de kahveyle uğraşmayı seven insan için aktivite gibi geliyor. Alın gitsin +1
0
sparky
(12.05.26)
Ne aradığınıza bağlı, elbette yüksek basınçlı tam otomatik makinalar kadar aromalı bir espresso çıkmıyor ancak filtre kahve gibi de değil. İkisinin ortası gibi düşünün işte.

Yalnız mocha pot alırken birçok kişi 4 fincanlık alayım lazım olur falan diye düşünebiliyor, öyle çalışmadığını söyleyeyim. 4 fincanlık potta 1 fincanlık içecek yapamazsınız. Kaç kişilik kullanım düşünüyorsanız o boyda alın. Tek kişi duble içecekseniz 2 fincanlık alın örneğin. Bialetti güzel.
+1
akhenaten
(12.05.26)
Espresso kadar zengin değil ama gayet iş görüyor. Özellikle sütle içiyorsanız, fark az. Sade içiyorsanız daha yavan, daha sıvı gelecek. 15 bar makine espressosunun köpüğü daha kalın, daha zengin bir tadı var.

Biz espresso makinemiz bozukken yenisini alana değin moka pot gayet iş gördü. Piknik, seyahat vs. durumlarda da iş görüyor.
0
yadigar
(12.05.26)
Evde gercek anlamda bir espresso makinesi ve onun 30 bin ayari zamani terazisi suresi temizligi ile ugrasmak istemedigim icin, gercekten yogun bir kahve istedigim zaman mokapot'ta yapiyorum ve son derece tatmin ediyor beni. ama mokapot'da sorunsuz dusunmeden kahve uretmiyor onun da bir "sanat"i var.
0
compumaster
(12.05.26)
Ben moka pot kullaniyorum, alt kismini ve kahve konulan haznesini her kullanimdan sonra, üst kismini 2-3 kullanimdan sonra sudan geciriyorum, baska bir sey mi yapmam gerekiyormus, sasirdim.
Bialetti alüminyum var 7-8 senedir, gidiyor yani.

Onun disinda kendi cekirdeklerimi cekmeye basladigimdan beri tadi cok cok daha güzel gelmeye basladi ve kesinlikle iri taneli cekmek, hazneyi tam doldurmamak vs fark ediyor. Hangi cekirdek oldugu da fark ediyor bence baya.

Neyse ben memnunum ama hic espresso makinam olmadi o yüzden karsilastirma yapamayacagim.
0
kuehles blondes
(12.05.26)
Bence cok lezzetli fakat aluminyum oluyor moka potlar. Bialetti dahil. Alimunyumun gida ile temasi ozellikde ısı varsa uzak durmaya calistigim bir durum
0
narod
(14.05.26)
(7)

Bahcemde kedi dogurmus, anne beslemiyor

narod
Neyle besleyebilirim yavrulari?
Neyle besleyebilirim yavrulari?
0
narod
(11.05.26)
Sulandırılmış süt verebilirsin ama sulandırılmış olsun sek süt verme sulandırarak ver, sulu süt.
0
kizil karga
(11.05.26)
biberonla verilen kedilere özel süt tozları var, yalnız kahve süt tozu değil karıştırmayın. royal canininkiler iyidir.

www.hepsiburada.com
+2
eja
(11.05.26)
Etrafinda yeni dogum yapmis anne kedi varsa ve emziriyorsa getirebilirim. Belki anne kabul eder.
Anadolu Yakasinda'yim
Ben beslemeye basladim siringa ile ama ne kadar etkili olur bilmiyorum tabi
0
🌸narod
(11.05.26)
kendileri yemek yiyecek çiğneyecek kıvama geldiyse yavru kedi maması olur. henüz süt emme aşamasındaysa royal canin kedi sütü tozu lazım. normal sütler ile sağlıklı olmaz.
+2
orpheus
(11.05.26)
benzer şekilde beslemeye niyeti olmayan bir anne vardı bende de. ilgilenecek kadar yaklaştırıyorsa ve vaktiniz varsa, ara ara anneyi yaş veya ödül mamasıyla oyalayıp, bebeklerin olabildiğince emmesini sağlamak en güzeli olur.
yakındaki bir pet shop veya veteriner'den yenidoğan mama seti alabilirsiniz. içinde ölçü kabı, biberonu vs oluyor. süt ishal edip, kötüleşmelerine sebep olabilir; çok mecbursanız, laktozsuz sütü sulandırabilirsiniz. enjektörle beslerken de dillerinin üzerine damla damla bırakmaya özen gösterin, yoksa ciğerlerine kaçabilir mama. kolay gelsin.
0
lil siztah
(11.05.26)
Piyasadakilerin çoğu işe yaramıyor. Biz en çok faydayı şundan gördük:

www.royalcanin.com
0
yadigar
(11.05.26)
yeni doğduğundan emin misin, belki yeterince anası beslemiştir zaten.
0
antihero
(12.05.26)
(3)

osmanlıca burada ne yazıyor?

the turko
başta arapça sandım ama osmanlıca dediler. okuyabilen yazarsa sevinirim.https://hizliresim.com/2ltt3ka
başta arapça sandım ama osmanlıca dediler. okuyabilen yazarsa sevinirim.
hizliresim.com
0
the turko
(10.05.26)
"İmam hatipler kapatılsın" yazıyor.
-1
kizil karga
(10.05.26)
İlgili facebook gruplarına atarsanız orada daha yetkin cevaplar gelebilir.
+1
biravekahve
(10.05.26)
daha iyi fotograflarini cekip gpt'ye atin, okur rahatlikla. bu fotograftan dua oldugunu soyledi ama okuyamadi
0
lanc
(11.05.26)
(1)

Bu enerji olayı mı oluyor?

egerbiryolcu
Mesleki olarak nihayet beklediğim şeyi basarinca kendim için bir kolye almıştım. Hem figürünü çok beğendiğim için hem de bir anlam yüklemiştim. Dünya figürü bu arada. Arada bir takıyorum kolyeyi ama kimse de iltifat etmedi. Hani çevrenizde olur ya bazen her şeyinize dikkat edip bir şeyler öven insan
Mesleki olarak nihayet beklediğim şeyi basarinca kendim için bir kolye almıştım. Hem figürünü çok beğendiğim için hem de bir anlam yüklemiştim. Dünya figürü bu arada. Arada bir takıyorum kolyeyi ama kimse de iltifat etmedi. Hani çevrenizde olur ya bazen her şeyinize dikkat edip bir şeyler öven insanlar. Onlar etmedi yani. Sadece, demek ki normal gözüküyor diye düşündüm. Bugün bir mağazada kasada çalışan bir kişi siparişimi alırken kolyeniz çok güzelmiş, anlamı ne diyince hem çok mutlu oldum hem de garipsedim. Yani sadece kolyeniz güzelmiş de diyebilirdi. Anlamını da sorunca sanki bunu hissetmiş gibi bir durum oluştu.

Acaba ben bu duruma ve kolyeye içten içe küçük bir sorgulama yapınca birileri bu enerjiyi hissetti ve sadece görevini mi yaptı,

Yoksa kolyenin simgesinin ne olduğunu anlamadıgi için mi sordu :d
-2
egerbiryolcu
(09.05.26)
Tesadüf.
+7
kizil karga
(09.05.26)
(8)

Titreşimli egzersiz platformu (vibration plate) kullanan var mı?

pembe nohut
Memnun kaldınız mı? Herhangi bir faydası olduğunu düşünüyor musunuz? Ayrıca herhangi bir zararı olduğuna inanıyor musunuz? Özellikle omurga problemleri yaşattığıyla ilgili pek çok yorum okudum. Aşırı uçuk olmamak kaydıyla hangi markayı önerirsiniz?Edit: Ben kilo vermek için değil de popo ve bacak ka
Memnun kaldınız mı? Herhangi bir faydası olduğunu düşünüyor musunuz? Ayrıca herhangi bir zararı olduğuna inanıyor musunuz? Özellikle omurga problemleri yaşattığıyla ilgili pek çok yorum okudum. Aşırı uçuk olmamak kaydıyla hangi markayı önerirsiniz?

Edit: Ben kilo vermek için değil de popo ve bacak kaslarını çalıştırma amacıyla kullanmak istiyorum.
0
pembe nohut
(08.05.26)
Bilimsel çalışmalara bakmak lazım.

İlk bakışta pazarlama hilesi gibi duruyor. Pasif olarak yani titreyen bir plakanın üstünde durarak zayıflanmaz. Ha dengesiz, titreyen bir zeminde dik durabilmek için kaslar normal duruşa göre biraz daha fazla kasılıp enerji harcar belki ama ölçülebilir bir fark çıkacağını sanmam. Yürüyüş yapın, diyet yapın, her gün 40-50 tane şınav çekin daha iyi.
0
orient blue
(08.05.26)
omurga problemleri için gittiğim fizyoterapist kullandırıyor (üzerinde duvardan iplere tutunup ileri gidip gelme ve tek ayak üzerinde diğer dizi yukarı çekerken dengede kalma). zararlı olduğuna dair bir şey söylemedi ama sadece bu iki hareketi yapıyorum.
0
inheritance
(08.05.26)
mucize beklemeden kullanılabilir, bazı hareketler var dengede kalmaya çalıştığınız onlarla belki bir artı faydası olabilir.
0
duyurukullanıcısı
(08.05.26)
Abim çok seneler evvel öküz parasına powerplate aldı. Hatta taşıyanlar bellerini incitti.
Çeşitli denemeler, teknikler ve yıllar akabinde işe yaramadığına kanaat getirip attılar bir kenara.
0
yadigar
(09.05.26)
Yanlış anlamayın ama insanlar sizin istediğiniz popo ve bacak kaslarını çalıştırmak için onlarca kiloyla ağırlık çalışıyorlar yine sonuç alan oluyor ya da olamıyor çalışmayı doğru yapıp yapmadıklarına göre, bahsettiğiniz makineler bu anlamda çöp bile değil çöp bile geri dönüşümde falan bi işe yarayabiliyor.
0
kizil karga
(09.05.26)
Ben kas yapmak istemiyorum, çalıştırmak dediğimde bunu anladınız sanırım. Lipödem hastasıyım. Kuru fırçalama bile epey rahatlatıp ağrıyı azaltırken bu aletin de gayet faydalı olacağını düşünüyorum açıkçası. Derdim zaten ağrı hafiflesin, görünüm biraz iyileşsin sadece.

Bununla ilgili hakemli dergilerde yayınlanmış makaleler de gördüm, bahsettiğim açıdan faydası olduğunu kanıtlayan birçok çalışma mevcut. Yine benzer şekilde lipödem için kullanan kadınların videolarıyla dolu internet ve hem bu kadınlar hem de bilim insanları toplu delüzyon içerisinde değildir sanıyorum.

Diğer hususlar için işe yarayıp yaramadığını bilmiyorum ve ilgilenmiyorum da, Ekşi Sözlük'te fayda gördüğünü söyleyen çok fazla insan var ama dediğim gibi amacım zayıflamak ya da kas yapmak değil zaten.
0
🌸pembe nohut
(09.05.26)
Hocam verilen her cevapta "aslında ben şu nedenle soruyorum" şeklinde yeni bir güncelleme yapıyprsunuz, en başta benim lipödem sorunum var o nedenle soruyorum deseniz ona göre cevap veririz, bu tür sorular eğer içerik net değilse kilo vermek ya da kas kazanmak için soruluyor biz de o nedenle böyle cevaplar veriyoruz. Lipödem kısmına gelirsek, onun için de bir işe yaramaz.
0
kizil karga
(09.05.26)
Ben genel olarak tüm kullananların yorumunu almak istedim, o yüzden aşırı detay vererek yazmadım. Amacım yalnızca ama yalnızca bir süre kullanmış olanların görüşlerini okumaktı. Teşekkür ederim cevabınız için. O kullanıcı deneyimleri, onlardan da ziyade tıp makaleleri falan hepsi çöp diyorsunuz o zaman? Yazık, bir sürü insan o kadar uğraşıp onlarca vaka incelemiş ve araştırma yapıp bir sonuca varmışlar. Belli ki beyhude çabaymış hepsi, çok yazık.
0
🌸pembe nohut
(09.05.26)
(6)

Almanya’dan kargo gümrüğe takılır mı?

thin capitalization
Yakınım kargoyla bir elektrikli ev aleti gönderecek değeri 500 Euro, kutısu orta ebatta ve biraz ağır, takılır mı? Ne öderim takriben?
Yakınım kargoyla bir elektrikli ev aleti gönderecek değeri 500 Euro, kutısu orta ebatta ve biraz ağır, takılır mı? Ne öderim takriben?
0
thin capitalization
(07.05.26)
On binlerce lira ödersiniz. Göndermesin. Yolcu beraberinde getirin/getirsin.
+1
orient blue
(07.05.26)
30 euro üzeri her şey gümrüğe takılır, onu da bireysel olarak gümrükten çekemezsin mali müşavir va aracılığıyla alırsın, onun maliyetini de kargo değeri*10 gibi hesapla.
-2
kizil karga
(07.05.26)
İsterse 1 Euro olsun çöp bile getiremezsiniz yurtdışından

Akp ye oy verenlere hakkımı helal etmiyorum
+3
topkapiaksaray
(07.05.26)
@kızıl karga, son düzenlemede 30 euro limiti sıfırlandı; artık tüm gönderileri ancak aracı çekebiliyor.
+3
lil siztah
(07.05.26)
O kadar oldu mu ya vay anasını.
0
kizil karga
(07.05.26)
40-50 bin civarında gümrükçü beyan masrafın çıkar.
0
gercekdunya
(09.05.26)
(10)

Sinirli Olmak için Haklı Sebepleriniz Varsa, Ortalığı Yakıp Yıkar Mısınız?

lapetitemort
Evet, birisi size ciddi bir yamuk yaptı diyelim ki. Son derece haklısınız.Böyle bir senaryoda bağırıp çağırmak, küfür etmek ve ortalığı dağıtmaktan dolayı sonradan pişmanlık duyar mısınız?
Evet, birisi size ciddi bir yamuk yaptı diyelim ki. Son derece haklısınız.
Böyle bir senaryoda bağırıp çağırmak, küfür etmek ve ortalığı dağıtmaktan dolayı sonradan pişmanlık duyar mısınız?
0
lapetitemort
(06.05.26)
Yapmamaya çalışırım, öfkeyle kalkan zararla oturur diye boşuna dememişler, hem pişmanlık duyarım, hem de maraton koşmuş gibi yoruluyor insan, sinirine, öfkesine yenik düşünce, bir de haklıyken haksız duruma düşmeye sebep olur böyle davranışlar ama bazı durumlarda kontrolü kaybetmemek zor oluyor gerçekten.
0
Gı
(06.05.26)
Hakli olmak vs hakli kalmak.

Hakli kalamiyorsan hakli olman da cöp olur.
0
Purple life
(06.05.26)
Asla. Kar/zarar analizini her an yaparak davranırım. Bağırıp çağırmak ne işime yarayacak, köpek kovalamıyorsa bir anlamı yok :)

Son bir iki aydır, Sözlük'ten biri beni tartışma yaşadığı başka biri sanıyor. Her sabah bir başka çaylak hesabıyla iğrenç küfürler, tehditler yağdırıyor, sonra da engelliyor. Önce görmezden geldim, sildim. Böyle yapınca bahsettiği kişi olduğuma inancı arttı :) ama engellediği için cevap da veremiyorum. 2 hafta küfür kıyamet sonrasında bu kişinin nickaltına yazdım. Ben o kişi değilim, enerjini yok yere harcıyorsun, aramızda bir bağlantı kurduysan hatalı düşünüyorsun vs. Mesaj attı, nickaltıma yazdığını sil tamam anladım özür dilerim dedi. Üzerinden bir kaç hafta geçti. Dün yine sabah erken saatlerde bir başka çaylak hesabıyla aynı şekilde tehditler küfürler. Ben hayatta öyle küfürler duymadım bu arada. Orada da sakin kaldım, nickaltına yazdım yine. Yine aynı düşünceye saplanmışsın, benim alakam yok, sorununu benim dışımda çöz, yoksa dava açıp kim olduğunu ifşa edeceğim dedim. Bir başka hesapla yazdı bu sefer. Yine özür diledi. Bir kadınmış bu arada. Ben mantıklı düzgün yazınca benden özür bekledi bir de. Neye özür diliyorum, ben özür dilerim siz de keşke özür dileyebilseniz. Orada gerçekten sinir oldum ama küfür, tehdit hak etmiyorum. Özür dileyecek bir şey yapmadım, size hayatta başarılar dedim. Yine engelledi. Kafayı yersin. Neyse, şizofrenik bir durum olduğunu düşünüyorum. Yine olursa bu sefer dava açacağım ama yine de küfür, sonradan pişman olacağım şeyler asla yapmam.

Yaşadığım eve taşınacağım zaman, üç beş sene önce, nakliyeciyle anlaşmıştım. Taşınmayı yaptık, amelelere Günaydın'dan döner, lahmacun, tatlılar, içecekler. Ziyafet gibi bir şeyler söyledim. Sonra hepsine ciddi bahşiş verdim. Taşınma parasına yakın onlara verdiğim para. İş bitince nakliyeci geldi, abim bana da şu kadar vereceksin dedi. Neden veriyorum dedim. Vermezsen kavga ederiz dedi ve kabarmaya başladı karşımda. Amelelerden daha az kazanamam bu işten dedi. Benim meselem dedim bahşiş vermek. Senin hesabın ayrı, sana bahşiş vermek zorunda değilim. Adam eline sopa alıp üzerime yürüyor, ameleler elinden tutuyor. Öyle mi, peki dedim. Polisi aradım yanında. Sonra da güvenlik çağırdım. Topuk tabii hemen. En ufak yükselme yaşamadım. Sayko gibi sakin. Yanımda ailem olsaydı ve bir agresyon olsaydı orada da ani ve sert bir müdahalede bulunurdum ya da güvenli bir yere geçer yine güvenlik polis çağırırdım ama küfür, ortalığı dağıtmak, yapacağım iş değil.
+2
gabe h coud
(06.05.26)
Sinirlenmekten o duygunun içine girmekten nefret ediyorum, kendimi mümkün mertebe o rıuh haline sokmamaya çalışıyorum ama olursa da eğer muhtemelen 3 dakika sonra pişman olurum.
0
kizil karga
(06.05.26)
Haksızlığa uğramışsam asla duymam; yapmazsam içim soğumuyor çünkü.

Ancak siz bunu kız arkadaş meselesi için falan soruyorsanız; ikili ilişkiler için, yapmasanız daha iyi olur derim.
0
lil siztah
(06.05.26)
Pişman olacağım, yüz yüze bakacağım bir insansa genelde öfkemi çok açığa çıkarmadan sakin şekilde aktarırım. İpler kopsun istiyorsam ve çok öfkeliysem bir tık çirkinleşebilir iş. Karşıdakinin bende değerine bağlı.
0
ekimoloji
(06.05.26)
genelde mutedil biriyimdir çabuk kızmam. sinirle yaptığım her hareketimden hem pişmanlık hem gurur duyarım. vurduğum adamın postu para ediyorsa utanmıyorum. kendimden zayıf birine prensip olarak tepki göstermem.
0
yurtsuz john
(06.05.26)
Gerçekten güçlü insan öfkesini kontrol edebilendir.
0
mesuta
(06.05.26)
Yok abi, kimsenin sinirimi hak etmediğini düşünürüm. Yol veririm, yoluma bakarım.
0
halitkin
(06.05.26)
sakin kalip stratejik düşünen her zaman karlı çıkar. ortaklıkta kazık attıysa o ortaklığın geleceği olmayacağı belli. ama en zarar ve riskle durumdan çıkmak için zaman kollarım.
0
orpheus
(07.05.26)
(1)

Hesabı Dondurup Geri Gelince Karma Puanı Sıfırlanıyor mu?

halitkin
Soru başlıkta, daha önce sorulduysa affola.
Soru başlıkta, daha önce sorulduysa affola.
0
halitkin
(05.05.26)
Yok sıfırlanmaz ama hesabı açtığın gün (güncelleme sonrası açtıysan) gözükmez sadece, ertesi gün geri gelir.
0
kizil karga
(05.05.26)
(17)

Sevgilinin yapış yapış yakın arkadaş grubu

seni tanıdığım güne lanet olsun
Flörtten sevgililiğe giden bir ilişkim var. Adamın 5 erkek (2'si bazen benimkinde kalıyor) ve 4 kadın çok yakın arkadaşı var. Hep grupça takılıyorlar, herkes birbiriyle çok iyi anlaşıyor, ayrıca birlikte iş de yapıyorlar. Patron benimki, o yüzden arkadaş grubunda da lider genelde o oluyor. Şimdi şöy
Flörtten sevgililiğe giden bir ilişkim var. Adamın 5 erkek (2'si bazen benimkinde kalıyor) ve 4 kadın çok yakın arkadaşı var. Hep grupça takılıyorlar, herkes birbiriyle çok iyi anlaşıyor, ayrıca birlikte iş de yapıyorlar. Patron benimki, o yüzden arkadaş grubunda da lider genelde o oluyor.

Şimdi şöyle bir durum var ki ben kadınlardan 2 tanesinin (X ve Y) benimkinden hoşlandığına eminim. X uzun yıllardır arkadaşı, kadın beğeniyor belli ki ama olmayacağının farkında. Bu kadınla ilgili başka biri geçen yıl bir şeyler söylemiş ve benimki de durumu fark edip araya mesafe koymuş diye de duydum başka birinden. Hadi onu geçtim.

Y olan ve benimkinin aynı zamanda en sık görüşerek iş yaptığı kadın ise resmen ona yaranmak için çırpınıyor. Sürekli sadece ona özel cilveli ses, çocuk gibi bir haller, neredeyse her cümleye yiaaa diye güya tatlılık yaparak başlama falan. Bu kadın 3 yıl önce iş yaparken aralarına katılmış ve yakın arkadaş grubuna öyle dahil olmuş. Aynı zamanda gruptaki bir başka erkek (ki benimki de onu çok sever) ilk zamanlarda Y'den hoşlanıyormuş ama Y onu kesin bir şekilde reddetmiş. Benimki o dönem ufak ufak aralarını da yapmaya çalışmış ama olmamış.

Şu an gruptaki az önce bahsettiğim X ve bu erkek kişi dışındaki herkes bu kadınla benimkini çok yakıştırıyor ve birlikte olmalarını istiyor açık açık. Zaten adam onlara beni tanıştırınca o erkek kişi dışındaki herkes soğuk davrandı bana, hala da öyle. Sürekli biz bize şuraya gidelim, biz bize bunu yapalım planları yapılıyor ama ben asla yokum. Benimki sürekli beni hatırlatıyor, dahil ediyor falan ama onlarla vakit geçirmek istemiyorum. Bana kendimi fazlalık gibi hissettiriyorlar. Ayrıca birlikte olduğum insandan hoşlanan kadınlarla veya onu başka bir kadına yakıştıran insanlarla ne kendim yan yana olmayı ne onun yan yana olmasını istiyorum. Benimkine desem ya ne alakası var, asla öyle hissetmiyorlardır falan der eminim. E adam da onları hem çok seviyor hem kaç yıllık arkadaşları ve alışmış sürekli onlarla olmaya. Geldim diye arkadaşlarından koparamam, zaten hakkım da yok.

Başka ilginç bir bilgi, benimki ne zaman biriyle flört etse birkaç aydan uzun sürememiş çünkü ya gruptaki kadınlar o kadını aşırı sevip aşkımmmm bebeğimmmm diye dibinden ayrılmamış ya da bana yaptıkları gibi soğuk davranmışlar. Ayrıca gruptaki hiç kimsenin uzun yıllardır hiç ilişkisi hatta flörtü bile olmamış. Buna o kadar şaşırdım ki. Yılbaşında bile nolur sana gelelim diyerek sabahtan benimkinin evine geldiler, biz gece 3 gibi eve gelip onlara katıldık. Bir tek ev arkadaşı olan bir erkek ve zamanında Y'den hoşlanan erkek arada flört falan deniyor ama o da sürmüyor. Bana çok hastalıklı geldi bunların hali bir noktada ya.

Bir iki ay önce adamın doğum günüydü ve evinde baş başa vakit geçirelim dedik ki bir de bunu arkadaşlarına haber verecek halimiz yok zaten. Akşam kapı çaldı ve balonlar, pastalar, kamera elde ve açık falan doğum gününü kutlamaya gelmişler. Bana da aaa biz seni unutmuştuk ya hiç aklımıza gelmedi dediler. Sonunda git de denemedi ama gecemiz ve ertesi günümüz rezil oldu çünkü sabaha kadar kaldılar.

Mesela bazen X'in canı sıkılıyor ve ya sende kalmaya geldim diyerek gelip benimkinde kalıyor o diğer 2 erkek de evdeyse. Ya da Y bazen ya kahvaltı hazırlamaya geldim diye eve gelip bu 3 erkeğe sabah kahvaltı hazırlıyor, dur bir de börek açayım diyor akşama kalıp falan. Erkekler de abi bu kız tam evlenilecek kız değil mi ya diyor güya şakayla ara sıra. Evde geçen hep birlikte oturuyoruz ve kahve makinesini bulamadım. Y diyor ki sen şimdi bilmezsin yerini, onu ben alttaki dolaba koydum.

Ya sizin bizim ilişkimizde yeriniz ne? Sizin bu adamın evinde işiniz ne? Biz niye bu ilişkiyi futbol takımı gibi yaşıyoruz? Erkekler de dahil siz niye bu adamın evinden çıkmıyorsunuz? Biliyorum esas problemli olan benimki çünkü yıllardır asla sınır koyamamış. Bir de herkes yerini bilir özellikle iş söz konusuysa diye onlara hadlerini bildirdiğini falan sanıyor ama alakası yok.

Adamın bunlar dışında her şeyinden memnun sayılırım ama ona söylesem özellikle Y ve erkeklerin tavrını asla konduramayacağını, kabul etmeyeceğini düşünüyorum. Sonradan gelip adamın herkesle arasını bozan da olmak istemediğim için özellikle bu insanlara karşı rahatsız olduğumu da pek belli etmedim ki etsem de toplu halde inkar edip beni kötü yapacaklarına eminim. Ben hiç uğraşmayıp bu aile olmuş insanları birbirine bırakıp gideyim mi ya? Ya da şansımı denemek adına bir benimkine söyleyip en sonunda onun gözünde muhtemelen fitne fesat olayım mı? Aslında kaç aydır rahatsızım ama bugün yine bir şey oldu onun üzerine sormak istedim. Yaşananların çoğunu yazmadım bile, bunlar sadece iki üç küçük şey. Yaşlar 35 ve üstü. Sadece ara sıra bunun evinde kalan 2 erkek kişisi 30'ların başında.
-1
seni tanıdığım güne lanet olsun
(04.05.26)
Erkek arkadaşınızın tavrı net gibi, onun için bu bahsettiğiniz iki kişiyle ilgili bir endişeye gerek yok gibi görünüyor anlattığınız kadarıyla.

Şöyle ki, elinizdeki malzeme bu. Bu kızlarla ilişkinin bu aşamasında rekabete girerseniz kaybedersiniz.

Sizin arada kalmış halinizi kurtaracak tek davranış sanırım "yerinde ağır olan" insan olmak. Rekabet etmemelisiniz. Bu senaryodan ancak özgüvenle çıkılır heralde. Her şeye onay verin demiyorum, ama yeri geldiğinde erkek arkadaşınıza sakin şekilde "ne alaka anlamadım, sizin bazı şeyleriniz bana uzak ama senin çevren, bildiğin gibi yap" tavrını da gösterebilirsiniz. Sizin olaya bakışınız bu çünkü.

İlişki ilerler ve olgunlaşırsa belki o zamana kadar siz de ortama ısınırsınız veya o aşamada daha farklı bir tavır takınabilirsiniz. Ama bu o zamanın konusu.
+4
akhenaten
(04.05.26)
Cemaat yapılanmasının içine düşmüşsün kolay gelsin. Yıllar içinde baya katılaşmıştır. Aralarına almazlar.
Akhenatenin dediği gibi özgüvenini kaybetmeden sağlam basmaya çalış. Artık gerisi seninkine kalmış. Cemaat olarak mı devam edicek yoksa başka bişeyi yaşamaya cesaret edicek mi bakıcaksın.
+5
benim bir gizli bildiğim var
(04.05.26)
Bir sitcom evrenine düşmüşsünüz gibi adeta.
+5
peki madem
(04.05.26)
flortum degil de arkadas cevrem vardi bunlari bir arada tutan seyin ne oldugu belli, ben dayanamadim seviyesizliklerine. aileniz yok diye herkesi aile zannetme olayina bi son verelim ayrica aileler bile bu kadar gevsek olmuyo. biz daha kendi esimizle “me time”lar, kisisel alanlar kavgasi yaparken bunlarin kaynana gibi her dk tepede bitmeleri ciks biz almayalim.

iliski stiliniz ve sikayetleriniz hakkinda acik ve sakin bi diyalog yasanmali. uzaklasirsa da uzaklassin sonrasi adamin kendi tercihi olur uzaklasmazsa da siz yolunuza bakarsiniz. boyle yetiskin ergenlere bir gun bile ayirmak zul
+4
ala09
(04.05.26)
Nasıl olsa sevgililik moduna geçince dört beş aya ayrılırsınız siz de, birbirinizin düzenini bozmayın, bu kişiler neticede sonradan düşmemiş hayatınıza hep varmış, sen de bile isteye bu sisteme dahil olup şimdi de şikayet ediyor gibisin, yapacak bir şey yok.
+3
kizil karga
(04.05.26)
ortam hiç samimi gelmiyor. siz gruba sonradan girdiginiz icin disaridan bir gozle daha net gorebiliyorsunuz ama erkek arkadasiniz maalesef fark etmiyor ya da ortami bozmamak icin bisey demiyor. En ustteki yoruma katiliyorum. Rekabete girip ortami bozan sanki sizmissiniz gibi olmayin ama iliskiniz derinlestikce erkek arkadasiniz da sizi anlayacak konuma gelecektir. Digerleri de yapmaya calistiklari seyden vazgecer gibime geliyor eger sizden istedikleri tepkiyi alamazlarsa.
+1
acelaacedebela
(05.05.26)
of of of, evlerden ırak ortam. sizin de dediğiniz gibi, elemana anlatsanız bile kabul etmeyecek ve bir şekilde siz kötü olacaksınız. en temizi yol yakınken bu toksik ortamdan kurtarın kendinizi (bir özeleştiri olarak bekara karı boşamak kolay diyeyim burada). içinizde kalmasın istiyorsanız da ayrılırken elemana şöyle açıklama yapın: “çok toksik ve vıcık vıcık bir arkadaş grubunuz var ve ben bu yaştan sonra böyle bir ortam içerisinde olmak istemiyorum. sana da tavsiyem, bundan sonra sürdürülebilir bir ilişkin olmasını istiyorsan ya bu gruptan uzaklaş, ya da x/y kaltaklarından (bu lafı söylemeniz lazım, yoksa istenen etkiyi yaratmaz) biri ile birlikte ol. başka türlü ilişki yürütemezsin.”. sonrasında sizi vazgeçirmeye çalışır, “aman gruptan uzaklaştım, arama mesafe koydum vs.” derse de geri adım atmayın, zira dediğini yapıp araya mesafe koysa bile ileride bunu size karşı illaki kullanır. “ben senin için 15 yıllık arkadaş çevremden vazgeçtim” lafını duyarsınız.

son olarak bu elemanın x ve y’nin ilgisini anlamaması, diğer elemanlarla bunun muhabbetini yapmaması mümkün değil. bu ilgi, bu ortam elemanın hoşuna dahi gidiyordur.
+2
shadowfollower
(05.05.26)
öğrenciyken bu kadar okusam mühendis olurdum. bi özet geçeydin abla.
+2
faberkastelli
(05.05.26)
valla bu yazdığınıza göre en normal kişi sizsiniz, sakın kendinizi suçlamayın. temel problem ise erkek arkadaşınız. orada tarikat yapılanması var, kaçın kurtulun.

Erkek arkadaşınız hem patron hem de grubun merkezi olduğu için bu 'hayran olunma' ve 'vazgeçilmez olma' durumundan içten içe besleniyor olabilir. Sınır koymamasının sebebi; ya bu durumun nezaketsizlik olduğunu gerçekten anlamıyor (ki bu daha kötü) ya da arkadaşlarını kaybetme korkusuyla herkesi mutlu etme rolüne aşırı yapışmış durumda.

bir de kendisine ; Senin evinde kahve makinesinin yerini benim değil de bir başkasının bilip bana söylemesi, bizim mahrem alanımızın kalmadığını gösteriyor. Sen benim evime gelsen ve başka bir erkek arkadaşım 'o orada değil şurada' dese ne hissederdin? diye sorar mısınız? valla çok merak ettim yanıtını.
+4
galahad reloaded
(05.05.26)
muhtemelen adaya veda eden isim sen olacaksın. zaten en hayırlısı da bu. habersiz doğum günü için kapıya dayanıp sana haber vermemeleri vs sevgilinin bile rahatsız olması gereken bir durum. ama etmediğine göre o grup içindeki konumun belli zaten.

adamın da kadınlardan gelen ilgi alakanın farkında ve bu durumdan hoşnut olduğuna neredeyse eminim.

ben olsam maddeler halinde bi kağıda yazar, ezberler, sonra sunum yapar gibi karşısına çıkardım. böyle böyle olması normal mi diye kendisini bi sorgulardım. muhtemelen salağa yatacaktır ve ciddi bi adım atmayacaktır. bu da senin gidiş biletin olur.
+2
elorelia
(05.05.26)
siz anlatirken ben sıkıldım.
0
sinematikcrop
(05.05.26)
genelde bu tipler hayatsız oluyor. kabile tipi yaşamayı modernlik, nyc tipi yaşam tarzı olarak görüyorlar.

ilkokul ve lise yıllarından tanıdığım sonra da vine ünlüsü olup patlayıp giden böyle bir arkadaş grubunun birtakım üyeleriyle instagramdan takipleşiyoruz. sizin bahsettiğiniz bir şekilde hayatları var hatta siz öyle anlatınca acaba onlar mı dedim. adeta bir sosyal antropolog gibi inceliyorum onları gangbang tarzı yaşıyorlar.

bence bacım sen kaç kurtar kendini bunlar gün olur birbirleriyle evlenir boşanır çocukları evlenir onlar da boşanır böyle simbiyotik bir yaşam.
+1
Hallegadola
(05.05.26)
muhtemelen çok yıpranıp ayrılmak zorunda kalacaksın zaten. bence şimdiden uzaklaş, adam mı yok memlekette.
+1
antihero
(05.05.26)
@Hallegadola

Gangbang tarzı ne oluyor tam olarak?
0
himmet dayi
(05.05.26)
Makul argümanlarla sıkıntımı belli ederdim ben olsam. Hani kıskanç sevgili gibi değil de hangi olayların size nasıl hissettirdiği, sizin hayalinizdeki ilişki şekli gibi ve nelerden neden rahatsız olduğunuz gibi. Karşı taraftan saçma bir cevap gelirse de yallah defolsun gitsin.
+3
inawen
(05.05.26)
O ne yahu "friends", "how i met your mother" evi gibi :))

Kendinizi ortama adapte etmek dışında şansınız yok, ya bu deveyi güdersin, ya bu diyardan gidersin durumu var.
+1
kimlanbu
(05.05.26)
siz hep sorun "arkadaş" olan kişilermiş gibi anlatmışsınız ama burda ki en büyük red flag erkek arkadaşınızın kişisel alanlarını çizemeyen, alan işgalini normal bulan, arkadaş grubu dinamiği/mahremiyet kavramları yokmuş vb. şeklinde davranması. bütün bu olanlar "arkadaş" kişilerinden bağımsız olarak erkek arkadaşınızın onlara açtığı oyun alanında yaşanıyor. o açıyor yanı bu alanı onlara komple. siz bunu kabullenmek yerine onun açtığı alanda tepinen arkadaşlarına kurulmuşsunuz.

sizin tek bir muhatabınız var, erkek arkadaşınız/onun kişiliği. şapkanızı önünüze koyup ben böyle biriyle olmak istiyor muyum diye soracaksınız, tek dengeli çözüm yolu da bu. boşu boşuna diğerleriyle ilgili durumları zihninizde köpürtüp kendinizi yormayın yani, bu yöntemden sağlıklı bir karar çıkmaz.
+1
Phoebe
(08.05.26)
(33)

ilk öpüşme

make a wish
Uzun sayılabilecek bir süredir flört ediyoruz ve aramızda yaz dizisi tadında süregelen bir cinsel gerilim vardı. Kalabalık içinde uzaktan birbirimize bakıp gülümsemeler, konuşurken küçük dokunuşlar, vedalaşırken uzun sarılmalar vb...Dün ilk defa uygun bir ortam oldu ve aniden yakınlaştık. Uzunca bir
Uzun sayılabilecek bir süredir flört ediyoruz ve aramızda yaz dizisi tadında süregelen bir cinsel gerilim vardı. Kalabalık içinde uzaktan birbirimize bakıp gülümsemeler, konuşurken küçük dokunuşlar, vedalaşırken uzun sarılmalar vb...

Dün ilk defa uygun bir ortam oldu ve aniden yakınlaştık. Uzunca bir süre sarıldıktan sonra öpüşmeye başladık. Öpüşmenin daha başlarında (10–15 saniye içinde) erkek kişi popoya hamle yaptı. O anda bir ölçüde şaşkınlık ve rahatsızlık hissetsem de irkilip geri çekilmedim. 1–2 dakika kadar öpüştük ve bu durum böyle devam etti.

Duyduğu yoğun arzunun bir tezahürü olabilir ama diğer yandan bu acelecilik pek hoşuma gitmedi. Ne dersiniz?
📊 Sence?

Bu anket sona erdi. 93 oy kullanıldı.

-10
make a wish
(04.05.26)
-merhaba
+oha resmen ahlaksızlık teklif etti
+7
HellKeePer
(04.05.26)
Kardeşim geçmiş olsun bu durum neredeyse tec*vüzecyazmak. Polise git
0
artıküyeolmakistiyorum
(04.05.26)
Allah korumus cok sikintili bir durum. Yuz, yuz elli defa date yapmadan once boyle seyler yapilmaz. Polise git +1
0
synesthesia
(04.05.26)
hayat senin hayatin. kendi kararlarini kendin almalisin.

konuya bana dokundu olarak bakacak olursak opusmek de aslinda cogu kez cinsel bi durtu olabiliyor ki sizinki de biraz oyle olmus.

kendiniz ve iliskinizle ilgili kararlari kendi yasam seklinize ve dusunce yapiniza gore almaniz daha dogru. rahatsizsan rahatsizim demekten cekinme ama bunlari yasaman gerektigini dusunuyorsan da akisina birak. hayat senin hayatin unutma;)
0
johnnie w lker
(04.05.26)
festivalde tanıştığın adam mı bu? poponu avuçlaması hoş olmamış ama öpüşme normal epeydir flört ediyormuşsunuz
+1
alester
(04.05.26)
@alester ahah hayir o gecen seneydi :D bu yeni :D
0
🌸make a wish
(04.05.26)
Hoşunuza gitmediyse gitmemiştir. Kimseye popo avuçlatma borcunuz yok. Kendinizi hafifçe çekebilirsiniz. Baktınız karşı taraf sallamıyor, öpüşmeyi de kesebilirsiniz. Sınırlarınıza saygı duymayanla işiniz olmasın.
+9
lil siztah
(04.05.26)
@lil siztah +1
ergen erkeklere sorma bu soruyu kendine sor. rahatsız olduysan olmuşsundur flört ettin diye cinsel arzularını tatmin etme senedi imzalamadın.
+3
yenibirgüzelnick
(04.05.26)
normal.
-3
Hallegadola
(04.05.26)
iyice kızlarsoruyora döndü. ergen ergen sorular
-9
plastic_angel
(04.05.26)
popoya hamleyi okuyunca ben de küçük bir cinsel gerilim yaşadım. cinsel uyaranlara çok açık erkeğin iç dünyası, anlayış göstermek lazım. ara ara parmak sallayıp bir adım geri çekilirseniz hem onun avcı modu hep açık kalır hem de ilişkinin ömrü biraz daha uzun olabilir.
-1
beyfendi
(04.05.26)
bir erkek olarak ilk öpüşmede direkt eline popoya götürmezdim.
ama bu harekete direkt yanlış denemez. sizin nezdinizde ne hissettirdiğine bakmalı.
ben sınır ihlali derim başkası demez tamamen kişiye bağlı. buraya sormak anlamsız o yüzden.
ortada rahatsızlık varsa tepki baştan belirtilmeli. eli alıp kenara koyarsın rahatsızsan, baktın devam ediyor, öpüşmeyi bırakıp dile getirirsin. ısrarcıysa da görüşmeyi kesersin.

ama bence büyütelecek bir mesele değil.
0
jelly bear
(04.05.26)
Çekim olmuş öpüşme başlamış.
Adam hamle yapmış bir tepki koymamışsın sinir çizmemissin.
ısrarcı olsa sorun ama bu durumda denemiş
+3
kisa
(04.05.26)
ilk öpüşme dediğiniz şey minik bir veda busesi tadında olmamış. 2 dakika sürmüş ve adam da hamleyi 15. saniyede yapmış.

yani siz amiyane tabirle baya arzuyla birbirinize yumulmuşsunuz. uzun uzun da öpüşmüşsünüz.

o saatten sonra popoya kayan elin günahı olmaz bence. uzun uzun sarılırken avuçlasaydı o zaman farklı şeyler söyleyebilirdim.

sınırlarına saygı falan denmiş. yani liseli falan değilseniz o saatten sonra ne sınırı? bu sınır neresi, ne zaman? 2 dakika boyunca tutkulu şekilde öpüşülüyorsa bir sonraki aşamaya geçilmiştir zaten.

arkadaşça sarılırken, yanaktan öperek vedalaşırken avuçluyorsa o zaman sınırdan bahsedebiliriz.
+10
kibritsuyu
(04.05.26)
tezahür ne ya
-5
OgutucuRecep
(04.05.26)
hiç başlama bu ilişkiye. adama yazık.
-2
gabe h coud
(04.05.26)
Ne var ki bunda. Olabilir.
-3
arbre
(04.05.26)
Uzun zamandır flört ediyormuşsunuz bu noktada ilk öpüşmede götün ellenmesi teknik olarak normal.
+5
kizil karga
(04.05.26)
bazen 15 sn olur, bazen 15 gün olur. bence mesele o değil. bence o anda bunu belirtmiş olmanız daha doğru olurdu. sınırlar daha net olurdu.

bir de bu "ortam", sadece ikinizin olduğu bir ortam mı? ev ofis vs? yoksa etrafta insanlar var mı?
0
co2s2
(04.05.26)
@co2s2 gece 2'de bir mekan kapisi. etrafta kimse yoktu, o anda sadece ikimiz vardik.
0
🌸make a wish
(04.05.26)
Burada, senin ne hissettiğin önemli. Hissettiğin rahatsızlık hissiyse evet o duygu gerçektir ve rahatsız edicidir.

Kendinden şüphe etmene hiç gerek yok. " Acaba ben mi abartıyorum aslında belki de bu düşüncem ve hissettiğim yanlıştır" diye bir şey yok.
+1
rock n roll
(04.05.26)
ben de ilk öpüşmede ne kadar hoşlanırsam hoşlanayım ve hatta aşık bile olursam olayım popomun avuçlanmasını istemezdim. öyle olunca sanki beni sadece cinsel olarak arzuluyormuş, bi ilişki istemiyormuş gibi gelir bana. öyle bi ilişki de benim duygusal yanımı tatmin etmeyeceğinden rahatsız olurum. ama eğer ben de karşı tarafı sadece cinsel olarak arzulayabilen bir karakterde olsaydım rahatsız etmezdi. siz ne hisler beslediğinizi ve kendi ilişki tipinizi bilirsiniz tabii ki. belki farkında olmadan bu açıdan baktınız siz de.
0
matilda
(04.05.26)
Uzun süre derken 1, 2 gün mü 1 hafta mı?
Popo avuçlaması önemli, bundan sonrası düğün dernek.
0
rhan
(04.05.26)
ablacim adam operken nereni sikacak, burnunu degil herhalde.
elin normal konumu zaten popo hizzasinda.
+1
cooperr
(04.05.26)
öpüşmek derken yanağından öpmedi herhalde bu adam? yani insanlar bu kadar mı tuhaf anlamıyorum. napmalıydı mesela koltuk altını mı gıdıklamalıydı ya da ellerini havada teslim ol pozisyonunda mı tutmalıydı yani
-1
deartheodosia
(04.05.26)
öpüşürken başka ne mi yapacaktı? popo ellemek haricinde yapılacak trilyon tane muazzam şey varken, popo ellemek nedir ya? hani evde bile değiller. evde olsalar nihai bir amaç var.
-3
co2s2
(05.05.26)
"sınırlarına saygı falan denmiş. yani liseli falan değilseniz o saatten sonra ne sınırı? bu sınır neresi, ne zaman? 2 dakika boyunca tutkulu şekilde öpüşülüyorsa bir sonraki aşamaya geçilmiştir zaten"

bu tamamen öznel bir değerlendirme farkındasınız değil mi? adam da böyle değerlendirmiş muhtemelen ama kadın değil? rızanın genel geçeri olmaz.
öpüşüyor, öyleyse elletecek; elletti, öyleyse 'verecek'.. bu akıl yürütme, muhakemesi çarpık olanlar için "güldü, öyleyse 'verecek'" şeklinde ilerliyor ve sonuçlarını sık sık gazetelerde okuyoruz. devir, araba camına kafa sıkıştırma devrini çoktan geçti; bence buna biraz uyum sağlamak lazım.
+2
lil siztah
(05.05.26)
evet bu öznel bir değerlendirme. evet, adam öyle değerlendirmiş ama kadın değil. kesinlikle doğru. rahatsız olmuşsa ona da diyecek bir şeyim yok, olabilir.

muhakemesi çarpık olan sapıklar için gülümseme bir işaret olabilirken, daha normal muhakemeye sahip kişiler için de bu sınırın da hangi noktada geçildiğinin, bir sonraki aşamanın hangi noktada başladığının anlaşılması lazım.

cinsellik, hoşlandığın karşı cinse karşı arzu duymak sapıklık değil. bu hemen hemen bütün hayvanlar için normal, içgüdüsel bir davranış. benim eğitim, kültür, görgü ve göreneğime göre, herhangi bir zorlama olmadan, karşılıklı, arzu dolu bir öpüşme, bir sonraki adıma geçildiğini düşündürüyor.

peki açık açık sorayım. erkek bir sonraki aşamaya geçmesi gerektiğini nasıl anlayabilir? uzun uzun öpüşürken değil. ikinci öpüşmede? yok hala değil. beşincide? hala değil mi? yani bir noktada bunun sonraki aşamaya geçmesi gerekmiyor mu? tutkuyla, karşılıklı bir şekilde öpüşen bir çift için bunun işareti nedir? ne zamandır?

kendisiyle tutkuyla öpüşürken, sevgisine karşılık bulurken bi şansını denemiş. yatırıp da hemen üstüne çullanmamış ki kafayı cama sıkıştırmak ile kıyaslama yapıyorsunuz?
+1
kibritsuyu
(05.05.26)
kadın rahatsız olduğunu bize belirtiyor zaten, yorumum da bunun üzerine. bence hatası, rahatsız olduğunu karşı tarafa belirtmemek olmuş.
bunlar çok özgül ve ilişkinin dinamiğine bağlı konular; doğru zamanın kararını ben değil, konudaki kadın/adam kendi yargılarına, takvimlerine vd göre verir. ancak bir taraf rahatsız olduğunu belirtiyorken, burada bunun normal olduğunda ısracı olunmasını doğru bulmuyorum; itirazım buna.
adamın hareketini yapmasına itirazım olmadığı gibi, sapık olduğunu falan da ima etmiyorum. ancak mevcut verilerle, cevap veren kadınlar gibi, bunun 'ilk' öpüşme için şık bir hareket olmadığını düşünüyorum şahsen. erkekler de aksini düşünüyor belli ki. adam çullanmamış ama sizler "ne zaman, ne zaman?!" diye çullanıyorsunuz ya, itirazım buna.
o zaman, birinin tek başına doğru bulduğu zaman değil, karşılıklı rıza olduğu zaman; bu kadar basit. parmak hesabına falan gerek yok yani.
+4
lil siztah
(05.05.26)
türk erkegi her zamanki gibi pasa kompleksiyle her seyi yapmayi kendine hak görüyor.
bir büyüyün artik ya.
hemen kadina deli muamelesi yapmalar falan.

parali iliski bile yasiyor olsan karsi tarafin hayir deme hakki var. 21. yüzyila hos geldiniz.
-6
Purple life
(05.05.26)
Rahatsızlık duyduğunuz an müdahale etmeniz en iyisiydi. Duruma göre ya o eli popodan bele doğru usulünce kaydırır, ya da öpüşmeyi bitirirdiniz.

Tepki vermediğiniz için, ben karşı taraf olsam hiçbir olumsuzluk gelmez aklıma.

Öpüşme ateşliyse, erkek olsun, kadın olsun, anın heyecanıyla kendini tutamayabilir. Erkekler pek hesaplı yapmaz böyle şeyleri. Daha fevri ve içgüdüsel davranırlar. Kontrol sizde olmalı.
+1
yadigar
(05.05.26)
ya benim eşim de ilk öpüşmede böyle yapmıştı fgfhghf yani direkt avuçlama gibi değil de elini oraya doğru götürmüştü ben de çok şaşırmıştım daha başında böyle yapmasına :)) neyse şimdi evliyiz.
0
Sadece soruyorum
(05.05.26)
Duyuru kadınlarının profili çok değişmiş. 10 sene önceki duyuru kadınları bambaşka yorum yapardı.
Neyse…
Ya ne olacağıdı?
Sevgilin seks istemiyor mu zannediyorsun? Çok masum düşünüyorsun.
0
benaslindayohum
(05.05.26)
(9)

evinizde komşuların konuşma sesi duyuluyor mu?

asap raki
ne sıklıkla duyuluyor ve bundan rahatsız oluyor musunuz? benim salonumda yandan ve alttan sürekli konuşma sesleri var. millete evde konuşmayın da diyemiyorum. apartman yaşamı diyip geçiyor musunuz?
ne sıklıkla duyuluyor ve bundan rahatsız oluyor musunuz? benim salonumda yandan ve alttan sürekli konuşma sesleri var. millete evde konuşmayın da diyemiyorum. apartman yaşamı diyip geçiyor musunuz?
0
asap raki
(03.05.26)
Duyuyorum ve bazen kafalarını gürzümle ezmek istiyorum.
+1
kizil karga
(04.05.26)
normal konuşma duyulmuyor, kavga duyuluyor. rahatsız olmak gibi değil de polis aramak falan gerekir mi diye dinliyorum
0
mezzosprite
(04.05.26)
eski evimde daha çok duyuyordum. apartman yaşamı deyip geçiyorum maalesef.
0
black holes in the sky
(04.05.26)
Apartman yaşamı değil bu. Ne hikmetse 30 yıllık binalarda böyle bi sorun yokken son 10 yılda falan yapılan binaların çoğunda duvarlar direkt muhabbeti dinleyebileceğin kadar ses geçiriyor.
+2
nhk ni youkosu
(04.05.26)
evet maalesef.
0
inheritance
(04.05.26)
Normal konuşma -misafir gelmesi ya da tartışma gibi özel bir durum yoksa- duyulmuyor (apartman 50 senelik, her katta tek daire var).
Ancak ben de bu aralar gece 2’ye kadar süren ve sabah 5’te tekrar başlayan kapı çarpma ve eşya çekme sesinden muzdaribim.. Bu aralıkta uyuyabildiğimle kalıyorum çoğunlukla.
0
lil siztah
(04.05.26)
takribi 17 yaşında bir evdeyim. alttan üstten yandan ses gelmiyor.
0
co2s2
(05.05.26)
Duyulmuyor.
0
gabe h coud
(05.05.26)
Kavga varsa yan komşuyu duyabiliyorum.
0
kimlanbu
(05.05.26)
(15)

kuzum ve tatlım hitabı

yenibirgüzelnick
eşlerin birbirine kuzum ve tatlım diye hitap etmesi hakkında ne düşünüyorsunuz? cringe or cute
eşlerin birbirine kuzum ve tatlım diye hitap etmesi hakkında ne düşünüyorsunuz? cringe or cute
0
yenibirgüzelnick
(29.04.26)
çevremdeki eşlerin birbirlerine iki hitabı kullandığını hiç duymadım açıkçası. çoğunlukla 'aşkım' diye diye geziyorlar. örnekteki iki laf da daha çok 50+ teyzelerin genç kızlara hitabı vibe'ı veriyor bana. dolayısıyla oyum cringe'den yana.
bir ex bana arada 'gülüm' diyordu (ismimle falan alakalı değil). o zaman çok komiğime gidiyordu ama çaktırmıyordum. fakat ne yazık ki dilime yapıştı; şimdi yeğenlerime kullanıyorum arada :/
0
lil siztah
(29.04.26)
Cringe.

Basbasayken dersin ama baskalarinin yaninda bu iletisim tarzi cok kötü duruyor.
-2
Purple life
(29.04.26)
@lil siztah, gülüm hitabı kütahyada çok yaygın. hem de erkekler birbirine söyler :D bu sevimli bence kötü değil.
0
🌸yenibirgüzelnick
(29.04.26)
Güzel sözün kötüsü olmaz.
+2
kizil karga
(29.04.26)
@yenibirgüzelnick, ona bakarsanız kuzum ve tatlım da birilerine sevimli geliyor muhakkak ki söylüyorlar, ama bana kalırsa cringe. gülüm'de de arabesk bir hava var bence :)
ismin suyu mu çıktı yahu :/
+2
lil siztah
(29.04.26)
kuzum cringe

tatlım okey
+1
jülsezar
(29.04.26)
aşkitoşkooo gibi bir şey harici hiçbirini cringe bulmuyorum. her şeye triggerlanmamak lazım öyle. olum bu cümlede neden 2 tane ecnebi kelime var bunları türkçesi ne :D
+2
neira
(29.04.26)
cute bence
+1
Sadece soruyorum
(29.04.26)
eski türk filmlerindeki gibi mi kuzum hehehe

bana biraz samimiyetsiz geldiler ama neden olmasın
0
art cat chocolate
(29.04.26)
kullanılan hitaptan çok kullanırkenki samimiyet önemli. kimisinde çok yapmacık durur, kimisine oturur. mesela ben kuzum değil de guzum derim, eşimin de çok hoşuna gidiyor. buna dışarıdan birileri değil, hitabın muhatabı karar vermeli bence.
+1
faberkastelli
(29.04.26)
@faberkastelli +1 aynı şeyi demeye gelmiştim.

Herkes karakterine uygun konuşup role girmediği sürece cringe olacak bir durum yok bence de.
0
akhenaten
(29.04.26)
Cute ikisi de
0
pembediken
(29.04.26)
tatlim daha cute:)
0
acelaacedebela
(30.04.26)
Kuzumu bir arkadaşım kullanır, kendisi çok samimi harbi bir insandır o nedenle o hitabı seviyorum ben. Tatlım nedense dublaj Türkçesi gibi geliyor bana. Ahh tatttlıımm diye orijinal ağız hareketine uygun olsun diye yayarak söylenen şekli ile geliyor kulağıma. Bendeki izlenimler bu şekilde.
0
peki madem
(30.04.26)
very cute. ama kadınların birbirine tatlım demesi genelde pasif öfke taşıdığı için biraz samimiyetsiz geliyor.
+1
buenosdias
(30.04.26)
(5)

Hanedan değişimi

put it in your appropriate place
İngiltere'de başta olmak üzere hanedan değişimi nasıl oluyor yav? İngiltere'de Tudor Hanedanı var mesela, öncesinde York varmış, sonrasında Stuartlar gelmiş. Aralarında kavgalar çıkmış, iç savaşlar olmuş.Başa biz geçiyoruz, sıkıyorsa gelin indiren lan mı diyorlar? İndirmeyen adam değildir diye cevap
İngiltere'de başta olmak üzere hanedan değişimi nasıl oluyor yav? İngiltere'de Tudor Hanedanı var mesela, öncesinde York varmış, sonrasında Stuartlar gelmiş. Aralarında kavgalar çıkmış, iç savaşlar olmuş.

Başa biz geçiyoruz, sıkıyorsa gelin indiren lan mı diyorlar? İndirmeyen adam değildir diye cevap olmuş mudur? Nasıl oluyor bu işler?
0
put it in your appropriate place
(25.04.26)
Başa geçecek velihat kalmayınca akrabalık ilişkisi olan diğer hanedandan biri geliyor, zamanında İngiltere kraliçesi çocuksuz ölünce mesela İskoçya kralı İngiltere kralı oluyordu çünkü annesi İngiltere kraliçesiyle kuzendi (büyükannesi İngiltere kralının kızıydı), gerçi annesinin kafasını yine aynı kuzeni kestirmişti ama akrabalık ilişkisi yok olmuyor neticede, böyle durumlar dışında hanedan el değiştirmez. Osmanlı'da da birkaç kez bu duruma yaklaşılmıştı, yedekte Kırım hanlığı bekliyor deniyordu ne kadar doğru bilmiyorum, mesela. 4. Murat ölürken kardeşinin öldürülmesini istiyor ama öldürmüyorlar, öldürselerdi Osmanlı da velihatsız kalıyordu çünkü başka erkek kardeşi yoktu erkek çocukları da küçük yaşta ölmüştü.
0
kizil karga
(25.04.26)
@kizil karga İskoçya kralı mevzusu evet biliyorum. İskoçya'da James VI iken, İngiltere kralı olunca James I oluyor. James VI and I diye anılıyor galiba.
0
🌸put it in your appropriate place
(25.04.26)
Evet Annesi Mary Stuart'ın büyükannesi 7. Henry'nin kızıydı/Tudor hanedanının torunuydu, o yüzden taht benim aslında türü tripleri de olmuştu, 1. Elizabeth de bu yüzde idam ettiriyor ama 1. Elizabeth çocuksuz ölünce Mary Stuart'ın oğlu İskoçya kralı İngiltere kralı oluyor, mesela Stuart hanedanın son kraliçesi Anne çocuksuz ölünce Almanya'dan Hanover hanedanlığı gelip İngiltere'nin başına geçiyor ama bu her zaman kavgasız gürültüsüz olmuyor savaşın kılın yünün çıktığı siyasi durumlar da oluyor. Bugünkü hanedan da Alman hanedanı aslında, sonradan ismini değiştiriyorlar.
0
kizil karga
(25.04.26)
Ben bu konuya bir dönem baya merak salmıştım. Genel olarak birkaç farklı senaryo var.

1- Erkek soyun tükenmesiyle veraset değişimi
Kralın erkek çocuğu olmuyor, veya ölüyor. Sonuçta ya kızı gelip kraliçeliği döneminde biriyle evlenerek yeni erkek çocuk ve yeni isimle hanedan değişiyor, ya da bu tip durumlar için önceden kararlaştırılmış veraset devri planlaması işliyor.

2- Ele geçirmeyle değişim. Bu senaryoda güçlü asil ailelerden birisi veya krala yakın bir general veya başka bir çeşit saray görevlisi iktidarı ele geçiriyor.

3- Savaşla değişim, gayet açık. Dışardan bir güç gelerek krallığı kendi hakimiyeti altına alıyor.

1. Maddedeki durumda taht genelde planlı şekilde üst soydan gelen yan kollara aktarılıyor. Örneğin iki önceki kralın kardeşinin soyundan birine. Bazen de kral ölmeden önce güvendiği bir görevlisini veliaht olarak gösteriyor.

Arada absürt örnekler de var. Örneğin Bizans'ta I. Iustinus baya çulsuz bir köylü olarak sırtında ceketiyle istanbula gelip sonra bir şekilde imparator olup çıkıyor. Siyasi, dini, karmaşık çok kompleks sebepleri var bunun. İlginç bir olay, komik bile düşününce.

Size çıkış noktası olması için ingilizce wikipediadaki listelere bakabilirsiniz. Hemen hemen her krallığın kral listeleri var. Bir hanedendaki son isim ve diğer hanedandaki ilk ismin kim olduğuna bakıp hayatlarına kısaca göz atabilirsiniz.
+1
akhenaten
(27.04.26)
fransada mesela Merovenj hanedanı varken Karolenj Hanedanı geliyor artık taht bizim diyor. papanın desteğini alan bir aile Merovenj hanedanını indiriyor. bu dönemsel bir örnek. fransada derebeylikler varken güçlü olan yönetimi almış. italyada güçlü aileler hep çatışmış ama tek krallık olamamış. bu konuda en güçlü aile habsburglar. her yere kız oğlan verip ağı genişletmişler. ingiltere daha farklı bir soyla ilerlemiş. ülkeden ülkeye değişmiş ama genelde güçlü soylu aileler yönetime yakın olmuşlar. ingilterede farklı olarak kadın krallar var. genelde avrupada pek kadın kral yok. ingiltere biraz anaç bir ülke olduğu için babanın oğlu olmak dedğilde ananın oğlu olmak daha önemli.

ingilterede genelde yakın soylar tahta geçmiş hatta şu andaki hanedan alman kökenli. tahtan çekilen amcanın almanlarla arası iyi olduğu için kendisinden hep şüphe duyulmuştur.
0
mikahakkinen
(27.04.26)
(6)

Uzaktan uçak kontrolü

kizil karga
Uçak kazası raporunda Alman pilotun uçağı dağa çarptığı bölümü izliyordum aklıma takıldı, böyle bir durum olduğunda uçağın kontrolünü uzaktan devralmak ya da uçağı otomatik pilota alıp onun vasıtasıyla en yakın havaalanına indirmek mümkün olabilir mi, o an kimin hava sahasındaysa mesela baktılar çağ
Uçak kazası raporunda Alman pilotun uçağı dağa çarptığı bölümü izliyordum aklıma takıldı, böyle bir durum olduğunda uçağın kontrolünü uzaktan devralmak ya da uçağı otomatik pilota alıp onun vasıtasıyla en yakın havaalanına indirmek mümkün olabilir mi, o an kimin hava sahasındaysa mesela baktılar çağrılara yanıt gelmiyor böyle bir şey yapılabilir mi uydu muydu aracılığıyla, olabilir mi böyle bir şey? Bir de Helios uçak kazası var uçağın kabin basıncı düşünce mürettebat dahil herkes bayılıyor uçak da düşüyor yine, böyle durumlarda da kullanılabilir.
0
kizil karga
(25.04.26)
o zaman uçakların hack'lenmesinin de yolu açılmaz mı?
uçak kazası değerlendirmelerinden anladığıma göre, uçağın kaldırma/indirme/uçurma işleri, pek doğrusal değil. tonla değişkene bağlı ve pilotun aldığı kararlara göre şekillenen ünik süreçler. bunu dışarıdan, uçağın içindeymiş gibi kontrol etmesi ne kadar sağlıklı bir biçimde sağlanabilir, bilemiyorum. ayrıca, uçağın bulunduğu yükseklikte, tam kontrolü sağlayacak veri bağlantısını kurmak da zor olabilir sanıyorum. geçenlerde izlediğim bir videoda, pilotu ölen bir cessna'yı, eğitimde fakat henüz lisansını almamış yolcusuna indirtmeye çalışıyorlardı. onda bile, komut verirken bir kaç kule değiştirmeleri gerekmişti.
kuş kadar bilgiyle eyyorlamam bu kadar..
+1
lil siztah
(25.04.26)
Yani, öyle bir risk de olabilir tabii.
0
🌸kizil karga
(25.04.26)
Uzaktan uçak kontrolüne dair bugüne kadar bir şey okumadım ama uçağın içinden eğlence sistemlerinin hacklendiğine dair bir makale okumuştum :
abcnews.com
0
rakicandir
(25.04.26)
Şu tarz bi çözüm neden olmasın:
Kokpitte manüel olarak 1 saniyede çevrilerek takılıp kilitlenebilen harici bir acil durum donanım modülü bulunsun bir muhafazanın içinde. Anahtarı da kabin amirinde olsun. Pilotlara bir şey olması durumunda kabin amiri tarafından bu modül yerinden çıkarılıp kokpit teki yuvasına sabitlensin. Modülde uydu kanalıya uçağın uzaktan kontrolüne imkan sağlasın. Acil durum dışında kokpite entegre olmayacağından risk taşımaz.
0
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(25.04.26)
Evet böyle analog bi çözüm daha mantıklı gibi, yani bence çok düşünülürse illa ki uygulanabilecek bi yöntem bulunabilir.
0
🌸kizil karga
(25.04.26)
Teknolojik açıdan acil durumlarda kullanılacak güvenli bir uzaktan erişim sistemi kurulması imkansız değil ancak söz konusu şey havacılık olunca tabi ki bunun maliyetli olacağı aşikar. Diğer yandan hergün onbinlerce uçuş yapılıyor ve olası bir acil durumda uzaktan müdahale ile çözülebilecek sorunlar görece nadiren yaşanıyor. Yani kısacası bu tür bir geliştirmeye değecek, onun maliyetine katlanacak bir durum yok.
0
salihdt
(26.04.26)
(5)

"arabadan indin, 180.000 lira ceza"

kibritsuyu
arkadaşlar şu olayı bir netleştirebilir miyiz, trafikte başımıza gelirse ne yapacağımızı bilelim. ne zaman yeniyor bu ceza? benim mantığım, önünü kesip, kavga etmek amaçlı, saldırı amaçlı inersen yenmesi lazım diyor.ama videolar görüyorum mesela adam geçerken arabana sürtmüş, sonra geçmiş gitmiş umu
arkadaşlar şu olayı bir netleştirebilir miyiz, trafikte başımıza gelirse ne yapacağımızı bilelim. ne zaman yeniyor bu ceza? benim mantığım, önünü kesip, kavga etmek amaçlı, saldırı amaçlı inersen yenmesi lazım diyor.

ama videolar görüyorum mesela adam geçerken arabana sürtmüş, sonra geçmiş gitmiş umurunda değil. iniyorsun kendi arabandan, adamın yanına gidiyorsun, camını tıklatıyorsun "kardeşim bana çarptın" demek için. ama adam almış telefonu "arabadan indiii arabadan indiieeee yüzseksenbin cezaa yazdıracaam göreceenn".

lan evet arabadan indi de, sen de çarptın ulan, kaza yaptın ve umursamıyorsun. burada da mı inmeyeceğiz? herif o videoyla polise gidip arabadan inip camımı tıkladı dese ben arabama çarpmış olduğunu nasıl kanıtlayayım, çarpıp giden adam için bir de ceza mı ödeyeceğiz?

ya da arkadan çarptı %100 kusurlu. inip bakıyorum benim arabamın anası ağlamış, arka tampon kırılmış. ama vuran adam inmiyor arabasından. ne yapacağız? "in de tutanak tutalım" demek için yanına gidip camını tıklıyorsun, ama adam telefonu almış, arabadan indiiii yüzsekseksenbiiinn" diye seni çekiyor. sonra da basıp gidiyor mesela.

hadi buyur ne bok yiyeceğiz şimdi? hem çarpan adam kurtuldu, hem tampon sana girdi, hem de 180.000 lira ceza yedik.
+1
kibritsuyu
(22.04.26)
Abi o kanunda zaten kaza sonrası araçtan inme bu kapsamın dışında diyordu, yani karşı tarafın kayıt alması senin işine gelir bu durumda, bi şey olursa "be amcık ağızlılar kaza olmuş ben de inmişim" dersin, ceza kesilen durumlar araçtan kavga etmek/tartışma çıkarmak maksadıyla gerçekleşen olaylar için, o da yine kayıtta belli olur.
+4
kizil karga
(22.04.26)
Aracında kamera bulundurabilirsin yada temkinli olmak için sen de kameraya alabilirsin. Zaten videodan senin kavga için gelip gelmediğin de anlaşılır, tabii adam seni bilerek çileden çıkartmazsa.

Ben bunun her aşağı inene uygulanacağını sanmıyorum. Tabii ki bir hasar olduğunda geçmiş olsun diyecek insanlar, hasar tespiti yapacak. Bu olay daha çok can güvenliğini tehdit edecek durumlar için geçerli olur diye düşünüyorum.
0
vampir akrep
(22.04.26)
Kaza durumunda diğer arabayla muhatap olmanıza gerek yok. Karşı taraf gelmiyorsa polisi arayıp vurup kaçtığını söyleyeceksiniz.

Vurkaç durumunda zaten her şey fazlasıyla sizin lehinize olur.

Siz arabadan inin, kaza yerinin görsellerini alın, polise haber verin. Karşı tarafı zorlayamazsınız sonuçta.

Ayrıca vurkaç çok büyük suç. Cezası çok ağır. O yüzden kaza durumunda kimse öyle kamerayı açıp “araçtan indi bana saldırıyor” demez. O yüzden o videolara çok güvenmemek lazım. Ama harbiden durum böyleyse, sonuçta ortada kaza var her türlü siz hakkınızı alırsınız. Mahkeme bu yüzden var zaten.
0
substituent
(22.04.26)
yurtdışında bi olay görmüştüm arabalar çarpıştı, öyle sakince kaldılar kimse inmedi arabadan. herhalde polis falan aradılar gelmesini bekleyeceklerdi. garip geldi ama düşününce mantıklı, inip ne yapacağız yani patlama tehlikesi filan yoksa.
0
mezzosprite
(22.04.26)
Kaza anında zaten arabadan inilir. Napılacak saatlerce otulucak mı?
Kavga küfür dayak yoksa ceza yenmez. O videoyu uzman izleyip ceza yazacak. Efendi adam ceza yemez.
0
halk
(22.04.26)
(10)

Gülistan Doku olayında

kizil karga
Adalet bakanı "cenaze bulunamazsa ceza almayız" diye düşünmesinler demiş, yani ceza alıyorlarmış yine ama orada prosedür nasıl işliyor, yani cenazenin bulunmasıyla bulunamamasının cezalara etkisi ne kadar oluyor?
Adalet bakanı "cenaze bulunamazsa ceza almayız" diye düşünmesinler demiş, yani ceza alıyorlarmış yine ama orada prosedür nasıl işliyor, yani cenazenin bulunmasıyla bulunamamasının cezalara etkisi ne kadar oluyor?
0
kizil karga
(22.04.26)
her birinin haklarında sabit onlarca katalog suç var. ağırlaştırılmış müebbet veremezler belki ama bir ömür yatacak kadar ceza alacaklar. yani almaları lazım ama muz cumhuriyetinde ne olur, bu valileri kendi yaratan devlet kendi valisini ne kadar yer bilemeyiz.
+2
patronaj1
(22.04.26)
öncelikle hukukçu değilim; true crime izleyicisiyim. tr'de yakın zaman kadar "ceset yoksa cinayet yoktur" diye bir kaide -sanırım resmi değil ama genel geçer uygulama şeklinde- vardı. ancak son 10 yılda falan, ceset yoksa da, kuvvetli deliller sebebiyle ceza verilenler oldu (mesela palu davası). kısacası pratikte bu kaide ufaktan değişmeye başladı. Bakan buna işaret ediyor.
+2
lil siztah
(22.04.26)
cenazesi bulunmayıp, cinayet suçundan ceza alan hükümlüler ceza infaz kurumlarında mevcut. kuvvetli delille verilebiliyor.
0
mikahakkinen
(22.04.26)
Tamam ceza konusunda hepimiz okeyiz ceza süresini nasıl etkiliyor, misal yşne 1. dereceden cinayet olarak mı kabul ediliyor yoksa 2. dereceye indirilip ceza süresi mi kısalıyor, yani bakan ceza alacak demiş ama buraya bi ayrıntı getirmemiş sanırım.
+1
🌸kizil karga
(22.04.26)
yine palu davasına göre, cezada değişen bişey olmuyor anladığım kadarıyla. ancak ceset bulunsa ve otopsiye göre bilinenlere ek olarak başka veriler elde edilse (atıyorum, 'öldürme' cepte ama bulgulara göre 'canavarca hisle öldürme' olduğu kesinleştirildi, gibi) ceza artacaktır tabii. mesela 'öldürme'ye çeşitli indirimler mevcut (kazayla, tahrikle vd) ama 'canavarca hisle öldürme'ye direkt müebbet veriliyor.
palu davasında, cesetler ortada olmadığı halde, ifadelerden, enişte'nin öldürdüğü anne-kıza öncesinde ciddi işkenceler ettiği tanık ifadelerinden anlaşıldı (cin çıkarma/büyü bozma gerekçesiyle taciz etme, aç bırakma, sürekli iğne yapma, karınlarına taş basma vd). bu sebeple adama canavarca..'dan ceza verildi.
0
lil siztah
(22.04.26)
kanıt dizisinin bir bölümünde ceset olmadan birine cinayetten ceza verildiğini hatırlıyorum.
0
inheritance
(22.04.26)
Gereği düşünüldü: …. her ne kadar davaya konu kasten öldürme fiiline konu maktule ait ceset bulunamamışsa da, tanıkların sanık aleyhine beyanlarının tutarlı ve diğer delillerle desteklenen ifadeleri, sanık (veya sanıkların) tutarsız ve çelişkili ifadeleri, muhtemel öldürme fiiline ait delillerin sanık ve sanık yakınlarınca yok edilmesi, gizlenmesi, bozulması gibi fiillerin sabit olması, maktulün kaçması, kaybolması, kendini gizlemesinin hayatın olağan akışına uygun olmaması nedeni ve mahkememizde oluşan vicdani kanaat nedeni ile sanıkların kasten öldürme fiilini işlediklerinin kabulü ile TCK’nın x maddeleri gereğince müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına oybirliği (oy çokluğu) ile karar verilmiştir.
0
ground
(22.04.26)
kaynak yapıyorum ama merak ettim:
ceset bulunması ya da bulunmaması neden ceza alınmasında bir etken(di)?

yani eskiden "ceset yoksa ceza da yok" diye bir algı oluştuysa bile, sebebi neydi?
0
biseysorcaktim
(22.04.26)
avukatlar beni dövecek :D ama sanırım "şüpheden sanık yararlanır" ilkesiyle alakalı bu konu. ceset ortada yoksa, öncelikle o kişinin öldüğü kesin biçimde ispatlanamamış oluyor. bunun yanı sıra, cinayetin kesin delillerle ispatı da zora giriyor. böylece kesin delillerle(ceset) tespit edilemeyen bir suç(cinayet) için birinin suçlanmasının(katil) hukukiliği tartışmalı hale geliyor.
0
lil siztah
(22.04.26)
Herhalde cenaze ortada yoksa bi cinayet de olmayabilir gibi bir şey oluyor, cinayet silahı da yoksa mesela benzer şeyler oluyor sanırım, onda da silah maktulle faili birbirine bağlayacak deliller içerebilir diye, tamamen yanılıyor da olabilirim ama biri suçlanacağı zaman ortada hiç şüphe olmaması gerekiyor, şüphe olmaması için de cenazenin cinayet aletinin vs bulunması gerekebiliyor.
+1
🌸kizil karga
(22.04.26)
(15)

Tanrı neden bazı insanları çirkin, bazılarını güzel yarattı? ...

genki
Arkadaşlar dünyevi ölçülere göre güzellik ve çirkinlik tarihi ve kavramı her zaman var oldu.Peki bir insan çirkin ise yakışıklı değilse estetik ameliyatı olmak isteyecek ve galiba bu da dinen caiz değil. Çok kıskanıyorum yakışıklı ve karizmatik erkekleri istedikleri kadinla aşk yaşayabiliyorlar.
Arkadaşlar dünyevi ölçülere göre güzellik ve çirkinlik tarihi ve kavramı her zaman var oldu.
Peki bir insan çirkin ise yakışıklı değilse estetik ameliyatı olmak isteyecek ve galiba bu da dinen caiz değil.
Çok kıskanıyorum yakışıklı ve karizmatik erkekleri istedikleri kadinla aşk yaşayabiliyorlar.
0
genki
(19.04.26)
Doğru yolu bulmana az kalmış, az daha kafanı çalıştırırsan anlayacaksın
+9
artıküyeolmakistiyorum
(19.04.26)
Allah insanları yarattığı zaman güzel-çirkin normları henüz oturmamıştı o işi insanlara bıraktı dönem dönem bugünkü çirkin insanlar güzel kabul edildi dönem dönem de tam tersi oldu, tanrının bi kabahati yok bu konuda o her tipten insan yaratmış, onun güzel olup olmadığına karar veren sensin, kendi seçimlerinden dolayı tanrıyı suçlayamazsın. Misal bıyıklı ve dombili İran prensesi uğruna onlarca kişi ölmüş zamanında, öyle düşün.
-2
kizil karga
(19.04.26)
Güzelliğiyle sınamak için...
İstese herkesi milyarder de yaratabilirdi. Zengin parasını dağıtabiliyor mu? İşte zenginin sınavı da bu.
Bizim fırsat olarak gördüğümüz aslında büyük bi sınav.
Güzel kadın acaba güzelliğini suistimal edip zenhin erkek avcısı mı olacak.
Ya da yakışıklı herif nice kadınların aklını başından mı alacak?
Güzellik ve zenginlik fırsattır. Kötü kullanırsan beladır.
-5
halk
(19.04.26)
"Ki biz şüphesiz insanı en güzel bir biçimde yarattık." tin suresi 4cü ayet
herkesi güzel yarattığını iddia ediyor.
+2
my fault
(19.04.26)
İncel teorilerini reddeden karşı bir tez çıkmadı henüz
0
Hallegadola
(19.04.26)
or...
-1
dedim dedim de kime dedim
(19.04.26)
bir de şöyle düşün. yakışıklı insanlar zinaya daha kolay ulaşıyor. onlar daha kolay günah işliyor. belki yakışıklı adam cehennemde ateşler içinde yanarken "allah'ım keşke beni de çirkin yaratsaydın" diyecek.

çirkin ve fakir bir insan olarak sınavın çok kolay. ibadetlerini yap geç. zaten çok günah işleme imkanın yok.
-2
nickini degistiren yazar
(19.04.26)
Jsjsjs nickini degistiren yazar +1000
Misal tiger woods abi gelse dese "sen sanslisin gene, ya benim gibi yakışıklı, başarılı ve zengin bir sporcu olsan ve seni gören her kadın yatmak istese ne yapacaktin? Yat kalk dua et, cennette yerin hazir. Benimkisi belirsiz, allaha şükür etmek lazım" misal yani. Ya da brad pitt misal "sen benim bu kadar kadinla yatmaktan mutlu olduğumu mu saniyorsun, keşke senin gibi fakir ve çirkin olsam" falan dese.

Neyse, eğer bir tanrının sizi yarattığına inanıyorsanız başkalarına biraz daha "iyi" davranmış oluyor.
Inanmiyorsaniz da tabiki şans, genetik vs.
+4
logisticsmanager
(19.04.26)
gen aktarımı ve beslenmeyle alakalı dış görünüş
ataları sorgulamak daha mantıklı üremeyebilirlerdi
gerisi bizim tanımlayamadığım irade kaza kader imtihan çerçevesinde; çirkinlik güzellik zenginlik fakirlik pek çok şey sonradan da olabilir doğuştan da

estetik ameliyat bir yere kadar kurtarır sağlığını etkilemeyecekse yaptırsın
burnu kırılıp yamuk kalan da estetik oluyor sağlıklı nefes alan çok az eğri olan da
0
mantık
(19.04.26)
yakışıklı iyi eğitimli ve karizmatik üstelik çok da zengin erkek birey bir arkadaşım var aynen sbu senin söylediklerini söylüyor gerçekten çok enteresan. öncelikle bu düşüncelerden kurtulmanız gerekiyor. erkekseniz ne kadar çirkin olursanız olun body building ile tip skorunuzu hatrı sayılır derecede artırmakla kalmaz mentali de düzeltirsiniz. diş tedavisi vs gibi şeyler de yaptırın. yapay zeka ve internet yardımıyla vücut tipi ve cilt tonunuzu tahlil edip buna uygun dar/bol tarz ya da renkleri tespit edin giyimde herkese her renk gitmiyor. son olarak kadınlara düşmanlık beslemeyin. kadınalra yaklaşırken sırf onların tipine bakmayın. kadınlarla bir şeyler konuşmaya ve paylaşmaya çalışın. mutlu ilişkisi olan erkekler kadının tipine takılıp kalmaktan ziyade kadınalrla hayatı paylaşıp deneyim yaşayanlardır.
+3
iwillsee
(19.04.26)
Tanrı varsa ve o yarattıysa, teker teker güzel çirkin diye ayırdığını sanmıyorum güzel kardeşim ya.

Bir evrim mekanizması yaratmış, farklı kombinasyonlarda çoğalıyor canlılar işte diyebiliriz en fazla.

Güzellik, çirkinlik, iri yapılılık, zayıflık vs... gibi özellikler o canlıların bulunduğu ortama, zekasına göre değişir neyin baskın olacağı, neyin seçileceği.

Yani güzel çirkin diyorsun da neye göre kime göre hangi zamana göre hangi ortama göre hangi kültüre göre...
0
ananiyimioguz
(19.04.26)
Güzellik, bakanın gözünde oluyor. Seneleeeer evvel, lise öğrencisiyken bir fuarda stant görevlisiydim. Bir çift geldi standımıza. Gidince arkalarından ben “bu zeki adamın bu aptal kızla işi ne?” derken, yanımdaki görevli kız “bu güzel kızın bu çirkin adamla işi ne?” diyordu…

Yılmaz Güney’e boşuna “çirkin kral” demediler. Hülya Avşar gençken İbo hayranıymış. Ben İbrahim Tatlıses’in Hülya Avşar’ı tavlamasını hep İbo’nun başarısı sanardım. Meğer Hülya uçuyormuş “İbo’yu götürdüm” diye…

Yani mevzu “çirkin” yahut yakışıklı olmakta değil. Özgüven meselesi… Biraz tarz, biraz bakım, biraz gayret ile siz de arzulanan kişi olabilirsiniz…

Ayrıca, karşı cinste arzulanan şeyler de yıldan yıla, dönemden döneme, asırdan asıra değişiklik gösteriyor. Gerek fiziksel, gerek fiziki olmayan özellikler…

Olayın tanrısal boyutuyla alakalı olarak ben de her insanın en güzel surette yaratıldığını, insanın kendisini zamanla çirkinleştirdiğini (fiziksel anlamda değil) düşünenlerdenim. Allah her insana, geliştirip faydalanabileceği farklı istidatlar yüklemiş. İnsanın kendindeki cevheri bulup, işleyip parlatması lazım…
0
yadigar
(20.04.26)
ananiyimioguz
(20.04.26)
Aslında Türkiye' de boy, yakışıklılıktan daha önemli. Boyun kısa değilse çok dert etme bence.

Tanrı neden bazi insanları kısa bazılarını uzun yarattı diye sormak daha mantıklı bu durumda.
0
trixi
(20.04.26)
Hayır sen bi homo erectus homo sapiens veya kızıl derili tipi gördün mü onlar ürediyse sen de ürersin rahat ol.

Ayrıca Allahın güzellik çirkinlik adaletini sorgulamadan önce gencecik çocuklar neden acı çekerek ölüyor, neden otistik, spastik, sakat, yapışık, eksik organlı, eksik/fazla uzuvlu doğuyor sanki önce sırada onlar olmalı.
+2
ananiyimioguz
(20.04.26)
(12)

Tıp da yeni nesil güçlü ilaçlar keşfedildi mi?

trablon
yeni nesil ilaçlar böyle çağ atlatan cinsten? yoksa 2000 lerin başında neyse tıp hala aynı mı?
yeni nesil ilaçlar böyle çağ atlatan cinsten? yoksa 2000 lerin başında neyse tıp hala aynı mı?
0
trablon
(17.04.26)
Ozempic türevleri var obezite için, bence mucize ilaçlar hepsi.
0
kizil karga
(17.04.26)
Kemoterapiye dirençli bazı kanser türleri için akıllı molekül, doğrudan tümör hedefli yeni nesil ilaçlar var.
0
kibritsuyu
(17.04.26)
Özellikle batı tıbbının bir tarafı iyileştireyim derken diğer tarafı nasıl hasta yaptığını veya yıktığını ve ilaç sektörünün nereye vardığını nasıl zenginleştiğini araştırmak gerekiyor. En yüsek faizi biz veriyoruz gibisinden Covid dönemi aşılama furyasının sürdüğü o dönemde % 99.5
gibi koruma sağladığını iddia edenler
yine onlardı.

Eminim bir çok araştırma/deney sonuçları, tedavi yöntemleri gizleniyor.
Binlerce yıllık insanlık tarihinde tıp alanındaki araştırmalar hala aralıksız sürüyor(!)

Tamamen tedavi eden bir sağlık anlayışı, sürekli ticari kâr amacı güden ilaç şirketletlerinin işine gelmez. Konunun içinde bulunan insaflı uzmanlar yorumcular videolarında
bu durumu belirtiyor.

Savaşlar da ilaç şirketlerini ayrıca besler .
Herkesin iyileştiği, gıdaya, petrole enerjiye ulaştığı bir dünya tabi ki kimi odaklar tarafından istenmez .
-9
diyecevaplandı
(17.04.26)
daha yeni japonya'da down sendromu icin bir tür gen tedavisi bulundu. ekstra kromozomu ortadan kaldiriyor.
mrna asilari yepisyeni.
sma, dmd gibi hastaliklarin tedavisi yepyeni ve kullandiklari yol özünde ayni.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.04.26)
Uzmanı değilim ama bazı kanser türlerinin tedavisinde kullanılan akıllı ilaçlar, mRNA aşılar, gen tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar yeni nesil ilaçlar sayılabilir. Eski ilaçlar problemin nedenini tam çözemese de etkisini azlatmaya odaklanırken, bazı yeni nesil ilaçlar daha çok sorunun kaynağını hedefliyorlar diye biliyorum.
0
kaptan memo
(17.04.26)
var gelişme. biz fakültedeyken, Hepatit c tedavisi olmayan bir hastalıktı. şimdi tedavisi var.
sglt-2 inhibitörü denilen yeni nesil diyabet ilacları artık bazı kalp yetmezliklerinde ve böbrek hastalıklarında da kullanılıyor.
0
unalub
(17.04.26)
Monoklonal antikorlar çok popüler. Her sene yenileri onay alıyor. Onkolojide falan tedavi protokolleri her sene güncelleniyor neredeyse. Bi de özellikle kanser tedavilerinde a geni pozitifse x ilacını, b geni pozitifse y ilacını ver gibi durumlar çok var. Bu tarz spesifik durumlara yönelik olduğu için medyada o kadar popüler olmuyor ama prognozu oldukça iyileştiren ilaçlar her sene piyasaya çıkıyor. Twitter'da nature dergisinin spesifik olarak yeni ilaçlarla ilgili haberleri paylaştığı bir sayfa var @NatRevDrugDisc diye. Oradan bakabilirsiniz son çıkanlara.

x.com

mesela dün yayımlamışlar 2026 Q1'de onay alan ilaçların listesi. Ki bunlar onay aldığına göre birkaç yıldır çalışmaları yapılmış ilaçlar. Güncel geliştirilen çok daha fazla var
0
nundu
(17.04.26)
@eksilemeyi seven dernek üyeleri

Medical Nemesis adlı kitaba da biraz bakın. (Yazarı korktuğunuz gibi orta doğudan değil batıdan biri)
En azından sizin için başlangıç olsun.
-4
diyecevaplandı
(17.04.26)
sonhakan
(17.04.26)
ilaçlar kişiselleştirilecek. Şu an en büyük hedef bu.
AI sayesinde oluşturulan kişiye özgü simülasyonlar üzerinde ilaçların etkileri denenecek. Bu sayede ilaçlar kişisel odaklı tedavilerde kullanılacak.
0
croswell
(17.04.26)
bizzat kendi deneyimlediğim gelişmeleri anlatayim;

babam bir senedir 4. evre akciğer kanseri. geçen sene tespit ettiğimizde vücudunun her yerine yayılmıştı. bu hastalığa immünoterapi -akıllı ilaç- tedavisi yaygınlaşmamışken, yani 10 sene önce yakalansaydı ömrü 1-2 aydı. akıllı ilaç uyumu %35 çıkmasına rağmen 2 ay aldığı kemoterapi+immünoterapi ile bütün tümörleri sıfırlandı. şu an hala daha akıllı ilaç alıyor. durumu da gayet iyi.

yaz bitiminde istanbul'a geldiklerinde annemin parmakları kitlenmişti. parmaklarını sıkıp açamıyordu, yani çok yavaş yavaç açılıyordu. hemen ortopediye götürdüm. eline bir iğne yaptı, abartmıyorum 2-3 saate sonra parmakları açıldı. doktor dedi ki, 5-10 sene önce olsa sadece ameliyatla tedavisi mümkündü, o da hap başarılı olmuyordu diye anlattı. (bkz: tetik parmak)

-bu arada babamın özel sağlık sigortası olmasaydı bu tedavi için baya zorlanırdık. şu ana kadar özel sağlık sigortası 2,5 milyon tl harcamış. bu ilaçları uzun süre sgk karşılamadı. pek çok insan hayatını bu yüzden kaybetti. bu yaz reis yine şovunu yaparak -bir lütufmuş gibi..- "bu pahalı ilaçları karşılıyoruzzz" dedi ama onda da kılı kırk yarıyorlar. benim babamın akıllı ilaçla uyumu %35 mesela. sgk'da olsak yine karşılamaycaklardı. adamın bir önceki pet'i (kanser hastalarının çekilmesi gereken görüntüleme sistemi) çok iyi çıktı diye, bir sonraki pet'ini karşılamadı sgk mesela :) neymiş son 2 pet'te de gözle görülür fark yokmuş, fark yoksa ilaç değişkliği gerekiyormuş. herifler istiyor ki adam kötüye gitsin. böyle bir mantık.
+3
makbur
(17.04.26)
Çok profesyonel kemoterapi ilaçları yapmışlar. Son 1-2 haftaya kadar hasta kendini çok iyi hissediyor. Hiç tereddüt etmeden güle oynaya hastaneye gidip ilacını alıyor. Sonra birden düşüyor . Hatta doktoru çok iyi gidiyor bitmek ğzere demişti
0
hebanon
(18.04.26)
(15)

Türkiye'de ne olursa kırılma olur

sanguine
2007 cumhuriyet mitinglerinde olmadı2007 cb seçimlerinde ve e muhtirada olmadi2013 gezide olmadı2013 17-25 Aralıkta olmadı2014 Soma'da olmadı,2014 cb seçiminde olmadı2016 darbesinde olmadı2017 referandumunda olmadı2018 seçimlerinde olmadı2019 İstanbul'un AKP'ten kurtulusunda olmadı2020 pandemide olm
2007 cumhuriyet mitinglerinde olmadı
2007 cb seçimlerinde ve e muhtirada olmadi
2013 gezide olmadı
2013 17-25 Aralıkta olmadı
2014 Soma'da olmadı,
2014 cb seçiminde olmadı
2016 darbesinde olmadı
2017 referandumunda olmadı
2018 seçimlerinde olmadı
2019 İstanbul'un AKP'ten kurtulusunda olmadı
2020 pandemide olmadı
2020 Rusların onlarca askeri öldürmesinde olmadı
2021 yaz ayı orman yangınları ve mültecilerin ülkemize akın etmesinde olmadı
2022de hangi felaket olmuştu hatırlamıyorum
2023 depremde olmadı,
2023 seçimlerinde olmadı
2024 muhalefet zaferinde olmadı
2025te de epey bı insan öldü hükümetin ihmali nedeniyle, İmamoğlu 1 senedir iceride
2026 tam hızıyla devam ediyor

Açıkçası ben; Allah, İsa Mesih ya da hz. Muhammed veya başka bir figür bedene bürünüp Taksim meydanına inse ve düz bir açıklama yapsa dahi duzenin değişmeyeceğini düşünüyorum. Allah dese ki mesela ben her şeyi gördüm ve biliyorum, AKP bunları yaptı ve yaptıkları doğru değildir, ben Allah olarak bunları söylüyorum kullarım, karar sizin. Ben yine de ertesi gün aynı olarak devam edileceğini düşünüyorum

Yani sizce var mı, varsa spesifik bir örnek verebilir misiniz şu olsa hükümet değişir diye

Bu arada hükümetin değişmesinden kastım Macaristan tarzı bir değişiklik, hükümet kesin olarak yenilecek tartışmasiz biçimde ve dış müdahale olmadan.
+6
sanguine
(16.04.26)
3 futbol sahası büyüklüğünde bi göktaşı düşerse bi kırılma olabilir belki.
0
kizil karga
(16.04.26)
türkiye değişmedi, değişmez.

değişmek de istemiyor zaten.
+1
duyurukullanıcısı
(16.04.26)
Maalesef sizinle aynı fikirdeyim.
3 futbol sahası büyüklüğünde göktaşı düşse mesela televizyona çıkıp "oruç tutmayanlar yüzünden oldu" denir ve çoğunluk da buna "doğru" der.
Bu çukurdan çıkılmaz artık.
Varsayalım mucize oldu bir şeyler değişti "normale" dönmek bile kim bilir kaç yıl alır biz o günleri göremeyiz, bize normal haram.
+1
mutekebbir
(16.04.26)
Turkiye hicbir zaman degismiyor degismeyecek arti 1.

Acin 80'li yillarin filmlerini izleyin, halen ayni sorunlar.
0
baldur2
(16.04.26)
Son yazdığına cevap olarak Macaristan'da da müdahalesiz bir seçim olmadı. Olmaz.
Halk seçmiyor oy veriyor sadece. Seçilenlerden ayrı olarak bir de "atanmışlar" var. Sanırım seçilenlere kıyasla daha acımasız oluyorlar.
Dünyada olan bitene dikkatli bakın.
Rusya'ya her açıdan daha yakın bir Macaristan, batıda kabul görmez .

Trump ilk başkan seçildiğinde Yahudileri unutmadı. Ağlama duvarına koştu hemen. Sonraki Biden de siyonist olduğunu belirtti..
Şimdi tekrar Trump daha bu başkanlığının birinci senesinde
mossadın hatırına İran'la savaşa girdi .
Arjantindeki Javier Milei de başa gelir gelmez yahudilere süslü yakınlık gösteren mesajlar verdi , musevi
olmak istediğini bile açıkladı .
Örnekler çoğaltılabilir .

Macaristan'a dönersek, yeni başkandan hemen bir davette almış netenyahu.
www.gov.il

Demek ki borcu vardı .
-2
diyecevaplandı
(16.04.26)
1 ay sonra kimse hatirlamayacak bile. Cok da sey yapmaniza gerek yok.
0
Purple life
(16.04.26)
Sanki küçük bir azınlık iktidar tarafından destekleniyor gibi yazmışsınız. Yüzde 50 den fazla destekleri var 20 yıldır. Böyle bir destek varken kırılma beklentisi imkansız. Diğer ülkelerde kırılma yüzde 20 hadi bilemedin 25 puanlık desteğe karşı yüzde 80 in desteği ile olan kırılmalar. Dolayısıyla o kırılma bir olayla olmayacaktır.
+1
Cezcez
(16.04.26)
ülkenin basina bir stalin, her sehre de bir gulag gelmedikce nah degisir türkiye. snowball effect gibi. bundan sonra her gelen gün öncekini aratacak.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.04.26)
olasi buyuk istanbul depremi bir milat olacak bence.
malesef cok pahaliya patlayacak ve cok insan olecek.
ama baska turlu cok zor gibi.

en son Demirtas'tan umitliydim ama onun da capi yetmedi.
lider olarak kesinlikle colugu cocugu esi falan olan birisi olmamasi lazim, sadece kendi cani ile ugrasacak birisi gerekiyor, kelle koltukta ilerleyecek. oyle birini de bulmasi cok zor.
-1
cooperr
(16.04.26)
(bkz: azrail)
+4
Bruce
(17.04.26)
Demirtaş diyen var…

Atatürk gelse Hz Muhammed dirilse the one’a karşı yine kaybeder yine kaybeder.

Doğru cevap azrail bence de
+3
Hallegadola
(17.04.26)
biz deli mustafayı tahta çıkarmış toplumun çocuklarıyız . lider odaklı bir toplum olduğumuz için, bir babayiğidin gelip bu iktira karşı durması lazım ki yönetim öyle değişir.

kafa değişmez. iç çatışma yaşamamış hiç bir toplum gelişimini tamamlamamıştır. bizde tam toplum hesaplaşacakken 80 darbesi olduğu için toplumsal olgunlaşma yarıda kaldı. sürekli toplumun sinir uçlarıyla oymayın diyorlar. ellemeyin aman aman diye gergin sorunlu bir toplum olduk. küvezdeki bebeler katledildi dosya kapandı, yıkılmadılar.
+3
mikahakkinen
(17.04.26)
mikahakkinen +1

www.youtube.com
0
yurtsuz john
(17.04.26)
neyin kırılması?
Cumhuriyet bu ülke ve toplum için ideal bir rejim değildi, olmamaya da devam ediyor. Arkadaşlar en demokratik rejim her toplum için mükemmel işler diye bir kural yok.
TR gibi ülkelerin başkanlık sisteminde yönetilmesi bir gerçek. Denedi olmadı, kuvvetler ayrılığı vs faso fiso hiçbiri olmadı. Ülke darbelerden belini doğrultamadı.
Bu söylediklerimden mevcut iktidar müthiş anlamı çıkmasın. Yarı başkanlık + parlamenter sistem doğru bir sistemdi ancak akp bunu suistimal etti tek adam rejimine çevirdi.

Şimdi zaten ülkeye baktığında cumhuriyet, demokrasi bu ülkeye çok bol gelmiş kavramlar. Türkiye Istanbul'un 3-5 ilçesi ile İzmir, Ankara'dan ibaret değil. Eğitim gelmemiş, gelişmemiş. Feodalite tavan. İslamiyet radikal gruplar, tarikatlar cirit atıyor. Hoop diyorsun ki buyrun cumhuriyet ağalar.

tamam, güzel deneyelim. Cumhuriyet kuruldu ne oldu? Kendi burjuvazisini yarattı. ülkenin kökeni olan ermenilerden rumlardan çalarak varlık vergileri ile yeni zenginlerimiz oldu.
Askeri burjuvazimizi yarattık ve sağ olsunlar cumhuriyeti ilerletmek, her yere nüfus etmesini sağlamak yerine bodrum'dan marmaris'ten yazlık baktılar, boğazda daire kapma yarışına girdiler. Yahu bir emekli albayın Istanbul'un göbeğinde 10 dönüm arazisi nasıl olur önce bunu açıklayın?

Peki o cumhuriyeti istemeyen islami tayfa ne yaptı? Her yere nüfuz etti. 25 yılın iktidar adımlarını 1950'lerde attılar. Bakın SADAT belasının temelleri 92'de atılmış.

sonuç olarak kırılım beklemeyin. Ülkenin DNA'sı bu.
-3
croswell
(17.04.26)
Ahahah menderes kendini peygamber ilan etmişti neredeyse. Eline tahta oyuncak tüfek alan deliyi idam ettirip, Beyazıt meydanından Sirkeciye arabaya zincirlettigi öğrencileri sürükleniyor, İnönü yu taşlatip, kendisine kılıc çeken genç subayları tutuklattiriyordu.

Ne oldu?

Darbe mi?

Darbe olmasa halk kendisini meydanlarda bogacakti.

Bu iş demokratik yollarla ilerleyecek

Önce önderi apo olan ceset toprağa girsin gerisi çorap söküğü
+2
topkapiaksaray
(17.04.26)
(6)

Başkasının hesabıyla hisse alım satımı

synesthesia
Yaşadığım ülkenin yüksek kazanç vergilerinden dolayı Türkiye'de yaşayan ailemden birinin adına hisse hesabı açıp parayı ona gönderdikten sonra işlemleri onun hesabıyla yapmak istiyorum. Böylece vergiyi yaşadığım ülkeye değil, sadece Türkiye'ye ödeyeceğim. Öngöremediğim bir sorun yaşar mıyım ilerde?
Yaşadığım ülkenin yüksek kazanç vergilerinden dolayı Türkiye'de yaşayan ailemden birinin adına hisse hesabı açıp parayı ona gönderdikten sonra işlemleri onun hesabıyla yapmak istiyorum. Böylece vergiyi yaşadığım ülkeye değil, sadece Türkiye'ye ödeyeceğim. Öngöremediğim bir sorun yaşar mıyım ilerde?
-1
synesthesia
(15.04.26)
yaptiginiz tabiki yasal degil, baskasinin hesabindan islem yapabilmek icin spk tarafindan yetkilendirilmis yatirim uzmani olmaniz gerekir.
Yatirim yonlendirmesi veya tavsiyesi degildir.

turkiyede borsaya (turk borsasi) vergi uygulanmaz ancak belli mir miktari asan temettu getirisinde gelir vergisi beyannamesi doldurulmasi gerekir. hesap sahibinin bunu bilmesi gerekir, kayincomun parasiydi vs denmez dense bile gecerliligi yoktur, sikinti dogurur.

turkiyeden yabanci mesela Nasdaq vb yatirimi yapacaksaniz nerede olursaniz olun ilk kaynaktan vergi kesintisi yapilacaktir zaten

sorun yasarmisiniz kismi tamamiyle kisisel deneyim, bi sikinti olur yasarsiniz, olmaz yasamazsiniz.

Amerikadayim ve buradaki turkler aman turkiye gelirlerini beyan etme diye birbirine gaz veriyo, sorun yasiyorlar mi? ben gormedim ancak radara girerlerse cok incinirler onu biliyorum. ben 20 liralik kirik hisse hesabini bile Fbar ile beyan ediyorum. belki 1000 dolar fazla oduyorum ama kafam rahat.

neyse sorunuza gelirsek, muhtemelen esiniz dostunuz paraya cokmez ise, sizden habersiz islem yapmaz ise ( malum hesap onun adina ve tek yetkili) caniniz sikilmaz. ancak bir sekilde ( nasil neden ve ne zaman olur gaybi ancak allah bilir) radara girerseniz hafiften ortam gerilir, hava bozar yagmur yagar.

asla tavsiye degildir. olasilik tahminidir.
0
cairo
(15.04.26)
Bir sekilde nasil radara girecegim onu anlamadim. Parayi anneme gonderecegim. Islemlerden dogacak gelirlerin vergisini Turkiye'ye beyan edip vergiyi yine onun adina odeyecegim zaten. Para annemin hesabinda durmaya devam edecek. Benim yasadigim ulkenin bunu bilmesine imkan yok. Gelir Idaresi Baskanligi Turkiye'de finansal hesaplarda adiniza tutulan varliklarin miktarini yerlesik oldugunuz ulkeye raporluyor sadece. Kendi hesabimin yil sonu bakiyesinde bir artis gorunmedigi surece bulundugum ulke bana bir sey sormayacaktir diye dusunuyorum.
0
🌸synesthesia
(15.04.26)
tekrar ediyorum belli limit ustu temettu geliriniz (brut 660 bin tl idi en son) yoksa turkiye borsasi islemlerini gelir beyani olarak vermezsiniz. yani bu olumlu bir sey.

yazdiklariniza gore sikinti yasanacak bir durum gorunmuyor, dediginiz dogru para sizin hesabiniza girmedigi surece sorgulanacak bir sey olmaz,
0
cairo
(15.04.26)
Benim bi ara banka hisse alım-satım limitimi düşürmüştü, tekrar yükseltmek için şubeye gitmem gerekiyordu üşenip gitmemiştim 2 sene falan annemin hesabıyla alım satım yaptım başıma bi iş gelmedi.
0
kizil karga
(15.04.26)
Para sizin hesaptan onun hesaba, onun hesaptan sizin hesaba akacak. Dikkate değer bir meblağ ise intikal vergisi konusu irdelenecektir diye dünüyorum.

Murat Muratoğlu'nun videolarından birinde, Kızına araba alması için para gönderen Baba'nın parası hakkında bu tip bir işlem yapıldığına dair bir konu vardı diye hatırlıyorum.
0
Mirket
(15.04.26)
@Mirket aslinda evet asil bu tarz bir seyden endiseliyim acikcasi. 2 milyon lira civari parayla bu tarz transfeler yapinca harketlerin sebebini sorarlar gibime geliyor.
0
🌸synesthesia
(15.04.26)
(8)

Ege Denizi için Mayıs ortası mı, yoksa Mayıs sonu ile Haziran başı mı?

put it in your appropriate place
Denize girmek için hangisi daha iyi olur? Sedef hastalığı için denize girmek iyi oluyor. 8 Mayısa rezervasyon yaptım ama erken geldi.Mayıs sonu ile Haziran başı iyi midir?
Denize girmek için hangisi daha iyi olur? Sedef hastalığı için denize girmek iyi oluyor. 8 Mayısa rezervasyon yaptım ama erken geldi.

Mayıs sonu ile Haziran başı iyi midir?
0
put it in your appropriate place
(13.04.26)
ege her mevsim soğuktur haziran bile erken olabilir. soğuk rahatsız etmiyorsa ne kadar erken o kadar iyi.
0
orpheus
(13.04.26)
Güneye inmeyeceksen temmuz-ağustos öncesi girmek macera gibi olur.
+1
kizil karga
(13.04.26)
Kos adasına gidecektim.

Eylül ayında Ege denizi nasıl olur peki? veya Akdeniz'e mi bakayım?
0
🌸put it in your appropriate place
(13.04.26)
Kos zaten güneyde abi mayıs haziran istediğin tarihte girilir ama haziran başı daha iyi, ben vizyonsuz olduğum için Türkiye'ye göre yorumladım Ege deyince.
0
kizil karga
(13.04.26)
akdeniz bana fazla sicak ve tuzlu geliyor.
soguk deniz severim ama mayis erken bence, ege gec isinir gec sogur.
o yuzden eylul olursa mis gibi olur kos, hem okullar falan acilmis olur kalabalik olmaz.
kos olmazsa sakiz falan da iyidir.
0
cooperr
(13.04.26)
Ben Bodrum'da yaşayan biri olarak Ekim derim.
0
etna
(14.04.26)
haziran ortasından ekim ortasına kadar güney egede girilir.
kuzey ege temmuz ağustos sonu.
mayısta güneyde kuzeyde soğuk olur. mayısta antalya ve çevresinde rahat girilir.
0
mikahakkinen
(14.04.26)
Soğuk denizle aranız iyiyse mayıs sonu haziran başı gayet iyi olur ama o tarihlerde yaz ortası gibi cozurdayıp denize atmıyor insan kendini, esinti de fazla gelebilir, çok soğuk deniz istemem, hava da sıcak olsun derseniz eylül ideal.
0
Gı
(14.04.26)
(22)

Aktivist biriyle ilişki yaşar mısınız?

64654942
Muhalif olmaktan söz etmiyorum, daha aktif ve ön planda biri. Sendikalara üye olan, yürüyüşlere katılan, protestolar organize eden ve konuşmacı olan, çeşitli siyasi oluşumlarda etkinlikler düzenleyen, geçmişte İmamoğlu protestoları ve Gezi süreci nedeniyle bir süre gözaltında kalmış ya da hapis yatm
Muhalif olmaktan söz etmiyorum, daha aktif ve ön planda biri. Sendikalara üye olan, yürüyüşlere katılan, protestolar organize eden ve konuşmacı olan, çeşitli siyasi oluşumlarda etkinlikler düzenleyen, geçmişte İmamoğlu protestoları ve Gezi süreci nedeniyle bir süre gözaltında kalmış ya da hapis yatmış biri mesela. Çevresindekilere sendikal tepki verme, hakların farkında olma, örgütlenme gibi konularda baskı yapmıyor ama gaz veriyor da diyelim. Az çok anladınız sanıyorum.

Böyle biri ciddi ve uzun vadeli bir ilişki açısından size fazla mı gelir? Biraz fazla hareketli ya da belki saldırgan mı bulursunuz? Yoksa diğer şeyler yolundaysa çok da problem etmez misiniz?
-1
64654942
(13.04.26)
Her şeye atlayan birini sevmem.
-18
arbre
(13.04.26)
Kendisine saygı ve hayranlık duyarım. Başka, daha medeni bir ülkede olsak ilişki de yaşarım.

Ama bizim ülkemizde noo....

Kendisine, ailesine, çocuklarına zararları dokunabiliyor böyle bir şeyin.

Babam sağ-sol olaylarında alevi-sünni olaylarında yeterince savaş vermiş. Annemle boşanmışlar. Olan ilişkisine ve mental sağlığına oldu. Elde var sıfır.

Bizim ülkemizde "bırak sen mi kurtarıcan dünyayı" modunda takılmak lazım eğer düzenli bir hayat kurmak istiyorsan. Gerçi onu da herkes yapamıyor işte içi içini yiyor haksızlıklara karşı.
+1
ananiyimioguz
(13.04.26)
Bana fazla geliyor ya. Önyargısız şekilde söylüyorum. Bir konuda idealleri olan insanlarla vakit geçirmeyi, sohbet etmeyi, hayatına tanık olmayı seviyorum ama ben bu kadar aktif biri değilim. Kendim bu tempoyu ve ateşi kaldıramıyorum. Haliyle ilişki anlamında da böyle birini taşıyamazdım heralde. Yolu bahtı açık olsun deyip geçtiklerim oldu. İyi insanlardı.

Problem etme anlamında, ben problem etmezdim de, problem oluyor ister istemez. Böyle insanların beklentileri oluyor, normaldir heralde.
+4
akhenaten
(13.04.26)
bana çok çekici gelir. doğrunun peşinden giden ve korkmayan biri. bayılırım. bunu yazarken hangi doğruyu savunduğu önemli mi diye sordum kendime, tabi benim doğrularıma uyması lazım. bana uymayan bir doğrunun aktivistine (aynı olgunlukla davranıyorsa) saygı duyarım ama o çekici gelmez.
+1
mezzosprite
(13.04.26)
Geziye katılmış biri yükselmem için ekstra sebep olur. İmamoğlu protestoları zaten…
Apolitik, ruhsuz biri olmasındansa şöyle haksızlığa gelemeyen, elini taşın altına koymaktan gocunmayan biri olması yeğdir.
+1
ekimoloji
(13.04.26)
Diğer şeyler yolundaysa hanesine + puan yazar.
0
gabe h coud
(13.04.26)
Hayir.
-5
Purple life
(13.04.26)
Çok yorar.
+1
kizil karga
(13.04.26)
Imamoglu protestolarinda gozaltina alinmasi direkt ilgimi kaybetmeme yol acardi. Sadece gezi falan olsa problem olmazdi.
-11
ghilleinthemist
(13.04.26)
"hakların farkında olma, örgütlenme gibi konularda baskı yapmıyor ama gaz veriyor da diyelim."

Baskı yapmıyorsa güzel. bu ülkede başımıza gelenlerin sebebi karşı tarafın örgütlü olup bizim örgütsüz olmamız değil mi zaten?

Bu derece hareketli arkadaşlar biliyorum. Hatta ilgisi olan da oldu ancak "Böyle insanların beklentileri oluyor" denmiş daha önce de. Evet haksızlıklara gelemeyen bir insanım ama böyle hareketli biriyle olur mu diye bir düşünüyor insan. Sonuçta ben de bu kadar mental ve fiziksel efor harcamak konusunda kendime güvenemem.

Yine de iyi ve tutarlı bir insansa düşünülebilir. Ne derece beklentileri oluyor, yetişememe kaygısı baş gösteriyor mu? Belli bir süreç içerisinde anlaşılır zaten
+1
nerthus_
(13.04.26)
temeline marksizmi ve sosyalizmi almamış aktivizm bana boş geliyor. herhangi bir konuda ses çıkarıp mücadele edene saygım sonsuz, aktivizmi "her şeye burnunu sokmak" olarak gören köle zihniyetinden her türlü iyidir o ayrı bir şey ama ben kendi hayatımda o kadar harala güreleye gelemem kapitalizmi, mevcut düzeni hedef alamayan bir mücadele için. komünist kızla olur, onunla ilişki yaşamakla kalmam onu çok severim ve öperim ama gerçekçi olursak öyle yüreği olan kadın bana bakmaz zaten.
-2
der meister
(13.04.26)
Esas soru aktivist biri benimle ilişki yaşar mı?
+4
sekizdokuzon
(13.04.26)
Şule Aydın gibi akilli bir tipse olur, bombalar altinda sevisiriz.
ama depresyon hirkasi giyip, polise molotof atip iceri giriyorsa tesekkur eder kacarim.
solculuk parayi bulana kadardir turkiye'de..
-3
cooperr
(13.04.26)
Esas soru aktivist biri benimle ilişki yaşar mı? +1

Saygı duyarım duymasına ama karşılıklı yapamayız. Bu yönden aktif birisi olamadım.
+1
put it in your appropriate place
(13.04.26)
Sendikal faaliyette bulunan birine, diğer kriterlerden bağımsız olarak, amasız fakatsız müthiş saygı duyarım. İşveren olarak söylüyorum bunu ayrıca.

Marksist olduğunu varsayıyorum bu kişinin, öyleyse ciddi bir artı puan.
0
sailor
(13.04.26)
En güzel aşk, en güzel ilişki aktivist insanla yaşanır. Öyle bir insan asla unutulmaz.
0
rock n roll
(13.04.26)
bircogu otistik oluyor, sabah aksam sosyal ve politik meselelerden bahsedip saglam kafa aciyorlar. bu cevabimdaki otistik kelimesinden bile kurtlaniyorlar. hic isim olmaz.
-9
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.04.26)
yaşamazdım çünkü onun enerjisine yetişemezdim. fikir olarak okey iyi hoş ama ben evden çıkmayan biri olduğum için muhtemelen o da beni istemezdi. bi de ben öyle birkaç insan biliyorum, kendi hayatlarını tamamen bi kenara bırakarak yaşıyolar. bu da benim açımdan biraz yorucu olurdu. örneğin benim gündemim hafta sonu sevdiğim waffle cıya gitmek, onun gündemi ise eyleme gitmek olurdu ve anlaşamazdık.
+1
Sadece soruyorum
(14.04.26)
Aktivist kişi beni ne yapsın +1
0
peki madem
(14.04.26)
Aktivist insan iyidir, ilişkide insanı geliştirir, benim hoşuma gider.
0
blue rebel motorcycle club
(14.04.26)
Kendisine saygı duysam da, şahsen uzun süreli birliktelik için tercih etmem. Çünkü aktivist arkadaşlarımdan bile bir süre sonra sıkılıyorum. Hayata bakis acilari cok rigid. Her konuyu politik bağlamda değerlendiriyorlar. Her şeye muhalif ve agresif yaklaşıyorlar. Örneğin, onunla sırf kafa dağıtmak için basit bir Amerikan komedi filmi seyredemezsin. İkili ilişkilerde de davası her zaman senden daha önemli olacaktır.
+1
tekdir ile uslanmayan kiz
(14.04.26)
Hayır asla yaşamam. Katlanamıyorum. Sürekli bir yakınma ve isyan oluyor bunlarda..
-4
runaway
(15.04.26)
(20)

Partnerinizin kilosu

ekimoloji
Aşağıdaki estetik sorusundan esinlendim, kilo alması sizi rahatsız eder mi? Ederse kilo vermesini söyler misiniz? 3-5 kilodan bahsetmiyorum, zamana yayılarak üstüne koyarak, göbek yapacak kadar dengesiz bir kilo alımı…
Aşağıdaki estetik sorusundan esinlendim, kilo alması sizi rahatsız eder mi? Ederse kilo vermesini söyler misiniz?
3-5 kilodan bahsetmiyorum, zamana yayılarak üstüne koyarak, göbek yapacak kadar dengesiz bir kilo alımı…
0
ekimoloji
(12.04.26)
+20-30 kgye kadar varim sonrasi da sorun olmaz gibi geliyo ama bekara bosanmak kolay da olabilir
0
üğpoıuy
(12.04.26)
Eder :D söylerim
Sorry not sorry. Ben kendi kilomu da elestiriyorum bence saglik ve motivasyon icin farkindalik icin önemli. Hamile seker hastasi vs degilse az kilo aktif yasam uzun ve saglikli bir yasam icin önemli.
-2
Purple life
(12.04.26)
Eder. Şişkot ile işim olmaz. Ben nasıl dikkat ediyorsam aynı eforu, dikkati göstermesini beklerim. Self respect.
-7
gabe h coud
(12.04.26)
Eder. Söylerim. Üçü, beşi bile problem ederim.
-6
Mirket
(12.04.26)
Kilo almasına sebep olacak psikolojik bir durumu yoksa, salt hominigırtlaklıktan aldıysa söylerim. Konuyu kendi açar muhtemelen zaten illa, ben aldığı kilodan memnun olan kadın görmedim, istisnalar hariç. O açtığında ben de teşvik edici konuşurum. Bu illa göbekli kadın seviyorum sevmiyorum meselesi de değil, sevdiğin insana faydanın dokunması, destek olma meselesi.
0
Bruce
(12.04.26)
Söylerim sebeplerinden biri de sağlık.
Misal benim eşim bir kilo verse istatistik olarak zayıf duruma düşüyor ve şu anda kan bile bağışlayamiyor. Kendisi kilo almak istemiyor ama ben sağlığı için şöyle iki üç kilo alsa fena olmaz derim hep.
Bunun tam tersini de derim. Kendim kilo verip/alan biriyim ondan etkisini bilirim.
Sağlık için gerçekten önemli. Özellikle yaşlandıkça.
0
logisticsmanager
(12.04.26)
Söylemem.

Çünkü ben onun bedeni üzerinde söz hakkına sahip değilim ve ayrıca bu karşı taraf için incitici olabilir. Kendisini baskı altında hissedip, özgüven kaybı yaşayabilir. Şefkatli bir yaklaşım değil.
-1
rock n roll
(12.04.26)
Boşanmaların sebepleri arasında.
0
HellKeePer
(12.04.26)
Şişmanlık bulaşıcı bi hastalık evde bi kişi şişmanlıyorsa diğerine de muhakkak bulaşır, ben bana bulaşmasını istemiyorsam illa ki bi konuşma yaparım ama baktım ben de şişmanladıkça "hayat buymuş amk" aydınlanması yaşıyorum o zaman ben de salarım.
+2
kizil karga
(12.04.26)
Kendi kiloma takıntılıyım da başkası için aynı acımasızlığı yapmam :) Kendini rahat hissediyorsa benim için hiçbir sıkıntı yaratmaz.

Tabii ki kiloya bağlı çeşitli sağlık sorunları başlamışsa o zaman sağlıklı skalaya ulaşana kadar vermesi için teşvik ederim. Bu sağlık sorunları sadece fiziksel olmak zorunda da değil. Ruhsal anlamda da depresyona meylediyorsa, o işte benim kırmızı çizgim :D Depresif insanlar hayat kalitemi direkt düşürdüğü için ciddi bi konuşma yapardım muhtemelen :D
0
truf
(12.04.26)
Eder. Kilolu kadına tahammülüm yok
-6
runaway
(12.04.26)
Manitam yok ama bu konuyu şey yapayım. Şimdi benim Insta'da takip ettiğim bir kız var. 97 kiloymuş. Ama sporcu. İri bir kız ama yüzü çok güzel. Kilolu demezsin. Çünkü yağ almıyor, kas kazanıyor. Fit biri. Bu tip bir kilo ok. Tatlı bir göbeğe de okeyim.

Asıl olay şu. Liseden bir kızın ablasına denk geldim Insta'da. Çok kilo almış. Yüzden almış. Çirkinleşmiş. Yaşlı göstermiş. Eski hâli güzel bir kızdı.

Sağlıksız olduğu için kilo vermesini söylerim.
-8
arbre
(12.04.26)
Erkeğe ve kadına göre değişir bence.
0
Cezcez
(12.04.26)
saglik muhabbeti yapanlar ne alaka ya. o zaman her burger yiyene her alkol, sigara iceni uyarma ihtiyaci mi hissediyorsunuz? kimse bilmiyordu cunku.

rahatsiz eder, soylerim. ben en bastan soyluyorum zaten dis gorunuste cok kriterli biri degilim ama kilo hassasiyetim var. sadece kilo da degil, spor yapmasi onemli
-5
ala09
(12.04.26)
Eder, söylüyorum. Ki kız arkadaşım çalışma temposundan kilo kaybeden zayıf biri. Öyle olduğu halde birkaç kilo alayım diyor. Kas oranı yükselecek şekilde kilo alsa okey ama spor yapmadığı için yağ alacak gerek yok.

Ben ailemdeki kilolulara da biraz acımasızım, eleştiririm. Bir hastalığından bahsederse boğazını tut o zaman ne ök*z gibi yiyorsun derim. Kendim de fit olduğum için laf edemezler:)
-6
Unde bach canim
(12.04.26)
kendi kilomu da hicbir zaman sorun etmedigim icin morbid obez olmadigi sürece sorun yok.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.04.26)
Yediğine içtiğine dikkat eden, düzenli egzersiz yapan bir insan olarak, tüm kız arkadaşlarıma kilo alırlarsa sorun olacağını açık açık söyledim bu zaman kadar. Hiç toleransım yok bu konuda.
-5
synesthesia
(13.04.26)
Eger rahatsiz oluyorsaniz, soyleyecekseniz bile kalbini kirmadan soyleyin. motive edin, destek cikin bu donemde. Olayin sadece gorunus degil saglik acisindan da onemli oldugunu vurgulayin.
-1
acelaacedebela
(13.04.26)
butun siskolar eksi basmak icin firsat kollamis, topunuz gelin:)
oncelikle biriyle sevgili/es olma istegimi net etkiler.
hastaliktir, depresyondur, gecici seyler ise muhim degil, derttir cekilir. yazin kisin +-5 kilo alinir verilir hic muhim degil.
yalniz keyfine gore yiyorsa yani bir yasam tarzi haline geldiyse soylerim. sadece fazla kilo degil gerci, bunun tam tersi de gecerli. saglikli kilosundan 20 kilo uzaksa olmaz.
+2
companion
(14.04.26)
Kilo vermesini söylerim, vermesini beklerim, aksi takdirde sorun olur.
0
Amaranta ursula
(14.04.26)
(13)

katkı maddeli ürünlere/gıdalara bakışınız

MtKrt
kahvaltılık ürünler olsun, soslar vs olsun içeriğine dikkat ediyor musunuz?özellikle içeriğinde koruyucu, kıvam arttırıcı, asitlik düzenleyici ve renklendirici olan ürünlere bakışınız nasıl?yeni bir sos veya farklı bir marka denemek istediğimde bu aralar içeriğine daha çok dikkat ediyorum. eskiden u
kahvaltılık ürünler olsun, soslar vs olsun içeriğine dikkat ediyor musunuz?
özellikle içeriğinde koruyucu, kıvam arttırıcı, asitlik düzenleyici ve renklendirici olan ürünlere bakışınız nasıl?
yeni bir sos veya farklı bir marka denemek istediğimde bu aralar içeriğine daha çok dikkat ediyorum. eskiden umursamazdım ama nedense bi korku başladı. kahvaltılık sosta yukardaki 3 madde vardı. keyfim kaçtı.
Alınır mı ? yoksa direkt çöp mü?
0
MtKrt
(10.04.26)
Koruyucular icat edilmeseydi insanlar açlıktan ölürlerdi herhalde günümüzde kime nasıl yemek yetiştireceksin tavşan gibi ürüyoruz, bunlara takılı kalmak biraz ılık götlülük bence, günde 2 paket sigara içen içki tüketen insanlar yeri geliyor bu koruyucuları bokluyor bunların çoğu ihtiyaçtan ortaya çıkmış şeyler, ha çok kafanı karıştırıyorsa sosu da almayıver.

Senin için demiyorum tabii öyle anlama, toplumumuzda genel olarak böyle bir algı var.
+5
kizil karga
(10.04.26)
yani şöyle, temiz içerikli alternatifi kolay bulunan şeylerde çok dikkat ediyorum, mesela peynirde katkı maddesi olanlar var olmayanlar var, mutlaka etiket okuyorum. yumurtayı organik alıyorum. ama zaaflarım var, bazı atıştırmalıkları çok seviyorum ve içerikleri çöp de olsa bazen alıyorum, daha iyi içerikli olanları kesmiyor züber falan.
+1
mezzosprite
(10.04.26)
yilda birkac kere disinda iceriginde bu tarz seyler olan yiyecek almiyoruz. bir tek esimin sriracha sevgisi var, onu katkisiz bulamadim. bu ara onu da almiyoruz ama.
0
lemmiwinks
(10.04.26)
Çocuk sahibi olduktan sonra daha çok dikkat etmeye başladım, içeriğini mutlaka okuyorum bilmediğim bir madde yazıyorsa yapay zekaya soruyorum.
0
ekimoloji
(10.04.26)
her gun kesin tukkettigim seylerin temiz olmasina gayret ediyorum ve icerik okuyorum evet. ama ayda yilda bir makarnaya ozel sos filan yapacaksam o kadar takilmiyorum. genel olarak icerikte sadece koruyucu olan urunlerle bir derdim yok (tursu mesela), ama mesela aroma vericiler coksa (dogal yapay fark etmeksizin) aldigim urunun kaliteli olmadigini dusunuyorum. hem koruyucu, hem renklendirici, hem kivam arttirici, hem aroma verici olunca aldigim urun aslinda aldigim sey degil, bambaska bir sey diye dusunuyorum, duzenli almiyorum.
0
taurina
(10.04.26)
bir süredir dikkat ediyorum fakat bir yere kadar oluyor. bir aydır falan biraz salmaya başladım çünkü yemek yemekten aldığım zevk azalmaya başladı. koruyucusuzun alternatifini bir şekilde bulabiliyoruz ya da doğrudan yememe şansımız var ama beni asıl rahatsız eden pestitit, tarım ilacı dolu sebze meyveler oluyor. organik mi emin olamıyorsunuz, fiyat farkı fahiş oluyor bazen.
0
black holes in the sky
(10.04.26)
sadece kalorisine dikkat ediyorum. yüksekse almıyorum.
0
yurtsuz john
(10.04.26)
Yap desem yapmazsın he +sonsuz

Sadece anlık zarar verecek ürünleri/maddeleri eliyorum. Mideye rahatsızlık verenler gibi.
Bir de lezzet açisindan doğalına alışık olduğum reçel gibi ürünlerin hazirini almıyorum. Çok yapay bir tat geldiği için.
0
egerbiryolcu
(10.04.26)
Her gün tükettiğim bişi değilse bakmıyorum. Hayatı o kadar sevmiyorum.
+1
Bruce
(10.04.26)
Yediklerime dikkat ettiğim bir dönemde değilsem çok incelemem lezzet odaklıyım.
Eğer dikkatli olduğum bir dönemdeysem paketli gıdaların hiçbirine güvenmem ve tüketmemeye çalışırım, paketli gıdaların tamamını direkt “zararlı” kategorisine atıyorum.
0
mutekebbir
(10.04.26)
Ben de çok önemsiyorum bu konuyu. Kendim yapabileceğim her şeyi kendim yapmaya çalışıyorum. En son zeytin kurdum mesela ama daha olmadı. Eylül ayında kurdum ve umudum kalmadı 😂

Veganım ve sürekli etiket okumakla ömrüm geçiyor. Katkı maddesi konusu da önemli benim için. Katkı maddesiz bir şey bulamıyorsam ve almam gerekiyorsa o katkı maddesinin de hayvansal olmaması gerekiyor. O sebeple etiket okumaktan artık görme yetimi kaybetmekten korkuyorum.
0
rock n roll
(10.04.26)
cok onemsiyorum. kesinlikle almam. hatta nutri-score'a bile bakiyorum ve bir urun c skoru altinda aliyorsa almiyorum. yani abur cubur bile yiyeceksem c olanini seciyorum. istisnalar olabiliyor. ornegin yeni, enteresan bir urun deneyeceksem onemsemebiliyorum.

link: en.wikipedia.org
0
Sour
(11.04.26)
olabildiğinde uzak durmaya çalışıyorum. yani düşmanca bir tutumum yok, hazır gıda tüketmemeye çalışıyorum.
0
mikahakkinen
(11.04.26)
(6)

güzel kızlar nerede bulunurlar ?

dedim dedim de kime dedim
uzun zamandır güzel kız görmedim, evlerinden mi çıkmıyorlar nedir yani ? güzel kızları nerede bulabilirim?
uzun zamandır güzel kız görmedim, evlerinden mi çıkmıyorlar nedir yani ?

güzel kızları nerede bulabilirim?
-6
dedim dedim de kime dedim
(10.04.26)
Şurada: ibb.co
+2
kizil karga
(10.04.26)
Macrocenter 😊
Acarkent
Nişantaşı sokakları
0
gabe h coud
(10.04.26)
beşiktaş-kadıköy vapuru.
0
orpheus
(10.04.26)
izmir?
0
cooperr
(11.04.26)
arkadaşlar lütfen biraz ciddiyet, herşey ile şaka yapılmaz, hahaha hihihi herşeye.

elinde güzel kızlar sıralı tam liste olan paylaşsın, bir barajda falan tutuluyorsa güzel kızlar kapakları falan da açalım.

bu nedir ya ? haftada 1-2 görsem şükrediyorum.
0
🌸dedim dedim de kime dedim
(11.04.26)
Bazen iş arasında cihangir tarafına çıkıp kahve içip etrafı izlerim gözüm gönlüm açılır, maşallah çok güzel kızlarımız var.
0
mutekebbir
(11.04.26)
(2)

Tuvtürk randevuya en erken ne zaman gidebilirim?

osssy
Uzun yıllardır işim düşmemişti ama son tecrübelerime göre randevu saatine riayet etmeden orada tekrar sıraya sokuyorlardı. Saati 15.00 olan randevuya en erken kaçta gidersem sorunsuz işleme alırlar?
Uzun yıllardır işim düşmemişti ama son tecrübelerime göre randevu saatine riayet etmeden orada tekrar sıraya sokuyorlardı. Saati 15.00 olan randevuya en erken kaçta gidersem sorunsuz işleme alırlar?
0
osssy
(03.04.26)
Hocam sistem şöyle çalışıyor: Senin 15'te randevun varsa 15'te gişede ol, o 15 muayene değil gişe randevusu, gişede ödemeni kılını yününü halleddikten sonra seni muayene alanına yönlendiriyorlar, yani 15'te gişede olacak şekilde git daha erken gitmen bi şey ifade etmez seni yine 15'te alırlar, numaratör senin randevu saatine göre çalışıyor.
0
kizil karga
(03.04.26)
erken gitsemde önümde benden erken alan kayıtlı araçlar olduğu için hepsini beklemiştim, araç yoksa alırlar ama varsa bekliyorsun
0
eja
(04.04.26)
(1)

Halit Ergenç’in Muhteşem Yüzyıl’da sakalı

darkwizard
10-15 senelik dizi 40 yaşındaydı diyelim o zaman sakalları nasıl kırlaşmış ve gri tonlardaysı şurdaki gibi. O tarz rengi nasıl yapabilirim yaşım 30 :)https://www.google.com/search?sca_esv=2d30375674e67280&rlz=1C9BKJA_enTR1111TR1111&hl=tr&sxsrf=ANbL-n4zzkM4owQTr1RHyWEax04HAdJO-Q:1775137955403&udm=2&f
10-15 senelik dizi 40 yaşındaydı diyelim o zaman sakalları nasıl kırlaşmış ve gri tonlardaysı şurdaki gibi. O tarz rengi nasıl yapabilirim yaşım 30 :)
www.google.com
0
darkwizard
(02.04.26)
Abim adamlar filmde dizide Jüpiter'e Mars'a gidiyorlar, sakalı kırlaşmış gösteren bi makyaj numarası da var yani.
+6
kizil karga
(02.04.26)
(1)

Yurtdisindan kosova türkiye macini trt üzerinden izleme

allstar
Almanyadan maci izleyebilirmiyim trt üzerinden yoksa vpnle türkiyeye mi gecmem lazim?
Almanyadan maci izleyebilirmiyim trt üzerinden yoksa vpnle türkiyeye mi gecmem lazim?
-1
allstar
(31.03.26)
Maç Tv8'de.
0
kizil karga
(31.03.26)
(12)

Fenerli Trollerin Karşılıkları?

eisberg
Mesela Rıdvan aksu'nun gs ya da bjk'li karşılığı kişi var mı? Varsa kim? Ya da ahmet ercanlar, lube ayar, athena gökhan'ın?
Mesela Rıdvan aksu'nun gs ya da bjk'li karşılığı kişi var mı? Varsa kim? Ya da ahmet ercanlar, lube ayar, athena gökhan'ın?
-1
eisberg
(28.03.26)
galatasaray'da kimse parayla trollük yapmiyor
0
koela
(28.03.26)
Galatasaraylılar karın tokluğuna trollük yapıyor:)
-6
kizil karga
(28.03.26)
Bu güruhun beşiktaş versiyonu bülent uslu.
Galatasarayda bu seviyede biri olduğunu sanmıyorum.
0
cay koy geliyorum
(28.03.26)
Parayla trollük olması için bir propaganda peşinde olmak ya da camiada keskin çizgilerle ayrılmış cenahların olması lazım. Gs'de, biraz da başarı sebepli, bu dinamikler yok.
Karakullukçu geliyor benim aklıma, bilinçli olarak bu "boşluğu" doldurmaya çalışıyor ama verdiğin örnektekiler kadar düşemiyor.
-1
Bruce
(28.03.26)
var b*şar *zbey, h*l*k yür*k*l*
+2
biravekahve
(28.03.26)
GS'de bu denli yok.

Ercan ahmetler, Rıdvan, fenerli youtuberlar, en az 1 tane daha vardı patlayan sürekli hani kulaklıkla tahtaya puan yazan.

Beşiktaş net bulent - içlerinde en kötüsü bu bence.

Gs de bence: b*şar, haluq y*r*kli, ali naci small, emre k*plan, burh*n can, erinç b*lican, ferh*t Kızıltaş, hüseyin k*yıcı, ilhan t*ys*z, nevzat d*ndar, kadir ç*tinçalı, kağan d*rs*n, kaya t*m*l, serdar k*ll*ci, süleyman ro*s*p, uğur k*r*kullukçu, yakup ç*n*r; aklıma gelenler.

Bülent Timurlenk gibi isimler arttıkça düzelir, keşke her camiada olsa bir sürü, bir araya gelseler, dinlesek. Tadından yenmez.
0
baldan kaymak
(28.03.26)
Rıdvan Aksu, Ahmet Ercanlar, deniz akkaya, lube ayarında gsli trol yok ama erinç bilican ile bişardan nefret ediyorum yani dinlemek istemiyorum seslerini duyunca kulağım kanıyor. Gökhan dinçi de anlamıyorum bjklı mısın gsli misin bışarın yancısı gibi takılıyor onu da hiç sevmiyorum
0
Hallegadola
(28.03.26)
Rıdvanla Ahmet ercanlar ve bilicandan da engeli yedim bu arada
0
Hallegadola
(28.03.26)
GS'nin trole ihtiyaci yok ki. GS taraftarinin yuzde 80'i trol. Son donemde GS dominasyonuyla ne kadar coluk, cocuk, bebe varsa GS'li olmus sanirim. Bizim zamanimizda pokemon, cizgi film bilmemne vardi en azindan. Bunlarin hicbir hobisi, aktivitesi, zevki de yok sanirim. 7/24 sosyal medyada takiliyorlar Icardivekili, komutanOsimhen nikleriyle belese trolluk yapiyorlar. Sosyal medyanin icine ettiler resmen. Garibim Juventus taraftari kendince bir tweet atiyor GS maci hakkinda altta 1000 yorum, kufur girla:) Inanilmaz toksik ve kalitesiz bir kitle.
+1
freedonia
(28.03.26)
Galatasaray'ın trollü yok ancak birkaç tane akılsız spor muhabiri var. onlar da dışlanıyor zaten...galatasaray camiasında mantıksız yorum yapan bir şekilde dıslanıyor
0
monicapp
(29.03.26)
Gs'de bu kadar kafayı yemiş yok. Yoksa yukarıda ismi verilen bazı tipler baya kötüler ama asla bir Rıdvan aksu, ahmet Ercanlar, lube ayar seviyesinde değiller.
+2
logisticsmanager
(29.03.26)
Galatasaraylilarin her biri trol +1.

En akil olanini bile cevirip sorsan Fenerbahce kollaniyor, Fener'i sampiyon yapacaklar, o hakem zaten Fenerli falan diye milyon tane teori uretir sana. Hayir bir de doymuyorlar, o kadar kupa aldilar, basarili oldular, hala hepsinde anlasilmaz bir kin, nefret, tatminsizlik var. Yetistirdikleri cocuga bak: x.com
+1
speedy
(29.03.26)
(2)

Rusya da 1 nisanda oil export unu durduracakmis

lapaz
Neler bekliyor bizi?
Neler bekliyor bizi?
0
lapaz
(28.03.26)
Benzin zamları.
+2
kizil karga
(28.03.26)
petrol ihracatını durdurmuyor Rusya, sadece işlenmiş petrol ürünleri ihracını durduruyor. tahminim kendi iç piyasasını dengelemeye çalışıyor. zaten bir süredir Rusya'nın petrol ve işlenmiş petrol ürünleri ihracatı ile ilgili sıkıntılar var. yaptırımlar vs var. bu yüzden dünyayı çok sarsacak bir şey değil.
+1
co2s2
(28.03.26)
(28)

Bucket List'inizde olan 1 şey söyleyin

bloodymoon
Uçabilirsiniz, kaçabilirsiniz. Nihayetinde bu bir "ölmeden önce yapılacaklar" listesi ve gönülden geçen her şey eklenebilir. Kalbinizde tatlı bir sızı yaratan serüven arzusu olur, muhakkak deneyimlemek istediğiniz bir macera, sizin için önemli biriyle tanışmak, enteresan bir aktivite yapmak gibi.
Uçabilirsiniz, kaçabilirsiniz. Nihayetinde bu bir "ölmeden önce yapılacaklar" listesi ve gönülden geçen her şey eklenebilir.

Kalbinizde tatlı bir sızı yaratan serüven arzusu olur, muhakkak deneyimlemek istediğiniz bir macera, sizin için önemli biriyle tanışmak, enteresan bir aktivite yapmak gibi.
+3
bloodymoon
(24.03.26)
Antartika Expedition gezisi
güzel bir gezi yol parasi haric 15-20k€. var bi hayalimiz.
+2
Purple life
(24.03.26)
Birkaç sene öncesine kadar tandem yamaç paraşütü büyük hayalimdi.
En yüksek yerden olsun diye Ölüdeniz'de istiyordum, bir de bir zamanlar yaşadığım lokasyonda da yapıldığı için burada da yapmak hayalimdi.
+2
egerbiryolcu
(24.03.26)
Antarktika +1
Ölmeden New York, Manhattan

Sarışın sevgilim hiç olmadı, o olabilir

Yapılacak çok şey var aslında

Yarım akıllılar bunu da eksilemiş asdf sağ ol compu
-16
arbre
(24.03.26)
sayılırsa eğer en başa sosyalist/komünist devrimi koyarım. şu tabloyu canlı yaşamaktan daha büyük bir hayalim yok: prnt.sc

daha ayakları yere sağlam basan hayal olarak,

* geniş ailemi güzel bir tatile çıkarabilmek, çocuk çombalak birkaç gün bile olsa hep beraber güzel vakit geçirebilmek

* portekiz'de atlantik kıyısında bir tepede günbatımını şarap içerek izlemek

* endülüs veya kanarya adaları'nda birkaç gün geçirebilmek.

bireysel anlamda dünyayı tanımak, dağa taşa çıkmak, farklı yerlerde bulunmak gibi şeyler istiyorum. kafamda kemikleşmiş birkaç spesifik senaryo var paylaştığım gibi ama her türlü olur yani atıyorum portekiz'de şarap içmeyiz de vietnam'da oluruz. o da güzel.

sıradan, standart bir hayat yaşayacaksam da sevdiğim insanlara faydam olsun, onların hayatını kolaylaştırayım, onlara hediyeler efendime söyleyeyim tatiller, harçlıklar vs. verebileyim isterim.
+9
der meister
(24.03.26)
La Bombonera stadında bir Boca Juniors maçı izleme hayalim var.
+1
kizil karga
(24.03.26)
canımın istediği yerde canımın istediği şeyleri üretip dünyayı dolaşmak.
+2
klassno
(24.03.26)
atlas okyanusunu ufak bir yelkenliyle geçmek.

bu pek bana bağlı değil ama en azından uzaylılarla iletişim kurulduğunu
görmek isterim.
+1
orpheus
(24.03.26)
beste yapmak.
+1
AlsterWasser
(24.03.26)
Ne güzel bir duyuru bu böyle?

Tek bir şey olsaydı sanırım bir kızım olsun istedirdim. Gerçi bu saatten sonra o da hayal diyebiliriz.

Bunun haricinde
+ Black Hat'te konuşmacı olmak
+ Almak istediğim üç sertifikayı edinmek
+ Son olarak düşündüm de Londra/Edinburgh ikilisinden birinde başımı sokabileceğim küçük bir evim olsun isterdim
+1
rakicandir
(24.03.26)
heidelberg'e gitmek :D
alanın en iyi sempozyumunda keynote speaker olmak
+2
black holes in the sky
(25.03.26)
Depresyon ve uyku ilaclarindan bir an once kurtulmak.
+3
baldur2
(25.03.26)
oo antartika ben de isteriiimm

kuzey ışıklarını görmek istiyorum ben aslında en çok <3

tüm hayvanları doğal ortamlarında canlı kanlı görmek de istiyorum. sanırım ölümüm aslandan kaplandan olabilir. afiyet olsun ne diyelim.
0
art cat chocolate
(25.03.26)
Yazdığım kitabı bastırmak ve çok uzun tren yolculuklari yapmak,
Trans Sibirya, bernina express ve tüm diğer tren yollarini kullanmak.
0
a perfect lie
(25.03.26)
sadece haftasonlari binebilecegim bir 911.
mumkunse manuel, 997 kasa yeter.
cok $atafatli olmasina gerek yok.
vuralim daglara, virajli yollara.
+1
cooperr
(25.03.26)
- antarktika +1
- parasutle ucaktan atlama
- bi sekilde uzaya gidicem eger erken olmezsem. sirf bunu yapmak icin ayri birikimim var kendince degerleniyor. 10 sene olmaz 20 sene olur 25 sene olur ama gidicem 10dk bile olsa
0
aguen
(25.03.26)
Evi boyatmak.
+1
yadigar
(25.03.26)
Küçük kompakt bir karavan ile türkiye'nin batısından başlayıp çin'de bitecek bir asya turu yapmak.
0
beyfendi
(25.03.26)
bi rninet alsam rahatlıycam
+1
duyurukullanıcısı
(25.03.26)
- Belçika' da 3 bira markasının ortak düzenlediği bir maraton var, onu koşmak istiyorum.
- Fenerbahçe Beko' nun 1 sezon boyunca tüm maçlarını ( deplasmanlar dahil ) saha içinden izlemek.
0
kumandanim
(25.03.26)
eşim ve doğacak çocuğumla birlikte tekneyle 6 ay kadar sürecek bir ege-akdeniz turuna çıkmak. rotamız bile hazır. 6 ay işten güçten mümkün mertebe uzaklaşabilmeyi manifestliyorum.
0
awlmi
(25.03.26)
Gemi yolculuğu. 10-15 saatlik olsa bile yeter

Ayrıca 3 şehir gezmek tek seferde
+1
put it in your appropriate place
(25.03.26)
ikiden fazla ülkeyi yürüyerek gezebileceğim bir serüven yaşamak istiyorum yanımda üç arkadaşım ile.

bu vaziyetle yakın gelecekte zor ama olsun bir gün kesinlikle istiyorum.
0
lüzumsuz adam
(25.03.26)
bahar aylarında Vespa tarzı scooter bir motor üzerinde Sardinya'yı köy köy kasaba kasaba gezmek. önden hiç plan rezervasyon yapmaksızın beğendiğim kasabada kalmak, ılık bir mayıs akşamı sokak aralarından, evlerden duyulan İtalyanca konuşmaları dinleyerek loş sokaklarda sakince yürümek, bulabilirsem kasaba kahvesinde oturup bir şeyler içmek.
+1
phoarbix
(25.03.26)
capetown büyük beyaz köpekbalığı ile kafes dalışı.
0
eurhka
(25.03.26)
Ne kadar çok antarktika varmış, benim de güney ve kuzey kutbunda bulunmuş olmak gibi bir hedefim vardı, artık yok.
şimdi okyanusta bir adada ömrümün kalanını geçirmek var hedef olarak, du bakalım.
0
bartholomew87
(25.03.26)
dalış yapmak ve cruise gemisiyle seyahate çıkmak.
0
koela
(25.03.26)
Asya'da ve Latin America'da yari turist sekilde yasamak.Yari turist dedigim gittigimde en az 3-4 ay donmeden kalmak.
0
turkuaz
(25.03.26)
İsmini yer yüzünde 2 kız arkadaşımla paylaştığım yerde 1 haftalık tatil - tek başıma veya eşimle.

Tokyo ile isviçre arasında gidip gelmeli keyifli ve stressiz bir galeri yöneticisi olmak

Iron Man olana kadar antrenmanları boş geçmemek
0
baldan kaymak
(25.03.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.